İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/690 E. 2026/296 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/690
Karar No
2026/296
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/690 Esas - 2026/296 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2022/690 Esas KARAR NO : 2026/296

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/10/2020 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2026

.... sayılı görevsizlik kararı sonrasında, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/05/2019 tarihinde ... ait ... plakalı ... marka ticari taksi sürücüsü davalı ...'un .... yönü üzerinde saat 23:00 sıralarında yaya olan müvekkiline arkadan çarptığını, bu çarpmanın sonucunda müvekkilinin çene ucu yarılması, burun üst kısmı kırılması ve burundan kan gelmesi şeklinde, yüz üstü yere kapaklandığı ve kanlar içerisinde kaldığını ve çevredeki vatandaşların yardımıyla .... Acil servisine kaldırılıp burada teknik ve tedavi yapılarak taburcu edildiğini, davalı hakkında .... sayılı ve 22/12/2019 tarihli iddianamesiyle taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan dolayı hakkında .... esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, davalının tam kusurlu olduğu kaza sonucunda müvekkilinin hayati fonksiyonlarını etkileceyecek şekilde yaralandığını ve bu durumun müvekkilinin çok ciddi elem ve ızdırap duymasına neden olduğunu, müvekkilinin hayatı boyunca bu kazanın yaralarını ve etkilerini yaşayacağını, müvekkilinin vücudunda kalıcı bir şekilde meydana gelene uzuv kayıplarından dolayı müvekkilinin iş gücü kaybına uğradığını ve neticeten sakat kaldığını ayrıca müvekkilinin 40 yıllık çalışma hayatından ilk kez bu kaza sebebi ile uzak kaldığını, müvekkilinin eşi ve çocuğunun müvekkiline destek olmak ve psikolojisini düzeltmek için ellerinden gelen tüm çabayı gösterdiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ... lehine 350.000,00TL maddi, 75.000,00 TL manevi müvekkilinin eşi ... lehine 10.000,00 TL maddi, 45.000,00TL maddi müvekkilinin kızı ... lehine 30.000,00 TL manevi, müvekkilinin oğlu ... lehine 30.000,00TL manevi tazminatına hükmedilmesine, tazminat bedellerine haksız fiil tarihi olan 30/05/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, müvekkil şirket tacir olduğundan TTK m. 4 gereğince ve aradaki hukuki ilişki sigorta sözleşmesine dayandığından davanın Ticaret Mahkemelerinde açılmasının gerektiğini, hal böyleyken Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan bu dava bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacı ...'nın maddi tazminat talebi yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacıların maddi tazminat taleplerinin somutlaştırılması gerektiğini, esasa ilişkin itiraz ve beyanlarına ilişkin olarak; poliçe ve teminat limitinden doğan sorumluluklarının dava dilekçesinde bahsi geçen 30/05/2019 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç, müvekkil şirkete 24.08.2018-24.08.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 360.000,00 TL olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceklerini, taraflarınca alınan medikal raporda davacının her iki kulakta işitme kaybı ile davacının geçirdiği trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından alınan maluliyet raporunu kabul etmemekle beraber kazazedenin maluliyet oranları arasında çelişki giderilmeden raporun hükme esas alınamayacağını, taraflarınca alınan medikal firma raporunda davacının maluliyet oranının daha düşük olduğunun tespit edildiğini, hal böyle iken başvuranın trafik kazası nedeniyle maluliyetinin oluşup oluşmadığının tespitini, çelişki giderilmeden söz konusu maluliyet oranının hükme esas alınamayacağını, öncelikle başvuranın söz konusu kaza nedeniyle maluliyetinin oluşmadığının dikkate alınarak davanın esastan reddine aksi kanaat halinde ise kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, bu nedenle dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın görevsiz mahkemede açıldığından dolayı usulden reddine, aksi kanaat halinde maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin ... poliçesi kapsamı dışında olduğundan davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine ve tarafımıza vekalet ücretine hükmedilmesine, karar verilmesini talep ettiklerini, Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava öncesi arabuluculuğa başvurulmadığını, trafik kazasında yaralanmadığı halde davacı ...'