Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20517 E. 2026/4923 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/20517
Karar No
2026/4923
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2281 E., 2025/2119 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/248 E., 2024/242 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ölen eşi ...'nun davalıya ait inşaat iş yerinde sıva ustası olarak 02.03.2007-14.04.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını ancak 23.07.2007 tarihinden önceki hizmetlerinin Kuruma bildirilmediğini belirtmek sureti ile davacının ölen eşinin Kuruma bildirilmeyen 02.03.2007-23.07.2007 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının ölen eşinin, yapımını üstlendiği bina inşaatında sıvacı olarak çalıştığını, inşaatın 2009 yılında bittiğini, sıva işleri 5-6 aylık bir döneme tekabül ettiğinden murisin çalışmasının 5-6 aydan fazla olamayacağını, yapı denetim firmalarının kontrolünde çalışma yapılmasından dolayı kayıt dışı işçi çalıştırılmasının da mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda; davalıya ait .. sicil numaralı iş yerinden 23.07.2007-30.01.2008 tarihleri arasında davacının ölen eşi adına hizmet bildiriminde bulunulması, dava konusu döneme ilişkin olarak muris hakkında işe giriş bildirgesi veya hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edecek nitelikte başkaca herhangi bir belge düzenlenerek Kuruma verilmemesi, davacının ölen eşinin çalışmasının sona erdiği 30.01.2008 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 24.12.2018 tarihi arasında yasada öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan bildirim yapılmaya başlanılan tarihten öncesine ilişkin 02.03.2007-22.07.2007 tarihleri arasındaki dava konusu edilen çalışmaların tespitine karar verilmesinin mümkün bulunmaması, hak düşürücü sürenin işlemesini önleyecek herhangi bir durumun varlığının da davacı tarafından iddia ve ispat edilememesi ve dolayısıyla eldeki davanın, Kanunda öngörülen hak düşürücü süre içinde açılmadığının açıkça anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, davacının, vefat eden eşinin 02.03.2007-23.07.2007 dönemlerindeki eksik bildirilen hizmetlerinin tespitini talep ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin hatalı yorumuyla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olup, eksik bildirim iddialarında hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/20517, K. 2026/4923, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-20517-e-2026-4923-k-eb4b2a9ec74d