Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1996 E. 2026/4643 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1996
Karar No
2026/4643
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/949 E., 2025/66 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alucra Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/232 E., 2023/113 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine temsilcisi ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Giresun ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 22.464.456,89 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz bölümünü uzun süredir tarla vasfıyla kullandığını, ancak taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, orman vasfında olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman parseli içinde kaldığını, ormanla bütünlük arzettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Giresun ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın 30.11.2022 havale, 21.11.2022 tanzim tarihli harita bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ve taşınmazdan ifrazı ile ayrı bir parsel numarası verilerek tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine temsilcisi ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarında zilyetliğin doğrulandığı, uzman jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi ile orman bilirkişisi raporunda 1952, 1963, 1973, 1982, 20 04... yıllarına ait hava fotoğraflarının incelemesi neticesinde dava konusu taşınmaz bölümünün orman niteliğinde olmadığı, imar ihyasının 1952 yılında tamamlandığı, etrafındaki tarım arazileri ile benzer özellikler gösterdiği ve üzerindeki zilyetlik faaliyetlerine devam edildiğinin belirtildiği, ziraat bilirkişisi raporunda da dava konusu taşınmaz bölümlerinin tarım arazisi olarak kullanıldığının bildirildiği, yapılan senetsiz araştırmasına göre norm kısıtlamasının aşılmadığı, bu halde dava konusu taşınmaz üzerinde adına tescil kararı verilen davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı belirtilerek, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, çevresindeki ormanlık alanlar ile bütünlük arzettiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, dava konusu taşınmazın eğimi gözetildiğinde toprak muhafaza karakteri taşıyan orman sayılan yerlerden olduğunu, imar ve ihya yoluyla özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, taşınmazın ormandan açma ya da orman içi açıklık olup olmadığının araştırılmadığını belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olup olmadığı, bu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine temsilcisi ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1996, K. 2026/4643, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1996-e-2026-4643-k-78e4516ee0a4