Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4790 E. 2024/3796 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4790
Karar No
2024/3796
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/511 E., 2023/1704 K. DAVA TARİHİ : 06.05.2019 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/239 E., 2022/591 K. Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Üsküdar 2. Noterliğinin 11.09.1987 tarihli ve 51168 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile muris ...'nın, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi 1151 ada ve 113 parsel sayılı taşınmazda bulunan evin tamamını müvekkiline satmayı vaat ettiğini, tasarruf ve yararlanma hakkını müvekkiline terk ve teslim ettiğini, vefatından önce muristen ve vefatından sonra mirasçılarından tapu devrini istediğini ancak devrin gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazdaki muris üzerine kayıtlı hissenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 90.000,00 TL satış bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; satış vaadinde gösterilmiş bedelin gerçekte ödenen bir bedel olmadığı gibi taşınmazın gerçek bedelini de yansıtmadığını, o günkü şartlara göre çok düşük bir bedel olduğunu, mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı bir işlem söz konusu olduğunu, taşınmazın sözleşme ile veya fiilen davacıya devrinin söz konusu olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin üzerinden 32 yıl geçtiğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, Görele Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/349 Esas, 2012/393 Karar sayılı kararı ile Giresun İlindeki taşınmazların kadastro çalışması sırasında mal kaçırmak amacıyla davacının da aralarında bulunduğu erkek kardeşlerin üzerine yazdırılmış olması sebebiyle, kız kardeşler tarafından açılan davada tapu iptali kararı verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın tarla vasfında olduğu, murisin 500 m² hisseli payının bulunduğu, kaçak inşaat olduğu, İmar Kanununa uygun hale getirme olanağının bulunmadığı, binanın sözleşmede belirtildiği şekilde 4 değil 6 daireli olduğu, 3 adet dairede ise davacının kiralayan sıfatına haiz olduğu, davanın açıldığı tarihte elbirliği mülkiyeti devam ettiğinden sözleşmenin bu tarih itibari ile ifa olanağının mevcut bulunmadığı, 3 dairenin davacı, 3 dairenin de murisin tasarrufunda olduğu, davacının Almanya'da çalışması bulunmakla imkan olarak taşınmazı edinimine yeterli durumu olduğu, ayrıca murisin ölüm tarihi itibari ile pek çok taşınmazının Giresun'da bulunduğu ve bunların davalılara intikal ettiği, davalı vekilinin iddia ettiği Görele Asliye Hukuk Mahkemesindeki kararın murisin yapmış olduğu bir devre ilişkin olmadığı, murisle davalı çocuklar arasında herhangi bir problemin olmadığı, murisle sağlığında aynı apartmanda, herhangi bir karşılık vermeksizin oturdukları, muris muvazaasının mevcut olmadığı, geçerli bir sözleşme karşısında ifa yükümlülüğünün bulunduğu, arsanın üzerindeki binanın dava tarihindeki değerine hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen, kabul kısmen reddi ile tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli talebin kabulü ile 1.395.835,58 TL'nin 90.000,00 TL'sinin dava, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile; taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olarak düzenlendiğini, dava konusu satış vaadindeki bedel miktarının mülkün kendi dönemindeki rayiç bedelinin de çok altında kaldığını, davacının ödemeyi ispat edemediğini, abonelik kayıtları ve fiili hakimiyetin tek başına mülkiyet hakkı vermeyeceğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının satış vaadi borçlusunun oğlu olduğu, muris tarafından davalıya yapılan Giresun ... Köyündeki taşınmaz satışına ilişkin işlemin de muvazaa nedeniyle iptal edildiği, dinlenen tanıkların satış vaadi sözleşmesinin gerçek ve geçerli olduğundan bahsetmediği aksine davacının murise para göndererek inançlı olarak murise bina yapıldığını ifade ettiği, taşınmazın bedel karşılığı satışının vadedilmediği, sözleşmenin muvazaalı olduğu, muvazaa ile illetli olan bu sözleşmeye dayanarak davacının mülkiyetin naklini talep edemeyeceği, murisin diğer mal varlığı değerlendirildiğinde de davacı tarafından eldeki taşınmazın satılmasını gerektiren herhangi bir sebep ve murisin terekesinde sözleşmedeki bedelin bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin ailenin büyük çocuğu olup ailesine yıllarca maddi ve manevi yardımlarda bulunduğunu, binanın 1998 yılından beri gelir-emlak vergilerinin müvekkil tarafından ödendiğini, binadaki daire sayısının tutmama nedeninin 2 kattan sonrasının tarafınca yapılmış olması olduğunu, resmi belgenin aksinin ispatı için ancak resmi veya üstün bir belge gerektiğini, murisin muhtar olmasından dolayı Giresun'a yerleşip yerin fiili kullanımını müvekkiline bıraktığını, sözleşmedeki bedelin düşük harç ödenmesi maksadı ile baba-oğul olduklarından düşük gösterildiğini, satış vaadinin gerçek olduğunu, murisin 1990 yılında taşınmazı müvekkiline satması için Kemal Katırcı'ya vekaletname verdiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 706 ve 716 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 29 ve 237 nci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4790, K. 2024/3796, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4790-e-2024-3796-k-e24f308a5960