Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1738 E. 2023/11632 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1738
- Karar No
- 2023/11632
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1680 E., 2020/580 K. HÜKÜM/KARAR : Red / Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/706 E., 2018/14 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 08.06.2020 tarih 2019/1680 Esas, 2020/580 sayılı Kararı ile davalı ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 11.11.2020 tarihli Ek Kararı ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Bu karar davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Temyiz istemi; temyiz konusu kararın, 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) üncü alt bendi uyarınca kesin olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2020 tarihli Ek kararına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070,00 TL’dir. Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturmaktadır. Dosya içeriğine göre takip konusu alacak miktarı 1.060.000,00 TL olup iptali istenilen taşınmaz değeri ise yargılama sırasında toplam 161.125,40 TL olarak belirlemiştir. Bu halde kararın miktar yönünden kesin olduğundan söz etmek mümkün değildir. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bursa Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.11.2020 tarihli ek kararının yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olmadığından kaldırılması ve işin esası yönünden inceleme yapılması gerekmiştir. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını 10.11.2015 tarihinde mal kaçırma amacı ile davalı annesi ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlunun elindeki mal varlıklarını alacaklılardan mal kaçırma amacıyla elinden çıkardığı, 1. derece akrabalar arasındaki bu tür işlemlerin batıl olduğu, senet tanziminden 2 ay sonra yapılan bu satış işleminin aslında gerçek bir satış olmadığı belirtilerek tasarrufun iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde, davacıya borçlu olmadığını, tasarruf tarihinde hakkında icra takibi bulunmadığını, başkaca malları satılarak borçlarına karşılık ödendiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2020 tarih 2019/1680 Esas 2020/580 sayılı kararı ile davalılar arasındaki yakın akrabalık (anne-oğul) sebebiyle dava konusu tasarruflar kanunen bağışlama hükmünde olduğu, bağışlama şeklindeki tasarrufların yine kanunun açık hükmü gereği iptale tabi olduğu, davalı borçlunun ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin kabule şayan bulunmadığı gerekçesi ile davalı ...'un istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenilemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 119/2 ve 115/2, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri, 492 sayılı Harçlar Kanunun'un 27 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Dava dilekçesinde bulunması gereken unsurların düzenlediği, HMK'nun 119/2 maddesinde; a, d, e ve f bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde bir haftalık kesin süre verileceği, diğer bentlerdeki eksikliğin ise her zaman giderilebileceği şeklinde anlaşılması gerekmektedir. HMK'nun 115/2 maddesinde de, dava şartındaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 492 Sayılı Harçlar Yasasının 16.maddesinde "değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı", 28/a maddesinde ise "karar ve ilam harçlarının 1/4'ü peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren 1 ay içinde ödeneceği..", aynı yasanın 32. maddesinde "yargı işlemlerinden alınacak harçların ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı", 30. maddesinde de "muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcının tamamlanmadığı sürece davaya devam olunmayacağı" öngörülmüştür. Bu halde; dava açılırken yeterli harç yatırılmadığı taktirde Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamayacağından mahkemece, anılan harçların ikmali için aynı Kanun'un 30. maddesi uyarınca davacı vekiline süre verilerek, re'sen eksik harç tamamlatılıp, bundan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı vekili tarafından dava açılırken iptali istenilen taşınmazların tapudaki satış değerleri esas alınarak 14.175,00 TL dava değeri olarak gösterilerek bu miktar üzerinden başvuru harcı yatırılmıştır. Ancak yargılama sırasında yapılan keşifle taşınmazların 26.09.2016 dava tarihindeki değerlerinin 161.125,40 TL olduğu tesbit edilmiş, satış tarihi 10.11.2015 tarihindeki değerleri belirlenmemiştir. Bu halde mahkemece taşınmazların 10.11.2015 satış tarihindeki değerleri tesbit edilerek, eksik harç ikmali için süre verilmesi, dolayısıyla harcın tamamlanmasının sağlanması tamamlanmadığı takdirde Harçlar Kanunun'un 30. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı ...'un diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA , 2. Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2020 kararının KALDIRILMASINA , İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...'un diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.