Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1565 E. 2013/1388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1565
Karar No
2013/1388
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş akdinin feshedildiği 26/06/2012 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, feshe dayanak gösterilen olayların fesihten 1,5-2 yıl öncesine ilişkin olduğunu, 15.05.2012 tarihinde mağazada yapılan denetimde mağazanın düzeninin yetersiz, sıfır ürünün ve etiketsiz ürünün fazla olduğunun beyan edildiğini, ancak bu konu ile ilgili yazılı savunmasının alınmadığını, 22.06.2012 tarihinde ihtarname tebliğ edilmek istendiğini, ihtarı imzalamaktan imtina ettiğini, bu tarihte de her hangi bir savunma istenmediğini, fesih konusu kimi sorunların şirketin muhasebe kayıtlarından ve iş yoğunluğuna bağlı olarak yetersiz personelden kaynaklandığını ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş akdinin 26.06.2012 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshedildiğini, fesih bildiriminde davacının çalıştığı mağazada yapılan 06.08.2010, 11.01.2011, 05.07.2011, 13.03.2012, 15.05.2012 tarihli denetimlerde belirlenen envanter sayımlarının şirketçe belirlenen oranların üzerinde bulunması, raf ömrü sona ermiş ürünlerin reyonlarda satışa hazır bulunması, birçok ürünün etiketsiz olması ve davacının savunmalarında bu davranışlarını kabul etmesi, 22.06.2012 tarihinde davacının yapmakla ödevli bulunduğu görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğinin tespit edilmesi ve savunması istenmiş ise de savunma vermekten imtina etmesi nedeniyle iş akdinin işveren 2013/1565-1388 S.2 tarafından İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, feshe gerekçe yapılan en son savunma isteminin 15/05/2012 tarihli olduğu, davacı tarafından savunma yapıldıktan sonra 4857 sayılı Yasa'nın 26. maddesinde belirtilen 6 iş günü içerisinde davacının iş akdinin feshedilmemiş olmasına göre, davacının savunmasına itibar edildiğinin anlaşıldığı, fesih ihbarında 22/06/2012 tarihinde davacının görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğinin tespit edildiği ve savunma istendiği hususu belirtilmiş ise de, ispat yükü kendisine düşen davalı tarafından 22/06/2012 tarihinde yapıldığı bildirilen tespite ilişkin bir belge ibraz edilmediği, davacıdan buna bağlı olarak savunma istendiğinin belgelendirilmediği, önceki savunmalar yönünden süresinde fesih yoluna başvurulmaması, savunmaların haklı görüldüğünü gösterdiği, 22/06/2012 tarihli tespitin ise soyut ifadeler içerdiği, davacının görevini ne şekilde yapmadığının açıklanmadığı, fesih sebeplerinin açık ve kesin olarak belirtilmesi gerektiği, fesih sebebi belirtilmeden yapılan feshin geçerli ve haklı sebeplere dayandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 316.maddesinde hizmet ilişkisinden doğan davaların basit yargılama usulüne tabi olduğu, HMK.’nın 317.maddesinde dava açılmasının ve davaya cevap verilmesinin dilekçe ile yapılacağı, davaya cevap verme süresinin iki hafta olduğu, bu sürede cevap verilemeyeceğinin bildirilerek davalı tarafça talepte bulunulması üzerine iki haftaya kadar ek süre verilebileceği, HMK’nun 318.maddesinde tarafların dilekçeleri ile birlikte delillerini bildirmeleri gerektiği, HMK’nun 320.maddesinde ise ilk duruşmada Mahkemece daha önce karar verilmeyen hallerde dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafların dinleneceği, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların belirleneceği, mahkemece tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasının ayrıca iki duruşmada tamamlanacağı, bilirkişi incelemesi ve istinabe yolu ile işlemlerin yapılması halinde bu duruşma sayısının artabileceği belirtilmiş, HMK’nun 322. maddesinde ise basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hallerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. HMK’nun 322.maddesi yollaması gereğince HMK’nun 119/1-f maddesinde dava dilekçesinde iddia edilen vakıaların hangi 2013/1565-1388 S.3 delillerle ispat edileceği, HMK’nun 129/1-e maddesinde ise cevap dilekçesinde savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, mahkemece tensip zaptında taraflara delillerini bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça dava dilekçesinde delillerin bildirildiği, davalı tarafça süresi içinde cevap verme süresinin uzatılmasının istendiği, mahkemece talebin kabul edildiği ve iki haftalık ek süre verildiği, davalı tarafça süresi içinde cevap dilekçesi ve delil listesinin sunulduğu, taraflarca ayrıca ilk duruşmadan önce tanık isim ve adreslerinin mahkemeye yazılı dilekçeleri ile bildirildiği anlaşılmaktadır. 12/12/2012 tarihli ilk duruşmada taraflarca tanıklarının dinlenmesini talep edildiği, mahkemece tarafların tanık dinletme talepleri konusunda karar verilmeden ve tarafların delil listelerinde gösterilen delilleri toplanmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece tarafların delillerinin toplanması, tanıklarının dinlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacı taraf 22/06/2012 tarihli davalı tespiti ile ilgili savunmasının istenmediğini ileri sürmüş, davalı ise davacının savunmasının istendiğini, davacının savunma vermekten imtina ettiğini bildirmiştir. Yapılacak iş; Özellikle 22/06/2012 tarihli davalı tespiti ile ilgili olarak davacının savunmasının istenip istenmediği ve davacının savunma vermekten imtina edip etmediği hususlarının taraf tanıklarından sorularak belirlemek ve davacı delil listesinde bulunan Bölge Çalışma Müdürlüğü soruşturma evrakının tüm ekleri ile birlikte getirtilerek tüm deliller toplandıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu taraf delilleri toplanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. 2013/1565-1388 S.4 SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1565, K. 2013/1388, T. 21.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-1565-e-2013-1388-k-bddb734f8572