İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/820 E. 2026/390 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/820
Karar No
2026/390
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/820 Esas - 2026/390 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/820 Esas KARAR NO : 2026/390

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06.12.2022 KARAR TARİHİ : 16.06.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07.07.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.05.2022 tarihinde saat 23:00-23:30 sularında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçla .... Cadde istikametine doğru seyrederken .... . sokak kavşağına geldiğinde aracın ön kısmı ile aydınlatma direğine çarptığını, ...'ın aracını aydınlatma direğine çarpması neticesinde tek taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...’un ağır yaralandığını ve .... 'ne gittiğini, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle yapılan ameliyatlar sonucunda sol gözünü kaybettiğini, haksız fiiliyle müvekkilinin zarara uğramasına sebep olan ...'ın eylemi nedeniyle meydana gelen tüm zararlardan kanun gereği ... sigortacısı diğer davalı sigorta şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 250.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirkete usülüne uygun başvuru yapılmadığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığını, maluliyet durumunun tespiti için dosyanın ...'na sevkinin gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen ...'ya ait olduğunu, tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının tazminat talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, olay günü davacı ile birlikte evlerinin aynı mahallede bulunması ve davacının ricası üzerine onu da eve bırakmak üzere davacı ile birlikte yola çıktıklarını, davacının müvekkili araç kullanırken fiziksel teması, sözlü müdahalesi, emniyet kemersiz oluşu ve araç içi pozisyonu nazara alındığında zarar görenin ağır kusuruyla illiyet bağının kesildiğinin görüleceğini, bütün bu sebeplerle müvekkilin haksız fiiliyle tazminat sorumluluğunun olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin ve davacının 20 yıllık arkadaş olduğunu, müvekkilinin olay günü davacının ricası üzerine onu arabasına aldığını, söz konusu olayda hatır taşımacılığının mevcut olduğunu, müvekkilinin tazminat sorumluluğu olduğunu kabul etmemekle birlikte aksi ihtimalde dahi TBK md. 51 gereği uygun bir indirim yapılması gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, ... araştırması yaptırılmış, .... Esas sayılı ceza dosyası, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, maaş bordroları, trafik kazası tespit tutanakları, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, .... ile .... 'ndan davacının maluliyet durumuna, adli trafik uzmanı bilirkişiden kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı ile doktor bilirkişilerden ise tazminat hesabına yönelik bilirkişi raporu alınmıştır. Davacının maluliyet durumunun tespitine dair .... tarafından düzenlenen 10.08.2023 havale tarihli maluliyet raporuna karşı sunulan itirazlar ile birlikte bu rapor ile davalı sigorta tarafından dayanılan 11.09.2023 tarihli medikal rapor arasındaki çelişkiler de gözetilerek .... 'na tevdii gerekmiş, .... tarafından düzenlenen 13.08.2024 tarihli maluliyet raporunda özetle; "...kişinin tüm vücut engellilik oranının %32 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, ..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Alınan raporda bakıcı ihtiyacına yönelik bir değerlendirme yapılmadığı yanında bu rapora yönelik itirazlar da gözetilerek dosyanın yeniden ATK'ya tevdii gerekmiş, aynı Kurul tarafından düzenlenen 08.02.2025 tarihli maluliyet raporunda özetle; "...işlevsel görme puanı; 68, Görme sistemi yetersizlik oranı: %32, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %32 (yüzdeotuziki) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği mütalaasına varıldığına göre, ...’un 19.05.2022 tarihindeki yaralanması nedeniyle devamlı veya geçici olarak bir başkasını yardımına muhtaç durumda olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 30.05.2025 tarihli raporda özetle; "...davacı yolcu ...'un dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda koruyucu emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusuru olup, kusur oranınında mahkemenin takdirinde olduğu, davalılardan ... trafik sigorta poliçesiyle olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı Skoda marka özel aracın sürücüsü, maliki ve işleteni olan davalı ...'