Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11997 E. 2026/2162 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11997
- Karar No
- 2026/2162
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1011 Esas, 2025/1246 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/242 Esas, 2024/52 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 13... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekilleri cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile göl alanı olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, taşınmazın niteliği ile ilgili eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda mutad münavebede saha şartlarını yansıtmayan ürünlere yer verildiğini, köy üretim verilerine uygun münavebe belirlenmesi gerektiğini, üretim masrafları düşük alınarak net gelirin yüksek çıkarıldığını, taşınmazın bedeline %10 objektif değer artış oranı eklenmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı tespit edildiğini, kamulaştırma fark bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, acele el koyma dosyasında rapor hazırlayan bilirkişinin iş bu dosyada rapor hazırlamasının uygun olmadığını, 6 Şubat 2023 tarihli deprem sonucu dava konusu taşınmazların koordinatlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığının bilirkişilerce incelenmediğini, bilirkişi raporlarında tarımsal verim değerlerinin en az 5 yıllık ortalamasının alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline uygulanan yasal faizin günümüz şartlarında değerini yitirdiğini ve enflasyon karşısında eridiğini, enflasyon oranı dikkate alınarak müvekkillerinin zararının karşılayacak bir tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken güncel tarım verilerinin celp edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken kullanılan hesaplama yönteminin yanlış olduğunu, ürün verimlerinin minumum masrafların ise maksimum alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması gerektiğini, taşınmaza uygulanacak objektif değer artış oranının en az % 50 uygulanması gerektiğini, mütemmim cüz bedelinin düşük hesaplandığını, dosyada farklı davalıların farklı vekillerce temsil edilmesi sebebiyle ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline uygulanan yasal faizin günümüz şartlarında değerini yitirdiğini ve enflasyon karşısında eridiğini, enflasyon oranı dikkate alınarak müvekkillerinin zararının karşılayacak bir tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken güncel tarım verilerinin celp edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken kullanılan hesaplama yönteminin yanlış olduğunu, ürün verimlerinin minumum masrafların ise maksimum alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması gerektiğini, taşınmaza uygulanacak objektif değer artış oranının en az % 50 uygulanması gerektiğini, mütemmim cüz bedelinin düşük hesaplandığını, dosyada farklı davalıların farklı vekillerce temsil edilmesi sebebiyle ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğinde taşınmazın sulu vasfına uygun olarak buğday, biber ve hıyar ürünleri münavebeye alınmak suretiyle ve dosya arasında bulunan 2023 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün resmî veri cetveline uygun olarak ve davaya konu taşınmazın konumu vs özelliklikleri dikkate alınarak %10 objektif değer artışı eklenmek suretiyle sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin uygun olduğunu, davaya konu taşınmaz bakımından dava tarihi olan 2023 yılı resmî verilerine göre net gelir hesabı ile netice itibarıyla metrekare birim değeri olarak 289,11 TL/m²nin tespit edilip kamulaştırma bedelinin hesaplanması ve zemin bedeline davacı idare tarafından hazırlanan kıymet takdir raporu ile uyumlu olacak şekilde taşınmazda bulunan ceviz ağaçlarının rayiç değere göre bedelinin eklenmek suretiyle dava konusu taşınmazın toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanarak derhal davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücreti dışındaki istinaf sebeplerini ileri sürerek kararın bozulmasını talep ediyor.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Eldeki dava 14.12.2023 tarihinde açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü uyarınca faize hükmedilmesi yerindedir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.