Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2429 E. 2026/4928 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2429
Karar No
2026/4928
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/240 E., 2025/327 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .. gazisi olduğunu, terörle mücadele mevzuatı gereği tanınan haklar sebebiyle .. ... Ana Bakım Fabrikasında 2000 yılında çalışmaya başladığını, ancak primlerinin eksik yatırıldığını ileri sürerek, .. ... Ana Bakım Fabrikasında 2000-2004 yılları arasında çalıştığının tespiti ile 2004-2008 yıllarında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının .. Ana Bakım Fabrikasındaki çalışmalarından dolayı, 2004-2006 tarihleri arasında yürürlükte olan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 3.maddesinin 2.fıkrasının c-bendine göre işlem yapıldığını, davacının anılan Kanunda belirtildiği üzere bir talebi olmadığını, bu nedenle müvekkili idare tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bildirgesinin 2008/10'dan itibaren 4 no.lu harp malulleri ile 37 13... sayılı Kanunlara göre vazife malullüğü aylığı alanlardan kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olanlar olarak belge türü ile verildiğinden 2000-2008 döneminde uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uyarınca çalıştığının kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, davacının 01.03.2000-30.04.2004 tarihleri arasında sosyal güvenlik destek primine tabi çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Bakanlık ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli kararının süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairece, "Davacının işe giriş tarihi itibarıyle 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından yararlandırılmasına ilişkin yazılı talebi bulunmasa da işe giriş tarihinden itibaren tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin kesilmiş olmasının yazılı irade talebi yerine geçtiği kabul edilerek; davacının işbu tarihler arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi uyarınca tüm sigorta kollarına tabii tutulması gerektiği hususu irdelenerek karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1-Davacının bildirim olmayan 01.03.2000-30.04.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine, 2-Davacının bildirim olan 01.05.2004-30.09.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Bakanlık vekili özetle; 1.Dava, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğundan davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, 2.Davacı hakkında 2004-2006 tarihleri arasında yürürlükte olan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 3. maddesinin 2. fıkrasının c bendine göre işlem yapıldığını, davacının anılan Kanunda belirtildiği üzere bir talebinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkili idare tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olup aleyhe açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı Kurum vekili özetle; 1.2013/11 sayılı Genelge uyarınca davacının, 01.03.2000 - 30.09.2008 tarihleri arasında talepte bulunmaksızın tam sigorta kollarına tabi olmasının mümkün olmadığını, müvekkili Kurumun bildirimle bağlı olarak işlemlerini tesis etmekte olup; bildirime bağlı olarak yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, anılan nedenlerle verilmiş olan kararın bozulması gerektiğini, bir an dahi olsa davacının taleplerinin yerinde olduğu düşünülse dahi; işbu davanın açılmasına müvekkili Kurum sebebiyet vermediğinden aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yine usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür. B. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalıya ait iş yerinde 2000-2004 yılları arasında çalıştığının tespiti ile 2004-2008 yıllarında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 371. maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 3/ II-C maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/2429, K. 2026/4928, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-2429-e-2026-4928-k-c7929cc99d10