ın dava konusu davacı yolcusunun yaralanmasıyla meydana gelen tek taraflı dava dışı olay yeri terke bağlı trafik kazasının oluşumunda tamamen % 100 (yüzde-yüz) oranında kusurlu olduğu..." görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ile ceza dosyasında ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşumunda, davalı tarafından ... poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın davalı sürücüsünün %100 oranda tam kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişi tarafından sunulan 18.04.2025 kök, 11.07.2025 ve 12.01.2026 tarihli ek bilirkişi raporlarını takiben sunulan 27.02.2026 havale tarihli ek raporda özetle; "... Dosyaya davacının maaş bordroları gönderildiği, kaza tarihinden emeklilik tarine kadar maaş bordroları üzerinden, emekli olduğu 14.03.2023 tarihinden sonra ise agi hariç asgari ücret (2022 yılı itibariyle AGİ uygulaması kaldırıldığından mecburen net asgari ücret üzerinden) hesaplama yapıldığı, ek bilirkişi raporu 2026 yılında hazırlandığından 2026 yılı güncel veriler dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, TRH 2010-progresif rant (%10 arttırım ve %10 eksiltim) yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı ...’un; geçici iş göremezlikten kaynaklanan bakiye tazminat alacağının olmadığı, (... tarafından yeterli ödeme yapıldığından) sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 2.409.981,61-TL olduğu, ancak olay tarihi olan 19.05.2022 itibariyle ... poliçesi ölüm-sakatlanma (klozu) limit tutarının 500.000,00-TL olduğu, sürekli iş göremezlik yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe teminat limit tutarı olan 500.000,00-TL ile sınırlı olduğu, kalan tazminat tutarından diğer davalı sürücünün sorumluluğunun devam ettiği, bakıcı gideri tazminat alacağının bulunmadığı, hatır taşımasına ve müterafik kusura ilişkin hukuki değerlendirme ve indirim Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, (hatır taşıması yönünden; cevap dilekçesinde sürücünün davacı yolcuyu ricası üzerine hatır amaçlı olarak kendi aracına aldığı beyan edildiği, mürerafik kusur yönünden; Sayın Mahkeme tarafından aldırılan 15.04.2025 tarihli bilirkişi kusur raporunda, davacı yolcu ...'un dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda koruyucu emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusurunun olduğu, yüzde oranının Mahkemenin takdirinde olduğu şeklinde belirtildiği görülmüştür) Sayın Mahkeme tarafından davacı yanın sigorta şirketine başvurusunun geçerli olduğunun kabulü halinde, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 05.09.2022’den itibaren yasal faiz yürütülerek (Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek, .... . 21.02.2025 tarih, .... . sayılı ilamı, .... . sayılı ilamı) tazminat talebinde bulunabileceği, diğer davalı sürücüden kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği..." şeklinde, davacının ... tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi gideri zararı bakımından ise doktor bilirkişi tarafından 26.01.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...davacının 14.05.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında cismani zarar görmesi nedeniyle ... tarafından ödenmeyen tedavi giderine ilişkin zararının 1.260,00-TL olduğu..." yönünde görüş ve kaanat bildirdiği görülmüştür. Bilirkişilerce yapılan hesaplamada uygulanan yöntemin Yargıtay içtihatlarında öngörülen ilkelere uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmekle, mahkememizce hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, celp edilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 19.05.2022 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ölüm ve sakatlık teminatı ile tedavi giderleri teminatı bakımından ayrı ayrı 500.000,00-TL limitli ... poliçesi ile sigortalı olup diğer davalının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının %32 oranında daimi iş göremezliğe, 3 aya kadar geçici iş göremezliğe neden olacak şekilde yaralandığı ve bu yaralanmanın karşılığı olarak davacının 2.409.981,61-TL daimi iş göremezlikten, 1.260,00-TL tedavi giderinden kaynaklanan karşılanmayan maddi zararının oluştuğu, geçici iş göremezlik zararının ise ... tarafından karşılandığı anlaşılmış olup davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranda tam kusurunun bulunduğu da görülmekle, davacının mezkur maddi zararlarının tazmininden, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin daimi ve geçici iş göremezlik zararı için 500.000,00-TL sakatlık teminatı ile sınırlı olarak, 1.260,00-TL tedavi giderinden ise diğer 500.000,00-TL miktarlı tedavi giderleri temimatı kapsamında olmak üzere, davalıların, kural olarak, müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak davaya konu trafik kazasında davacının emniyet kemeri takmadığının tespit edilmesi karşısında toplam maddi tazminattan ilk olarak %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gibi davalılar tarafından hatır taşıması defi ileri sürülmüş olup bu açıdan da konuya bakıldığında, araç sürücüsü davalı ile davacının arkadaş oldukları ve davacının araçta bu yakınlık kapsamında seyahat ettiği görülmüş olup, buna göre olayda hatır taşıması koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla tazminattan %20 oranında da hatır taşıması indirimi yapılması gerekmiştir. Böylece somut olarak, davacının 2.409.981,61-TL daimi iş göremezlik