Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3462 E. 2026/2098 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3462
Karar No
2026/2098
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1227 E., 2025/838 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/496 E., 2024/37 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı yükleniciler ile akdettiği 25.09.2020 tarihli adi yazılı satış sözleşmesi ile dava konusu bağımsız bölümü yüklenicilerden satın aldığını ve peşin satış bedelini ödediğini, bakiyesinin tapu devrinde ödeneceğinden, inşaatın bitmiş olması nedeniyle ihtarname ile hesap numarasının bildirilmesinin istenildiğini, ancak inşaat maliyetlerinin arttığından bahisle müvekkilinden 400.000,00 TL ödeme talep edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, 140.000,00 TL bakiye bedeli depo etmeye hazır olduklarını beyan ederek dava konusu taşınmazın tapu iptal ve tesciline karar verilmesini aksi halde bedel taleplerinin kabulünü talep etmiş, 27.12.2022 tarihli ıslah beyanları ile bakiye 140.000,00 TL de ödendiğinden, tapu iptal ve tescil aksi halde dava tarihi itibariyle değerinin yüklenicilerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının sözleşmede belirlenen vadelerde borcunu ödemediğini, peşin ödemeyi taksitle yaptığını, davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin 25.11.2022 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, ayrıca sözleşme tarihinden sonra inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle sözleşmede belirlenen bedel üzerinden sözleşmenin ifasının mümkün olmadığını, TBK'nın 138. maddesi gereği değerlendirme yapılması gerektiğini, davacı ile akdedilen sözleşmede devir için belirli bir vade belirlenmediğini, müvekkilinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davacının hakkını kötüye kullandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici davalıların inşaatı bitirip taşınmazı satış sözleşmesi gereğince teslim etmeyerek temerrüde düştükleri ve inşaatın getirildiği seviye nazara alınarak sözleşmenin geriye yönelik tek taraflı feshedilemeyeceği, taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesi her ne kadar adi yazılı şekilde kurulmuş ise de bu sözleşmeye dayalı tapuda pay devri yapılması ya da edimlerin büyük oranda tamamlanmış olması halinde Yargıtay içtihatları ile sözleşmenin TMK'nın 2. maddesi uyarınca alıcı tüketicinin mağduriyetinin ortadan kaldırılması için geçerli kabul edildiği, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29., 237. maddeleri, Türk Medeni Kanunu'nun 706. ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddeleri uyarıca ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyeti devir borcu yükleyen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu'nun 716. maddesi uyarıca borcun hükmen yerine getirilmesini talep edebileceği ve yükleniciye bırakılan, üçüncü kişilere satılan ve alıcıya devredilmeyen bağımsız bölümün mülkiyetine hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacının belirlenen vadelerde ödeme yapmadığı gibi 140.000,00 TL eksik ödeme yaptığını, müvekkili tarafından sözleşmenin feshedilerek ödemenin iade edildiğini, sözleşme tarihinden sonraki olağanüstü maliyet artışları nedeniyle sözleşmenin aynı şartlarda devamının mümkün olmadığını, TBK'nın 138. maddesi gereği değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, devir ve teslim için vade belirlenmediğini, davacının asli ve terditli taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasındaki adi sözleşmenin geçersiz olduğunu, zamanında ödeme yapmadığından tapusunun devredilmediğini, enflasyon altında erimiş ödemenin kabulünün mümkün olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yüklenici temlikine dayalı tapu iptal ve tescil aksi halde bedel istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3462, K. 2026/2098, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3462-e-2026-2098-k-a385c1be9ff6