Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2340 E. 2026/2096 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2340
Karar No
2026/2096
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1089 E., 2025/540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/119 E., 2023/292 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ... Mahalli Sulaması işine dair 21.12.2017 tarihli sözleşme akdedildiğini ve 04.01.2018 tarihinde işyeri teslimi yapılarak işe başlanıldığını, iş kapsamında yapılan imalâtlara karşılık iki adet hakediş düzenlendiğini, hakediş tutarlarına gerek sözleşme kapsamında kalan gerek sözleşme dışı yaptırılan yıkım ve kazı bedeli ile kanal üzerinde inşa edilen geçiş köprülerinin dahil edilmediğini, 7161 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 4735 sayılı Kanun'a eklenen geçici 4. madde uyarınca tasfiye talebinde bulunulmasına karşın işlem yapılmayarak başvurunun zımnen reddedildiğini, şirket yetkilisi aranarak işe devam edilmesinin bildirildiğini ve 153 gün süre uzatımı verildiğini, Temmuz 2019-Ekim 2019 arasında yeniden imalâta başlandığını, bu sürede yapılan imalât ile sözleşme dışı yaptırılan yıkım ve kazı ile köprü imalâtı nedeniyle 23.10.2019 tarihinde davalıdan hakediş talebinde bulunulduğunu, ancak davalının 05.11.2019 tarihli cevap ile işe başlanması aksi durumda fesih hükümlerine göre işlem yapılacağını belirttiğini, müvekkilinin benzer talepleri sonrasında ise 27.11.2019 tarihinde sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğini, teminat mektubunun gelir kaydedildiğini, müvekkilinin imalâtlara dair Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit yaptırdığını, davacının sözleşmeyi haksız feshetmesine rağmen işi sözleşmeye uygun tasfiye etmediğini, beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı yapılan iş bedelleri ile fiyat farkı alacaklarının ve gelir kaydedilen teminat mektubu bedelinin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının imalâtlarına karşılık 2 adet hakedişle ödeme yapıldığını, kanal üzerine inşa edilen geçiş köprüleri ve hakedişe göre fazladan yapıldığı iddia edilen imalâtlar için komisyon kurulduğunu ve imalâtların durum tespiti yapılarak düzenlenecek tutanağa göre işin kesin hesaba bağlanacağını ve ceza tutanakları da değerlendirilerek alacağı olması halinde ödeneceğini, davacının 7161 sayılı Kanun kapsamında 27.02.2019 tarihinde yaptığı sözleşmenin tasfiyesi başvurusunun 30.07.2019 tarihinde reddedilerek davacıya bildirildiğini ve arada geçen 153 günün sözleşmenin bitim süresine eklendiğini ve çalışılmayan günlerde dikkate alınarak iş bitim tarihinin 08.04.2020 olarak belirlendiğini, davacının tasfiye talebinin reddinin bildirilmesinden sonra 2019 yılı Ağustos ayında imalâtlara başladığını, ancak 30.09.2019 tarihinde imalâtların durduğunu ve 03.10.2019 tarihli yazı ile davacının imalâtlara devam etmesi hususunda uyarıldığını, yapılan imalâtların sahada tespiti yapıldıktan sonra ödeneceğini, sözleşme dışı iş olan kazı ve yıkım taleplerinin sözleşme kapsamında olup 2. hakediş ile ödemelerinin yapıldığını, yapılan köprülerin ise proje muhtevasına ek olarak ve projeli olarak yapıldığını ve durum tespiti sonrasında kesin hesaba bağlanıp ödeneceğini, davacının 23.10.2019 tarihli hakediş taleplerine 05.11.2019 tarihli yazı ile açıklama yapıldığını, Kasım 2019 tarihli yazışma içeriklerine göre davacının iş programının çok gerisinde olduğunun anlaşılacağını, çalışılamayan günler dikkate alındığında davacının kalan sürede işi bitiremeyeceğinin açık olduğunu, davacının sözleşme yükümlülüklerini verilen süreye rağmen yerine getirmemesi ve verilen sürelere rağmen işe başlamaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kamu zararının oluştuğunu, çiftçilere su verilememesi nedeniyle idare aleyhine tazminatlara karar verildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirkete ödenmiş herhangi bir hakediş görülemediği, YİGŞ’de hakediş süreleri belirtilmiş olmasına rağmen davacı şirketin davalı Kurumdan hakediş alamadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki yazışmalarla, davacı şirketin davalı Kurumdan defaten hakedişlerinin ödenmesini talep ettiği, davalı kurumun hakedişleri ödememe olgusunun 4734 sayılı Kanun ile YİGŞ hükümlerine uygun olmadığı, tüm bu hususlar çerçevesinde usul ve Yasa'ya uygun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli 27.01.2023 tarihli 3. ek rapordaki hesaplamalar hükme esas alınmak suretiyle ve davacı yanca dosyaya sunulan projeler, bilgi ve belgeler, ihale dosyası, Gevaş Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/1 Değişik İş sayılı dosyası dikkate alınarak davacının hak kazandığı, davalıdan talepte bulunabileceği kalemlerin hakediş bedelinin 710.273,52 TL, geçici kabul noksanlıklarının 39.593,68 TL ve teminat mektubu bedelinin 101.595,00 TL olmak üzere toplam 851.462,20 TL olup, davacı vekilince dosyaya sunulan 21.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının davasının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafça cevap dilekçesinde "köprülerin ise proje muhtevasına ek olarak projeli olarak yapılmış olup ödemesinin durum tespitinin akabinde kesin hesaba bağlanıp ödeneceğini" beyan ettiği, cevap dilekçesindeki beyanı nazara alındığında istinaf yasa yolu aşamasında ileri sürülen savunmanın dikkate alınamayacağı, ceza kesintisinin bilirkişilerce de hesaplamada dikkate alınmış olması nedeni ile bu yöndeki istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı, sair hususlarda ise açık istinaf başvurusu bulunmamakla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, ancak 7139 sayılı Yasa'nın 33. maddesi uyarınca davalının harçtan muaf olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince davalı aleyhine harç yükletilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle kaldırılması gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin hususta re'sen yapılan inceleme sonucunda kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyizinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmeyerek kamu zararına sebebiyet verdiğini, verilen sürede kanal tamamlanmadığından çiftçilere su verilemediğini, açılan davalar nedeniyle idare mahkemelerinde müvekkili aleyhine kararlar verildiğini, davacının iddia ettiği yol ve köprü geçişlerinin davacının üstlendiği işin projesinde bulunmadığını, bilirkişi raporunda da şifai onay ile işlerin yapılmış olabileceği kanaati ile tespit edildiğini, davacının yöre halkının talebi üzerine ve idarenin yazılı onayı olmaksızın kanal üzerine 22 adet yaya araç geçiş imalâtı yaptığını, resmi belge ve izne dayanmayan bu imalâtlar için yükleniciye ödeme yapılamayacağını, tek taraflı olarak düzenlenen kesin hakedişte yükleniciye fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, teknik personel bulundurmama nedeni ile 112.500,00 TL ceza kesildiğini, bu nedenle yüklenicinin idareye borçlu olduğunu, beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2340, K. 2026/2096, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2340-e-2026-2096-k-161cb84635e1