Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3926 E. 2026/878 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3926
- Karar No
- 2026/878
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1097 E., 2025/925 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/568 E., 2021/196 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.08.1993 tarihinden beri davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatife olan aidat ve ara ödemelerini kooperatifin Türkiye'deki ... ve ... Bankası hesabına havale ettiğini, davacının bu şekilde toplam 48,051,725 TL ödeme yaptığını, kooperatifteki sıkıntılar aşılıncaya kadar aidat ödemelerinin durdurulduğunun müvekkiline şifaen söylendiğini, ödemelerin bunun üzerine durdurulduğunu, davalı kooperatiften kendisine ortaklığının son bulması ile ilgili herhangi bir bildirim gelmediğini ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 21 yıl sonra açıldığını, davacının aidatlarını ödemediğini, ... üyelik şartlarını yerine getirmeyen üyelerin ihraç edilmesinin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 1998 yılından sonra kooperatife herhangi bir aidat ödemesi yapılmadığı, 1998 yılından dava tarihi olan 2019 yılına kadar aradan geçen süre kapsamında davacının kooperatifle irtibatını devam ettirdiğine ve aidat ödemesi yaptığına dair herhangi bir kaydın mevcut olmadığı, 21 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra açılan dava kapsamında ileri sürülen talebin TMK'nın 2. maddesinde düzenleme altına alınan dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; emredici ihraç prosedürünün yani noter aracılığıyla birinci 10 günlük ve ikinci 30 günlük ihtar sürelerinin işletilmediğini ve buna ilişkin belgelerin dosyaya getirtilmediğini, Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve 27. maddeleri ile Anasözleşmenin 14. maddesine aykırı olduğunu, yurtdışına tebligatın usulüne uygunluğunun somut belgelerle ortaya konulmadığını, tebliğ yapılmadan süre geçti/kesinleşti kabulünün yapıldığını, banka kayıtlarıyla çelişen “aidat iadesi” savunmasının açıklığa kavuşturulmadığını, dekont/havale/hesap dökümü gibi temel delillerin eksik bırakıldığını, delillerin toplanmaması, tanıkların dinlenmemesi ve ... kayıtlarının (genel kurul kararları, ihtarnameler, tebligat evrakı, borç dökümleri) tam getirtilmemesi nedeniyle eksik inceleme ile karar verildiğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, TMK'nın 2. maddesinin somut olayda yanlış uygulandığını, emredici hükümlere aykırı ihraç işlemi denetlenmeden, sırf zaman geçmesi gerekçesiyle davacının yasal hakkının “kötüye kullanım” sayıldığını, TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyet ölçütünün gözetilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf sebeplerinin tartışılmadığını, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... üyeliğinden ihraç kararının ve bu ihraca dayanak olan tebligatların Kooperatifler Kanunu ile Anasözleşmeye uygun olmadığı iddiasından kaynaklanan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava ... üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Davacının kooperatife daha önce üye olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Uzun süre aidatlarını ödememesi nedeniyle üyeliğinin zımni olarak düşüp düşmediği uyuşmazlık konusudur. ... ortaklığından çıkma Kooperatifler Kanununun 10. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 12. Maddesi gereğince, çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Ana sözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir. Kanunun 16. Maddesinde de ... ortaklığından çıkma ve bunun koşulları düzenlenmiştir. Kanunun ortaklıktan çıkma ve çıkarılmaya ilişkin hükümleri içerisinde ve başka maddelerinde ortaklıktan zımni çıkmaya ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. ... hukuku gerek kooperatifi gerek üyeleri gerekse bu kurumu korumak için açık düzenlemeler getirmiştir. Bu açık düzenlemelere rağmen zımni üyelik kaybının kabulü mümkün değildir. ... üyeliği aynı zamanda üyenin mülkiyet hakkına dayanır. Mülkiyet hakkı Anayasanın 35. Maddesi ile güvenceye alınmıştır. Anayasanın 35. Maddesi gereğince mülkiyet hakkı ancak kanunla sınırlanabilir. Anayasa gereği ancak kanunla sınırlanacak olan bir hakkın zımni kabulle kaybını kabul etmek mülkiyet hakkının ihlali olacaktır. Kooperatifler kanunen bir takım organlara sahip olup yine kanunen bu organların bir takım yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir. ... üyesinin aidat borcunun tahsilini sağlamak ve bunun ödenmemesi halinde gerekli işlemleri yerine getirerek yönetim kurulunun görevidir. Bu durum KK’nın 16/2. Maddesinde açık bir şekilde belirtilmiştir. ... yönetim kurlunun bu görevini usulüne uygun olarak yerine getirmeyip uzun süre kooperatifle irtibata geçmedi diye üyenin üyeliğinin sona erdiğini kabul etmek kooperatifler hukukunun temel mantığına uymadığı gibi hukukun temel ilkelerine de uymamaktadır. Diğer yönden ihraç kararının tebliğine ilişkin olarak davacıya usulüne uygun olarak tebliğ yükümlülüğünün yerine getirilmediği de tartışmasızdır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının talebinin kabulü ile üyeliğinin tespitine karar verilmesi gerektiğinden aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği düşüncemle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım.