Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2421 E. 2024/3762 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2421
Karar No
2024/3762
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3420 E., 2022/359 K. DAVA TARİHİ : 03.04.2015 KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/122 E., 2021/198 K. Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından duruşmasız olarak, davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı ... ve temyiz eden ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, 4702 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi ... ...'den 04.05.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığını ve bedelinin muris ... ...'e nakden ve tamamen teslim edildiğini, taşınmazın teslim alınarak bu tarihten yana kullanıldığını belirterek davalılar üzerinde kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini talep etmiştir. 2. Davacı ..., yargılama devam ederken 16.06.2015 tarihinde ölmüş, mirasçıları tarafından yargılamaya devam olunmuştur. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; yazı ve imzaların murisleri ... ...'e ait olmadığını, davacıların murisi ... tarafından Ümraniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/39 E. dosyası ile dava açıldığını, takipsiz bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, yine davacı tarafından Ümraniye 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2009/465 E.sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının davadan önce ölmüş olması nedeni ile davanın husumetten reddedildiğini, bu nedenle açılan bu davanın da reddedilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ... ve ... ... cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, sözleşmenin murislerinin zor durumda olmasından yararlanılarak imzalandığını, bedelin çok düşük olduğunu, murisin sözleşme tarihinde 69 yaşında olduğunu, sağlık raporu alınmadığını, sözleşmenin hükümsüz olduğunu, bedelin ödendiğinin ispat edilemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşme içeriğine göre taşınmazın davalıların murisi ... ... tarafından bedeli peşin alınarak davacıların murisi ...'e satıldığı, taşımazın fiilen teslim edildiği, 1997 yılından bu yana davacı ve mirasçıları tarafından malik sıfatıyla fiilen kullanageldiği, davacıların bu yeri fiilen kullandıkları bu nedenle zamanaşımı def-inin dikkate alınmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından daha önce açılan davaların mahkemece hiç tartışılmadığı ve değerlendirilmediğini, fiilen taşınmazı kullanmadıklarından bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; nasıl yapıldığı belli olmayan satış vaadi sözleşmesine istinaden verilen tescil kararını dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, tapuda işlem yapılmamasının davacının kusuru olduğunu, davacının 20 yıl sessiz kalarak hakkı kötüye kullandığını, mülkiyet haklarının ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ile davalıların miras bırakanı arasında resmi biçimde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı, sözleşme içeriği ile taşınmazın satış bedelinin tamamen ödendiğinin kabul edildiği, taşınmazın davacıya teslim edilmiş olduğundan zamanaşımı savunmasının yerinde görülmediği, daha önce açılan davaların kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağı gerekçeleriyle davalı ... vekili ile davalı ...'in istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili duruşma talepli, davalı ... tarafından duruşmasız temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri. 4. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2421, K. 2024/3762, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2421-e-2024-3762-k-cfb31642ba7c