Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/806 E. 2026/4932 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/806
Karar No
2026/4932
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/213 E., 2025/300 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı .. .. ... Çelik San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 23.02.2013-21.05.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinin inşaat sahasında formen olarak çalıştığını, bu sürede aylık 2.000,00 TL ücret aldığını, maaşının asgari ücret kısmının banka ile üstünün elden ödendiğini, ancak sigorta primlerinin asgari ücretten ödendiğini belirterek, primlerinin gerçek ücretten tespit edilerek Kurum kayıtlarının buna göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 12.03.2019 tarihli celsede, "Müvekkilin 29.02.2013-21.05.2014 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde 1.750 TL net ücretli olarak tespiti ile Kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesini talep ediyoruz" beyanında bulunmuştur. II. CEVAP Davalı .. .. ... Çelik San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi çalışanları olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını beyanla, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, dilekçe ekinde sunulan belgedeki imzanın kendilerine ait olmadığını, iş sözleşmesine göre de ücretinin asgari ücret olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2024 kararı ile 1-Davalı .. .. ... Çelik Sanayi ve ... A.Ş'ne karşı açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine, 2-Diğer davalı ...'e açılan davanın kabulü ile Şubat 2013-Mayıs 2014 dönemleri arasında hükümde belirtilen miktarlarda prime esas kazancın tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, "Prime esas kazanç tespitine yönelik kabul yerindeyse de davalı .. .. ... Çelik San. Tic. A.Ş hakkında davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir. Davalı .. A.Ş. asıl işveren konumunda olup alt işverence ödenmeyen prim borçlarından alt işverenle birlikte sorumludur. " gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne, Şubat 2013-Mayıs 2014 dönemleri arasında hükümde belirtilen miktarlarda prime esas kazancın tespitine, davalı .. .. .. Çelik Sanayi ve ... A.Ş'nin prim borçlarından diğer davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı .. .. ... Çelik Sanayi ve ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Davacının müvekkili şirketin eser sözleşmesi kapsamında ihale ederek anahtar teslim iş yaptırdığı firmalarda çalıştığını, müvekkili şirketin işçisi olmadığını, her iki davalı şirketin iştigal alanları ve üretim konularının birbirinden çok farklı olduğunu, diğer davalı ile müvekkili şirket arasında kurulmuş bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini, müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, 2.Prime esas kazanç tespiti davalarının davacı ile fiilen çalıştığı işveren/alt işveren arasında görüldüğünü, müvekkili ...’e karşı hüküm kurulmasının usul hatası olduğunu, 3.Davacının ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğu iddiasının HMK 200 uyarınca yazılı delille ispat zorunluluğuna tabi olduğunu, banka kayıtlarının asgari ücret ödendiğini gösterdiğini, bordroda belirtilen asgari ücret dışında bir ücretin kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Müvekkili Kurumca davalı işveren tarafından ibraz edilen belgelere dayanılarak prim tahsil edildiğini, yapılan bu işlemde herhangi bir usule ve yasaya aykırılık bulunmadığını, 2.Davacının, almış olduğu ücreti belgelerle ispat etmesi gerektiğini, farazi bir tespit üzerine, davacının alması gereken ücretin hesaplanarak fiilen almış olduğu ücret ile arasındaki farkın prime esas kazanç hesabında dikkate alınması ve bu şekilde hüküm kurulmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ... ... Çelik Sanayi ve ... A.Ş vekili ile davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/806, K. 2026/4932, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-806-e-2026-4932-k-c5bb9b12c7f0