Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4087 E. 2024/3804 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4087
- Karar No
- 2024/3804
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/824 E., 2023/1131 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/537 E., 2022/77 K. Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar murisi arasında düzenlenen harici taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 130 ada, 11 parsel sayılı taşınmazın 6.000 Mark karşılığında satın alındığını, dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili tarafından bina inşa edildiğini, ağaç dikildiğini, ancak taşınmazın müvekkili adına tapuda devrinin sağlanmadığını, dava konusu taşınmaz üzerine davalıların borçları nedeniyle hacizler konulduğunu, taşınmazın icra yoluyla satılmaması için müvekkili tarafından davalıların icra borçlarının ödendiğini, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmaz satış bedeli olarak ödenen miktarın denkleştirici adalet ilkesi kriterleri gereğince yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar beyanlarında özetle; dava konusu taşınmazın tapusunu vermeye hazır olduklarını ancak üzerinde hacizler olduğu için tapuyu devredemediklerini, dava konusu yeri harici satış sözleşmesi ile davacıya sattıklarını, parasını aldıklarını beyan etmişlerdir. 2. Davalı ... beyanında özetle; söz konusu satış sözleşmesine imza atmadığını, davacı tarafa taşınmaz satmadığını, hakkını istediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya kapsamında bulunan harici satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, davaya konu taşınmazda davalıların tamamının iştirak halinde mülkiyet sahibi oldukları, bu durumda davalıların bir kısmının davayı kabul etmiş olmasının hukuki bir sonuç doğurmayacağı, tüm bu nedenlerle geçersiz sözleşme ile tapu iptali tescil kararı verilemeyeceğinden davacının tapu iptali tescil talebinin reddine karar verildiği, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporuna göre davacının, davalıların bir kısmına ödediği paranın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihinde ki değerinin tespit edildiği ve alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşıldığı, yine dosya kapsamında bulunan harici satım sözleşmesinde davalı ...'in imzasının olmadığı, davalı ...'in davanın reddini talep ettiği anlaşıldığından; davacının alacak davasının bu davalı yönünden (davalı ... mirasçısı olarak sorumlu olduğu kısım hariç olmak üzere) reddine, diğer mirasçılar yönünden kabulüne karar verildiği, ayrıca davacının davaya konu taşınmaza diktiği ağaçlar yönüyle yapılan incelemede ise; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve davalı beyanlarına göre davaya konu taşınmazın uzun yıllardır davacı tarafından kullanıldığı ve bilirkişi tarafından tespit edilen ağaçların davacı tarafından dikildiği anlaşıldığından; davacı tarafından yapılan faydalı masraflar yönüyle davalıların tamamının sebepsiz zenginleştiği kanaatine ulaşılarak davacının ağaç bedeline yönelik tüm davalılar için açtığı davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ... dışındaki davalıların açtıkları tapu iptali ve tescil davasını kabul ettiklerini, ...’in de davacının kullanımına ses çıkarmadığını bu nedenle kararın yanlış olduğunu, 2. Gerek tanık beyanları gerekse de davalı ... dışındaki davalıların satıştan ...'in haberdar olduğunu beyan ettiklerini, ...’in kötüniyetli olduğunu, hukuk düzeninin kötü niyeti korumaması gerektiğini, kararın bu yönüyle yanlış olduğunu, 3. Denkleştirici adalet ilkesi gereği düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapor hükme esas alındığı için müvekkilinin zarar gördüğünü, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya içerisinde yer alan tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu taşınmazın tamamında elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğundan bir kısım davalılar ile yapılan adi yazılı satım sözleşmesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil istenmesinin mümkün olmadığı, davalıların bir kısmı davayı kabul etse de hükmün infaz kabiliyeti olmadığından yine davanın reddi gerekeceği, tapuda kayıtlı taşınmazların satışının resmî şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, haricen yapılan satış sözleşmelerinin hukuken geçersiz olduğu, somut olayda tapu iptal ve tescil kararı verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, bu durumda, tarafların verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebileceği, geçersiz satış sözleşmesi gereğince; diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesinin "Denkleştirici Adalet" düşüncesine dayandığı, denkleştirici adalet ilkesinin ise, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade ettiği, bu bakımdan, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin, alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerektiği, mahkemece, davacıların ödediği 6.000 Markın ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının dava tarihine kadar ulaştığı alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs. gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak güncellenmiş değerinin tespit edildiği ve bu bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.... dışındaki davalıların açtıkları tapu iptali ve tescil davasını kabul ettiklerini, ...’in de davacının kullanımına ses çıkarmadığını bu nedenle kararın yanlış olduğunu, 2. Gerek tanık beyanları gerekse de davalı ... dışındaki davalıların satıştan ...'in haberdar olduğunu beyan ettiklerini, ...’in kötüniyetli olduğunu, hukuk düzeninin kötü niyeti korumaması gerektiğini, kararın bu yönüyle yanlış olduğunu, 3. Denkleştirici adalet ilkesi gereği düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapor hükme esas alındığı için müvekkilinin zarar gördüğünü beyanla, istinaf sebepleri ile aynı sebeplere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326 ıncı maddesi birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 6098 sayılı Borçlar Kanunun 179/1 inci ve 237 inci maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 706 ıncı maddesi; Tapu Kanununun 26 ncı maddesi; Noterlik Kanununun 60 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.