maddi tazminatından önce %20 müterafik kusur indirimi yapılmış, bunun neticesinde ulaşılan 1.927.985,29-TL üzerinden %20 hatır taşıması indirimi yapılmış ve sonuç olarak daimi iş göremezlik tazminatı talebinin, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 500.000,00-TL poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla, 1.542.388,24-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir (Emsal: .... .'nin 20/02/2017 tarih ve .... sayılı ilamı). Aynı indirimlerin 1.260,00-TL miktarlı tedavi gideri talebi bakımından da yapılması gerekmekte ise de eldeki davada bu kısım için 50,00-TL talep edilmiş olup yapılacak indirimlerin sonucu değiştirmeyeceği görülmüştür. Son tahlilde, davacının maddi tazminat isteminin bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebi bakımından ise bu taleplerinin haklılığı kanıtlanamadığından reddi gerekmiştir. Temerrüt tarihi bakımından ise günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden araç maliki ile sürücüsü olan davalı .... bakımından 19.05.2022 kaza tarihinin, diğer davalı ... sigortacısı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise KTK md. 99 uyarınca sigortaya başvuru tarihine göre 05.09.2022 temerrüt tarihinin esas alınması gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda kaza tarihi, meydana gelen kazanın oluş şekli ile tarafların kusur durumu, kaza neticesinde davacının %32 oranında daimi iş göremezliğe, 3 aya kadar geçici iş göremezliğe neden olacak şekilde yaralanması ile oluşan cismani zararının boyutu ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları da göz önüne alınarak, davacının kendi yaralanması sebebiyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde, davacı tarafından dava dilekçesinde talep edilen 250.000,00-TL manevi tazminat miktarının, kural olarak, makul olabileceği görülmekle birlikte, maddi tazminata ilişkin olarak yukarıda açıklanan nedenlerle, somut olayda davacının müterafik kusurunun ve hatır taşımasının varlığı da gözetilerek, aynı takdiri indirimlerin yapılması sonucunda son tahlilde 160.000,00-TL manevi tazminatın somut olayda hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Temerrüt tarihi bakımından ise, yine maddi tazminata dair yukarıda açıklanan gerekçelerle, 30.06.2021 kaza tarihinin esas alınması gerekmiş ve hükmolunan manevi tazminata bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi uygun bulunmuştur. Nihayet, müterafik kusur ve hatır taşıması gerekçesiyle yapılan takdiri indirimlerden dolayı reddedilen tazminat miktarlarına ilişkin olarak, davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesine yer olmadığı kabul edilmiş (.... sayılı ilamı, .... sayılı ilamı) ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat istemi bakımından davanın kısmen kabulü ile; (a)1.542.388,24-TL (davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 500.000,00-TL poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.542.438,24-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 05.09.2022 temerrüt, diğer davalı yönünden 19.05.2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (b)Fazlaya dair sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri bakımından fazlaya dair maddi tazminat isteminin REDDİNE, 2-Manevi tazminat istemi bakımından davanın kısmen kabulü ile; 160.000,00-TL manevi tazminatın 19.05.2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin REDDİNE, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli harç 105.363,96-TL olmakla davacı tarafından yatırılan 854,90-TL peşin harç ile 8.231,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 9.085,90-TL harcın mahsubu sonrasında kalan 96.278,06-TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 25.069,10-TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 10.929,60-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 239.941,35-TL ücreti vekaletin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 80.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Maddi tazminat yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre takdiri indirimler dışında reddolunan miktar üzerinden hesaplanan 150,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 9-Manevi tazminat talebi bakımından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olamdığına, 10-Davacı tarafından yatırılan 854,90-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı ile 8.231,00-TL ıslah harcı toplamı olan 9.166,60-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 593,00-TL tebligat gideri, 8,15-TL müzekkere gideri, 521,50-TL dosya masrafı, 9.525,00-TL adli tıp rapor ücreti, 14.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 34.564,25-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret durumuna göre, 34.560,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16.06.2026

Katip .... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/820, K. 2026/390, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-820-e-2026-390-k-3527b2152d07