Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4825 E. 2026/2828 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4825
Karar No
2026/2828
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/812 E., 2025/1788 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/13 E., 2024/792 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde; vasiyetnamenin baskı ve zorlama sonucu düzenlendiğini, vasiyetnamede usul ve hukuka aykırılıklar bulunduğunu, saklı paylarının ihlal edildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından murise sağlığında bakıldığını, hile ve baskının yapılmadığını, saklı payın ihlal edilmediğini, zira murisin başka malvarlığının olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "asıl ve birleştirilen davanın yasal süre içerisinde açıldığı, davaya konu vasiyetnamenin kanunun öngördüğü şekilde düzenlendiği, şekle aykırılık bulunmadığı, taraflarla akrabalığı bulunmayan tarafsız davalı tanık anlatımlarına göre, davalı ve eşinin evlendikten sonra muris ve eşi ile birlikte aynı evde yaşadıkları, tüm bakım ve ihtiyaçlarının onlar tarafından karşılandığı, murise yönelik olumsuz söz ve davranışlarının, baskıcı tutum ve tavırlarının bulunmadığı, muris tarafından vasiyete konu evin öldükten sonra davalı oğluna ve gelinine kalacağını dile de getirildiği, davacıların kızı, eşi olan davacı tanıklarının inandırıcılıktan uzak anlatımlarına değer verilemeyeceği, dosya kapsamında ibraz edilen deliller itibariyle davacı tarafından mirasbırakanın iradesinin sakatlandığı iddiasının ispat edilmediği, vasiyetnamenin iptali koşullarının bulunmadığı; tenkis hesabına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna göre vasiyetname ile davacıların saklı paylarının ihlal edilmediği, tenkise tabi olmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili; vasiyetname tanıklarının, vasiyet bırakılanın dünürü ve bacanağı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 536. maddesi gereğince tanıkların işleme katılamayacağını, vasiyetnamenin şekle aykırı yapıldığını, tanık ... ve ...'in beyanlarıyla baskı ve yanılmanın ispat edildiğini, tenkis yönünden sadece davaya konu taşınmaz yönünden saklı pay hesabının yapılması gerektiğini, 3 aylık geçim giderinin olmadığı yazılmışsa da bu giderin tenkis farkını karşılayabilecek olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4825, K. 2026/2828, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4825-e-2026-2828-k-9ccf1ebd8010