Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4092 E. 2024/3803 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4092
- Karar No
- 2024/3803
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/473 E., 2023/747 K. DAVA TARİHİ : 04.05.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/366 E., 2022/349 K. Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ... (...)'ın resmi köy senedi ile Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mevkii, 3183 parselde kayıtlı, 1415 m2'lik bağı satın aldığını, satıcılar ... ve annesi ...'ın murisi olan ...'ın nüfus kaydı ile tapu kaydı arasında tenakuz olduğundan satıcıların tapuyu veremediğini, köy senedi ile mülkiyeti devredemediğini, dava konusu taşınmazı 1972 yılından beri davacıların babası ve davacıların kullandığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini, bu talep mümkün olmazsa rayiç değer üzerinden alacak hakkının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmazın murislerinden geldiğini, kendileri tarafından kullanıldığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacıların taşınmazda herhangi bir hakkı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Davanın tapu iptali ve tescil, terditli olarak denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda tazminat davası olduğu, mahkemece verilen ilk kararın, tapu iptali ve tescil talebi yönünden ret, tazminat yönünden ise; senette 200.000,00 TL bedel yazıldığı kabul edilerek, kabul şeklinde olduğu, denkleştirici adalet ilkesine göre verilen tazminat kararının Bölge Adliye Mahkemesinin, 200.000,00 TL'nin kabulünde açıklama olmadığı gerekçesiyle kaldırıldığı, Mahkemece kaldırma kararından sonra, davacıdan yapılan ödeme hakkında açıklama talep edildiği, davacı vekilinin 3. celsede 20.000,00 TL bedel ödediğini beyan ettiği, bilirkişi raporuna ve mahkemenin daha önceki kabulüne kıyasla davacının bildirdiği rakam ucuz gibi görülse de satış tarihi itibariyle şehrin çok daha küçük oluşu, taşınmazın yerleşimden çok daha uzak olması, ulaşımın zorluğu nedenleriyle dava konusu taşınmazın 20.000,00 TL'ye satılmasının mümkün görüldüğü, bununla birlikte, kuruşun çoklukla kullanıldığı dönemde kuruş hanesinin de rakamda olacağı, ancak, noktanın yanlış yere konulduğu, bunun dışında tahrifatın olmadığı kanaatine ulaşıldığı, kaldı ki davacının da 20.000,00 TL'ye aldığı beyanıyla bağlı olduğu, bu aşamadan sonra 20.000,00 TL satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihine uyarlanması gerektiği, ilk karardan önce alınan 12.02.2019 havale tarihli raporda 200.000,00 TL üzerinden hazırlanan raporun muteber olduğu, bu rakam kabul edilen 20.000,00 TL bedele oranlandığında 34.957,00 TL olduğu, aynı raporda belirlenen ve tanık beyanlarına göre de davacı tarafça yetiştirilen ağaçların bedeli olan 6.931,00 TL’nin de satış bedeline eklenerek sonuca ulaşıldığı ve sonuç olarak; tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine, terditli talep olan alacak talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 41.888,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara miras hisseleri oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1. Mahkemece taşınmazın güncel değeri üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, 2. Sözleşmeye konu taşınmazın dava konusu yer olduğu konusunda bir belirsizlik olmadığı, sözleşmeyi köy muhtarının imzaladığı, bu durumda sözleşmede imzası bulunan köy muhtarı ve diğer şahitlerin dinlenilmesine karar verilmesi gerektiği, 3. Davalılar yönünden alacak kaleminin belirlenmesinde bilirkişi tayini gerekirken bu hususlara dikkat edilmediği, 4. Gerekçeli kararın hukuki temelden uzak olduğu, yerel mahkemenin geçerli bir gerekçe sunmaksızın sadece 41.888,00 TL yönünden kabul kararı vermesinin denkleştirici adalet ilkesine aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Davanın harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde alacak isteğine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından taşınmaz için ödenen bedelin 200.000,00 ETL olduğu kabul edilerek, 22.02.2019 tarihli rapor doğrultusunda, tapu iptal tescil talebinin reddine, alacak talebinin kabulüne karar verildiği, bu kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, kararın Daire tarafından kaldırıldığının anlaşıldığı, dosyadan, davalıların miras bırakanı ... ve bir kısım davalıların miras bırakanı ...'ın 25.07.1972 tarihli senetle taşınmazın zilyetliğini davacıların miras bırakanına teslim ettiği, senette ...’ın imzası ile ...' ın parmak izinin olduğu, senedin köy muhtarı ile iki aza tarafından tasdik edildiğinin görüldüğü, dolayısıyla senedin düzenleme biçiminin Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi kapsamına uygun olduğu, her ne kadar bir kısım davalı Miras bırakanı ..., 25.07.1972 tarihinde 16 yaşında olsa da davacıların, geçersiz sözleşmeye dayanarak ödedikleri bedeli ...' dan geri isteyebileceği, tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğu, bu nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmayacağı, bu durumda tarafların verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebileceği, zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceği, dava tarihi itibariyle davacıların taşınmazdaki zilyetlikleri devam ettiğinden davanın zamanaşımına uğramadığı, mahkemenin tapu iptal ve tescil talebinin reddine ilişkin önceki kararı davacı tarafça istinaf edilmediğinden davanın bu talep yönünden kesinleştiği, davacı vekili tarafından kaldırma kararı sonrasında ödedikleri miktarın 20.000,00 TL olduğunun beyan edildiği görülmekle; dosya kapsamına, kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmasına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Mahkemece taşınmazın güncel değeri üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, 2. Sözleşmeye konu taşınmazın dava konusu yer olduğu konusunda bir belirsizlik olmadığı, sözleşmeyi köy muhtarının imzaladığı, bu durumda sözleşmede imzası bulunan köy muhtarı ve diğer şahit kişilerin dinlenilmesine karar verilmesi gerektiği, 3. Davalılar yönünden alacak kaleminin belirlenmesinde bilirkişi tayini gerekirken bu hususlara dikkat edilmediği, 4. Gerekçeli kararın hukuki temelden uzak olduğu, yerel mahkemenin geçerli bir gerekçe sunmaksızın sadece 41.888,00 TL yönünden kabul kararı vermesinin denkleştirici adalet ilkesine aykırı olduğunu beyanla, istinaf sebepleri ile aynı sebeplere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ıncı maddesi birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 179/1 inci ve 237 inci maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ıncı maddesi; Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddesi; Noterlik Kanunu'nun 60 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.