Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13943 E. 2026/5019 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13943
Karar No
2026/5019
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/870 E., 2025/1516 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/459 E., 2024/255 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının işe girdikten yaklaşık 8 ay sonra 2015 yılında iş yerinde ağır bir yükleme işlemi sırasında aniden rahatsızlanarak geçici felç yaşadığını,tedavi gördüyse de tam anlamı ile eski haline dönemediğini, malul kaldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle ... tarafından 2015 mayıs ayında meydana gelen olayın 5510 sayılı kanunun 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemesi nedeniyle iş kazası sayılmamasına karar verildiği, davacı tarafa dava dışı ... aleyhine dava açması konusunda ara kararla kesin mehil verildiği; davacının Manisa 3. İş Mahkemesinin 2019/159 E. dosyasında açtığı davada; mahkemece 02.03.2023 tarih ve 2023/81 K. sayılı kararla “olayın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için, sigortalıyı arızaya uğratan bir olay biçiminde gerçekleşmesi ve bu olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerekmektedir. Somut olayda, iş yerinde meydana geldiği iddia edilen kazanın ne şekilde meydana geldiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı gibi, kazanın tanığı olarak beyanına dayanılan tanık ...’ün de iddia edilen iş kazasını olayını görmediğini beyan ettiği, ayrıca davacıda görülen arızanın işyerinde yapılan işe özgü nitelikte meydana gelebilecek bir hastalık türü niteliğinde de olmadığı, sigortalıdaki teşhis edilen rahatsızlık konusunda uzman hekimlerden kaza olayı ile sigortalıda meydana gelen arıza arasında illiyet bağının olup olmadığının tespit edilmesi açısından bilirkişi raporu alınması gerekmekte ise de, kazanın ne şekilde olduğunun, yine kazanın gün ay yıl olarak hangi tarihte meydana geldiğinin dosya kapsamı itibarıyla tespit edilemediği, davacı tarafça iddialarının somutlaştırılmadığı, dosya kapsamında yer alan kayıt ve belgelere göre iş kazası olduğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine” karar verdiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023/9769 E. 2023/10230 K. 25.10.2023 sayısı ile onanarak kesinleştiği gerekçesiyle davacının davalı şirket hakkında açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin, tespit ettiği olguları kararına geçirmediği ve bu hususları gerekçelendirmediği, davacının iş kazası/meslek hastalığı nedeniyle talebinin neden ve nasıl tamamen red edildiğinin açıklanmadığı, davacının çalıştığı bölümde keşif yapılması, çalışma şartlarının yerinde incelenmesi gerektiğini, davacı kadın olmasına rağmen ağır bir iş yüküyle ağır iş şartlarında çalıştırıldığını, zaman zaman yükleme gibi fiziksel olarak insan bedenini zorlayabilecek işler de yaptırılan davacının bu yükleme sırasında iş kazası geçirdiğini, 2015 Mayıs ayında meydana gelen yükleme sırasında belinden sakatlanan davacının, durumu vardiya amirine belirtmesine rağmen işten çıkarılma korkusuyla işine devam ettiğini ve sakatlığının daha da arttığını, günde beş yüz kez aynı hareketin mekanik olarak yapılmasının davacının bir süre sonra sakatlanmasını kaçınılmaz kıldığını, meslek hastalığı ile ilgili başvuru sonucunun beklenmesi gerekirken talebinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13943, K. 2026/5019, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13943-e-2026-5019-k-90166e585602