Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2105 E. 2026/2091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2105
- Karar No
- 2026/2091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2403 E., 2025/293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2022/121 E., 2025/44 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. TALEP Talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin 18.03.2011 tarihinde faaliyete başladığını, krom cevheri üretme ve satış işiyle iştigal olduğunu, ayrıca tarım ürünleri ticareti de yaptığını, müvekkili şirketin borca batık olup sunulan iyileştirme projesi kapsamında ıslahının mümkün olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirket hakkında bir yıl süre ile iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Bir kısım müdahiller vekilleri cevap dilekçelerinde; iflas erteleme talebinin reddi ile şirketin iflasını istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep eden şirketin borca batık durumda olduğu, şirketin gayrı faal durumda bulunduğu, öz sermayesinin eksi olduğu, sunulan iyileştirme projesinin gerçekçi olmadığı, iyileştirme projesinin şimdiye kadar hayata geçirilmediği, uygulansa bile şirketin mali yapısının iyileştirilmesinin mümkün olmadığı, borca batıklık durumunun ortadan kalkmayacağı, ilk tedbir kararının 27.01.2014 tarihinde verildiği, tedbirle birlikte iflas erteleme kurumundan yararlandığı anlaşılan şirketin 5 yıllık süre sonunda da borca batıklığının devam ettiği gerekçesiyle iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf haricen aldıkları raporla şirketin borca batık olmadığını iddia etmişse de dosya kapsamının bu iddiayı doğrulamaktan uzak olduğu, eğer borca batıklık ortadan kalktıysa dava sürecinde iyileşme olması gerekeceği, 01.01.214-31.12.2023 tarihli dönemleri kapsayan kayyım raporunda, şirketin tesis, makine ve demirbaşlarının maden sahasında bulunmadığı ve akıbetinin belli olmadığı, fiili stok kalmadığı, kiralama projesinin de gerçekleşmediği makine parkında ortaya çıkan yetersizlik yüzünden üretimin durduğu, 2017 yılından sonra borç ödemesi yapılmadığının belirtildiği, o halde borca batıklık yönündeki kabulü için gereksiz ve yeni bir raporlama sürecine ihtiyaç olmadığı, mevcut kayıt ve bilgilerin borca batıklık konusunda hüküm kurmaya elveriş olduğu, alacaklıların da iflas istediği nazara alınarak, sürecin daha fazla uzamasına sebebiyet vermenin doğru olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra geçen üç yıllık süreçte borca batık olmadığını ispat için gerekeni yapmayan davacı tarafın bu yöndeki savunmalarının inandırıcı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Müvekkili şirketin borca batık olmadığını, sundukları mali müşavir raporunda bu durumun tespit edildiğini,
b. Makinelerin rayiç değerinin tespit edilmediğini, 21.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda borca batıklığın tespitinin yapılmadığını, raporun yetersiz olduğunu, uzman görüşü ile rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, iflas kararı için borca batıklığın kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini,
c. Müvekkilinin bir kısım borçları ödediğini, idarenin kusurlu işlemi ile müvekkilinin çalışmasının engellendiğini, müvekkili lehine ipotek veren şahısların taşınmazları satılarak borcun ödendiğini 3. kişilerin rücu hakkından feragat ettiğini, pasif yükümlülüğünün önemli ölçüde azaldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.