Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19864 E. 2026/4926 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19864
Karar No
2026/4926
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/293 E., 2023/1456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/219 E., 2018/143 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.05.1989-15.09.1994 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler haricinde sürekli ve hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalılar murisine ait iş yerinde 01.05.1989 - 05.09.1994 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler haricinde 1005 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının 01.05.1989 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işe giriş bildirgesinin 26.05.1989 tarihinde .. evrak kayıt numarası ile Kurum kayıtlarına intikal ettiği, işe giriş bildirgesinin verilmiş olması sebebiyle hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, hizmet tespiti istenilen dönemde yasa kapsamında olan ve hizmet tespitine engel teşkil etmeyecek bir işyerinin var olduğu, davacının uyuşmazlık konusu dönemde çakışan bir çalışmasının olmadığı, davacının 01.01.1988-15.09.1994 tarihleri arasında davalılar murisine ait işyerinde 930 gün bildirimde bulunulduğu, dinlenen tüm tanıkların (hem davacı hem de kamu tanıklarının) davacının davalılar murisine ait işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde kesintisiz çalıştığını beyan ettikleri ve davacının çalışmasını doğruladıkları, bu itibarla davacının davalılar murisine ait işyerinde 01.05.1989-05.09.1994 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler haricinde 1005 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu halde fer'i müdahil ... vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği" gerekçesiyle fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.İddia edilen son çalışma süresinin 2004 yılı olup bu nedenle hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, 2.Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, iddianın tanık beyanları ile ispat edilemeceğini, 3.Davacı ile diğer davalının 1.dereceden akraba olduğunu, davacının emekliliğe hak kazanmak amacı ile hareket ettiğini, 4. Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19864, K. 2026/4926, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19864-e-2026-4926-k-7fd1bebb0d99