ın maddi tazminat hakkı olmadığını diğer taraftan davacı vekili tarafından istenen maddi tazminat taleplerinin somutlaştırılarak ilgili belgelerin dosyaya sunulması gerektiğini, davacı ...'ın maluliyet oranının %30 civarında olduğu belirtilerek tazminat talep edildiğini, Ancak dosya içerisinde bulunan raporlarda davacının talebinin yerinde olmadığı görüldüğünü, davacının bu konuda.... 'nden rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının .... alınacak raporun sonucuna göre talebin yerinde olup olmadığının kararının verilmesi gerektiğini, davacının kusursuz olduğu yönünde iddia ileri sürülmüş ise de kusur oranın belirlenmesi için dosyanın .... gönderilmesini talep etiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce .... alınan 29.01.2025 tarihli maluliyet raporunda özetle; ".... kızı, 01/01/1956 doğumlu ...'ın dosyasının incelenmesi, tarafımızca ve .... tarafından yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 30/05/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanması dikkate alınarak; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; 30/05/2019 tarihli kazaya bağlı kişinin bedensel engel oranının “%10 (yüzde on) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavisi sürecinde ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğumuzu bildirir Adli Tıp Kurulu raporudur." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce kusur ve aktüer bilirkişilerden oluşan heyetinden alınan 26.03.2025 tarihli raporda özetle; "Kusur Yönünden; ... plakalı araç ... 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 84/f, 67, bağlı Trafik yönetmeliğinin 137. Md kuralını ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile ve %100 oranında TAM KUSURLU olduğu, Davacı yaya ...” ın kazaya etken kural ihlali görülmediğinden %0.0 (sıfır) oranında KUSURSUZ olduğu, Kazanın meydana gelmesinde başkaca unsur ve müterafik kusur olmadığı, Tazminat Hesap Yönünden; Dosyada yalnızca 5 aya ilişkin bordro bulunduğundan ve davacının memur olduğu anlaşıldığından kurumuna yazı yazılarak aktif dönem sonu olan 65 yaşına kadarki bordroların istenmesi ve davacının emekli olup olmadığı, emekli oldu ise emeklilik tarihinin ve emeklilik tarihine kadarki bordrolarının istenmesi gerektiği, Davacı ...”ın 40.790,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 393.991,84 TL de sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, Davalı sigortaya sigortalı ... plakalı taksinin 24.08.2018 - 24.09.2019 tarihleri arasında ... poliçe numarası ile sakatlanma ve tedavi için şahıs başına ayrı ayrı 360.000,00 TL teminat limitinin olduğu, Hesaplanan 40.790,88 TL geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri klozu teminatını aşmadığı, bu nedenle bu miktardan tüm davalıların sorumlu olduğu, Ancak hesaplanan 393.991,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlık teminat limitini aştığı, bu nedenle sigortacının sürekli iş göremezlik tazminatı açısından limit dahilinde 360.000,00 TL'den diğer davalılarla birlikte sorumlu olacağı, bakiye 33.991,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatından ise sigorta harici diğer davalıların sorumlu olacağı, Dosyada davalı sigortaya başvuru dilekçesinin 16.01.2020 tarihli olduğu görülmekle sigorta şirketinin başvuruyu teslim aldığı tarihe ilişkin bilgi/belge bulunmadığı, ancak davalı sigortanın davacının başvurusuna ilişkin olarak 22.01.2020 tarihli cevabının dosyada bulunduğu görüldüğünden 22.01.2020 tarihi sigortaya başvurunun teslim edildiği tarih olarak kabul edilmiş, teslim tarihinden itibaren 8 iş günü inden sonraki gün olan 04.02.2020 tarihinden itibaren sigortacının temerrüte düşeceği, bu tarihten itibaren faiz uygulanabileceği, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği" şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 26.09.2025 tarihli ek raporunda özetle; "Davacı ...’