Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2115 E. 2026/2089 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2115
Karar No
2026/2089
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/879 E., 2026/140 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/443 E., 2025/6 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı müflise kullandırılan krediler sebebiyle iflas masasına 06.07.2020 tarihi itibariyle 640.723,87 TL alacak bildiriminde bulunulduğunu, tebliğ masrafının verilmesine rağmen sıra cetvelinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ek sıra cetvelinin tebliği ile asıl sıra cetvelinde alacaklarının kısmen reddedildiğinin öğrenildiğini, sıra cetveli kararında 353.803,33 TL alacağın yazıldığını, 286.920,54 TL alacağının reddine karar verildiğini, borçlunun ödediği kredileri ödememesi nedeniyle 16.10.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, iflas masasına kayıt tarihinden bir gün öncesinde alınan hesaba göre müflisin müvekkiline 640.723,87 TL borcu olduğunu ileri sürerek, sıra cetveline konu alacaklarının 640.723,87 TL olarak kayıt ve kabulünü talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın sıra cetvelinin ilanından itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, iflas tarihine göre asıl alacak tutarının 353.803,33 TL olduğunu, iflas tarihine göre hesaplama olmadığından kalan kısmın reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacak kaydı başvurusunda masraf avansı yatırmasına rağmen, başvuru sonucunun kendisine tebliğ edilmediğinden dava açısından henüz hak düşürücü sürenin başlamadığı,16.10.2018 tarihli kat ihtarnamesinin 20.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ayrıca davacı bankanın 21.01.2019 tarihinde PTT aracılığıyla kredi kartından kaynaklanan borcu talep ettiği, İİK’nın 68/b maddesi uyarınca müflis ...'nın yeni adresini bankaya noter aracılığıyla bildirmediği ve böylelikle PTT kanalıyla yapılan ihtarın tebliğ tarihinin 25.01.2019 olarak sayılması gerektiği, bankacı bilirkişinin 27.11.2023 tarihli raporunda belirttiği gibi bankanın bütün borçlu cari hesap kredilerini 06.08.2018-12.09.2018 tarihleri arasında kullandırdığı ve %26 olarak bildirdiği akdi faiz oranına denk geldiği, kredilerin 15.10.2018 tarihinde kat edildiği, bu krediler yönüyle temerrüdün 23.10.2018 tarihi itibariyle oluştuğu, bu sebeple de sözleşme gereği %50 fazlası olan %39,00 oranında temerrüt faizine tabi bulunması gerektiği, bankacı bilirkişinin 27.11.2023 tarihli raporu ve 11.06.2024 tarihli ek raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı bankanın iflas tarihi itibariyle toplamda 499.212,12 TL alacağının bulunduğu ve bu tutardan iflas idaresince davadan önce kabul edilen 353.803,33 TL mahsup edildiğinde davacı bankanın 145.908,79 TL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 145.908,79 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Alacağın tespitiyle hüküm fıkrası arasında çelişki olduğunu, mahsup yapılarak hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde 640.723,87 TL talep ettikleri ve mahkemece alacakları 499.212,12 TL olarak tespit edildiğinden bu tutar dikkate alınarak sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğini,

b.Kredi sözleşmesinin 4.2. maddesine göre faiz oranın %57 olarak talep edildiğini, ihtarnamede de takipte faizin %57 üzerinden hesaplanacağını bildirildiğini, raporun eksik hesaplama yaptığını,

c. İhtarname tebliğ edilmediğinden borçlunun temerrüde düşmediği kanaatine varan bilirkişinin yalnızca anapara üzerinden hesap yaptığını, kredi kartı borcuna ilişkin olarak iflas kararına kadar geçen sürede işlemiş faizlerin hesaplanmadığını,

d.TBK’nın 100. maddesinin yanlış tatbik edildiğini beyan etmektedir.

2.Davalı müflis iflas idare memuru temyiz dilekçesinde;

a. Sıra cetvelinin ilanından itibaren 15 günlük hak düşürücü sürede dava açılmadığını,

b.Alacak bildiriminde bulunurken bilgi, belge vs. ibraz edilmediğini, tahkikat sonrasında bilirkişi incelemesi sırasında ibraz ettiği belgelerin iddianın ve savunmanın genişletilmesi kapsamında kaldığını, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, temerrüt oluşmadığından akdi faiz uygulanması ve tahsilatların anaparadan düşülmesi itirazlarının değerlendirilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından taraflardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/2115, K. 2026/2089, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-2115-e-2026-2089-k-88e10f22680e