ın 38.416,30 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 393.654,93 TL de sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, ancak sayın mahkemenin davacının memur olduğu ve çalışamadığı dönemde maaşını aldığı, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığını takdir etmesi durumunda ise davacının sadece sürekli iş göremezlik tazminatı olacağı ve sürekli iş göremezlik tazminatının ise 397.464,96 TL olarak hesaplandığı, Davalı sigortaya sigortalı ... plakalı taksinin 24.08.2018-24.09.2019 tarihleri arasında .... poliçe numarası ile sakatlanma ve tedavi için şahıs başına ayrı ayrı 360.000,00 TL teminat limitinin olduğu, Hesaplanan 397.464,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlık teminat limitini aştığı, bu nedenle sigortacının sürekli iş göremezlik tazminatı açısından limit dahilinde 360.000,00 TL’den diğer davalılarla birlikte sorumlu olacağı, bakiye 37.464,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatından ise sigorta harici diğer davalıların sorumlu olacağı, Dosyada davalı sigortaya başvuru dilekçesinin 16.01.2020 tarihli olduğu görülmekle sigorta şirketinin başvuruyu teslim aldığı tarihe ilişkin bilgi/belge bulunmadığı, ancak davalı sigortanın davacının başvurusuna ilişkin olarak 22.01.2020 tarihli cevabının dosyada bulunduğu görüldüğünden 22.01.2020 tarihi sigortaya başvurunun teslim edildiği tarih olarak kabul edilmiş, teslim tarihinden itibaren 8 iş günü bitiminden sonraki gün olan 04.02.2020 tarihinden itibaren sigortacının temerrüde düşeceği, bu tarihten itibaren faiz uygulanabileceği, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği" şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 27.01.2026 tarihli ek raporda özetle; "Dava dilekçesinde bakıcı giderine ilişkin talep bulunmadığından ve davacının 21.11.2022 tarihli maddi tazminat talebini detaylandırma dilekçesinde de bakıcı gideri talebi bulunmadığından daha önce bakıcı gideri hesaplanmadığı, ancak, ara kararla itirazların değerlendirilmesi istendiğinden ve davacının bakıcı gideri hesaplanması gerektiği yönünde itirazı olduğundan usul ekonomisi gereği bakıcı gideri hesaplaması yapıldığı, takdirin sayın mahkemede olduğu, buna göre 5.116,80 TL bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, Aynı şekilde dava dilekçesinde ve 21.11.2022 tarihli detaylandırma dilekçesinde tedavi gideri veya işitme cihazı bedeli istenmediği, bu kalemler talep edilmiş olsa dahi işitme cihazı gideri hakkında, bu cihazın gerekli olup olmadığı, gerekli ise miktarının makul olup olmadığı gibi hususlarda uzmanlığım bulunmadığından, bu hususlarda doktor bilirkişiden rapor alınması gerektiğinden yine hesaplama veya değerlendirme yapılması mümkün olmayacağı, mahkemenin davacının geçici iş göremezlik zararı olduğunu kabul etmesi durumunda; davacı ...’ın 38.416,30 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 477.326,17 TL de sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, Ancak sayın mahkemenin davacının memur olduğu ve çalışamadığı dönemde zaten maaşını aldığı, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığını takdir etmesi durumunda ise davacının sadece sürekli iş göremezlik tazminatı olacağı ve sürekli iş göremezlik tazminatının ise 481.136,20 TL olarak hesaplandığı, Davalı sigortaya sigortalı ... plakalı taksinin 24.08.2018 - 24.09.2019 tarihleri arasında ... poliçe numarası ile sakatlanma ve tedavi için şahıs başına ayrı ayrı 360.000,00 TL teminat limitinin olduğu, Hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlık teminat limitini aştığı, bu nedenle sigortacının sürekli iş göremezlik tazminatı açısından limit dahilinde 360.000,00 TL’den diğer davalılarla birlikte sorumlu olacağı, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatından ise sigorta harici diğer davalıların sorumlu olacağı, sayın mahkemenin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatına hükmetmesi durumunda ise bu kalemlerin sağlık (tedavi) gideri klozu içinde ve poliçe limiti dahilinde bulunduğu, Dosyada davalı sigortaya başvuru dilekçesinin 16.01.2020 tarihli olduğu görülmekle sigorta şirketinin başvuruyu teslim aldığı tarihe ilişkin bilgi/belge bulunmadığı, ancak davalı sigortanın davacının başvurusuna ilişkin olarak 22.01.2020 tarihli cevabının dosyada bulunduğu görüldüğünden 22.01.2020 tarihi sigortaya başvurunun teslim edildiği tarih olarak kabul edilmiş, teslim tarihinden itibaren 8 iş günü bitiminden sonraki gün olan 04.02.2020 tarihinden itibaren sigortacının temerrüde düşeceği, bu tarihten itibaren faiz uygulanabileceği, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği" şeklinde görüş bildirmiştir.

Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsiline ilişkindir. Dosyaya sunulan 31/05/2019 tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla .... önü servis yolunda beyana göre önde duraklayan bir araçtan dolayı geri geri manevrayla çıkmak isterken arka tarafında yol üzerinde duran yaya ...'a çarptığı ve yayanın yaralandığı kazada 2918 Sayılı KTK madde 67/1-B gereğince kusurlu sayılacağı, yayanın kusur ihlalinin görülmeyeceği..." şeklinde tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır. ... plakalı aracın 24/08/2018-2019 vadesinde davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, dava öncesinde ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... hakkında açılan davanın tefriki ile Mahkememizin .... sayılı ilamı ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. .... sayılı ilamı ile, hakkında tefrik kararı verilen davalı ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı davalının 18/04/2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle ceza davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. .... ve .... 'ne müzekkere yazılarak davacının ek ve yan ödemeleri gösterir şekilde maaş bordroları celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur .... Dairesi'nin .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...Borçlar Kanununa göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak bir kişinin cismani zarara uğraması sonucu onun (ana, baba, karı, koca, çocuk gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. HGK'nun 26.04.1995 gün ve .... sayılı kararı bu doğrultuda olduğu gibi, Dairemizin de giderek B.K.'nun 47 maddesine getirdiği yorum bu karar ile paralellik arz etmektedir...." şeklindedir. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; kaza tarihi olan 30/05/2019 günü .... önünde dava dışı ... sevk ve idaresindeki davalı ... tarafından işletilen ve davalı sigorta şirketince zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın geri manevra yaptığı esnada davacıya çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği, meydana gelen kazada yapılan kusur değerlendirmesinde sigortalı araç sürücüsünün geri geri giderken dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde aracını sevk ve idare etmesi nedeniyle tam ve asli kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Maddi tazminat talebi yönünden; .... 'nını tarafından düzenlenen 29/01/2025 tarihli raporda kaza tarihi itibariyle uygulanması gerekli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince davacının %10 oranında sürekli iş göremezlik, 4 ay süre ile geçici iş göremezlik görecek şekilde malul olduğu anlaşıldığı, hükme esas 27/01/2026 tarihli rapora göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 481.136,20 TL olduğu yine davacının çalışamadığı dönemde memur olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanmadığı tespit edilmiş olmakla davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere 13/03/2026 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınarak sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Yine davacı ... yönünden maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, bu davacı için soyut ve delillendirilmemiş tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise; ;kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 56. Maddesi ile 4721 sayılı TMK 4. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıyan yönleri ile bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edilmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi zarar sorumlusununda fakirleşmemesi gerekmektedir, bu kapsamda meydana gelen kazada davacının kusurunun bulunmaması ve araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olması, alınan adli raporda davacının tedavi süresi ve maluliyet oranı ilerideki sosyal hayatına etkisi, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup yine kaza nedeniyle ... eşi olan davacı ... için 5.000,00 TL, kızı olan davacı ... için 2.000,00 TL, oğlu ... için ise yine 2.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın davacı ... yönünden kısmen kabulü ile, 481.136,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan, ... Sigorta AŞ’nin poliçe limiti olan 360.000,00 TL işe sınırlı sorumlu olması ile davalı ... Sigorta AŞ ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa davalı ... yönünden 30/05/2019, diğer davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise 04/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, 2-Davacı ... yönünden geçici iş göremezlik ve davacı ... yönünden maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, 3-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL olmak üzere 29.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine alacağa 30/05/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 4-Manevi tazminat talebi için fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 32.866,42 TL harçtan peşin alınan 6.147,90 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 451,32 TL harcının toplamı olan 6.599,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 26.267,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.981,00 TL harcın davalı ...’dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalı ... AŞ'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 6.147,90 TL peşin harç, 451,32 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.653,62 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 2.195,25 TL tebligat ve müzekkere gideri 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.195,25 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 9.756,20 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 76.981,79 TL vekalet ücretinin (davalı ... AŞ'nin 57.600,00 TL'sinden sorumlu olması ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmakla, karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 29.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026

Katip .... e-imzalı

Hakim .... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/690, K. 2026/296, T. 08.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-690-e-2026-296-k-834ae1016412