İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/29 E. 2026/52 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/29
Karar No
2026/52
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/29 Esas - 2026/52 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/29 KARAR NO : 2026/52

.... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2025 KARAR TARİHİ : 30/01/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 06/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan; Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili .... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile seyir halindeyken, 28/08/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kusurlu hareketi neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği; kaza tespit tutanağına göre davalı taraf sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiği; kaza neticesinde müvekkiline ait araçta ciddi oranda değer kaybı oluştuğu; davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak sonuç alınamadığı; arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığı beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00.-TL değer kaybı tazminatının, kaza tarihi olan 28/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 13/11/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; dava dilekçesinde 100,00.-TL olarak talep edilen değer kaybı alacağının, bilirkişi raporu doğrultusunda 26.900,00.-TL artırılarak toplam 27.000,00.-TL'ye yükseltildiği; bu bedelin kaza tarihi olan 28/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığı, gerekli evrakların ve banka bilgilerinin sunulmadığı, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiği; kaza neticesinde araç hasarının kasko şirketi tarafından karşılandığı ve rücuen 119.708,12.-TL ödeme yapıldığı; poliçe teminat limitinin 200.000,00.-TL olduğu; talep edilen değer kaybının sigorta genel şartlarına göre tespit edilmesi gerektiği; aracın geçmiş hasar kayıtlarının ve kilometre bilgisinin dikkate alınması gerektiği; müvekkili şirketin temerrüde düşmediği, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği ve avans faizi talebinin kabul edilemeyeceği beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ....'a Ait Sürücü Belgesi (Ehliyet) Fotokopileri. .... Kaza Anına ve Araç Hasarlarına İlişkin Fotoğraflar. Davalı ..... Davacı Vekili Tarafından .... 23/03/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu (Makine Mühendisi ... 09/11/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu (Makine Mühendisi.... IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ...L ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ......'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "..plakalı aracın, davalı sigorta şirketi tarafından ... kapsamında sigortalanmış olduğu" hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 28/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacının aracında değer kaybı meydana gelmiş olup olmadığı; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalının işbu maddi tazminat kaleminden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.

b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında yetki veya tahkim ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.

c) Haksız Fiilden Doğan Sorumlulukta Mevzuatın İrdelenmesi : Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve Kusurun İspatı" başlıklı 50. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın Belirlenmesini Düzenleyen 51. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. (2) Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür."

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın İndirilmesini Düzenleyen 52. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. (2) Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişkiyi Düzenleyen 61. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir: "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta İç İlişkiyi Düzenleyen 62. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. (2) Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı 99. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. (2) Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz işgünü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder. (3) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar 108.000.000.- lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar." d) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Hukuki Nitelendirmesi: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları güvence altına alan temel bir sigorta türüdür. Bu sigortanın hukuki çerçevesi; başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) olmak üzere ilgili mevzuatla detaylı bir şekilde çizilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; hukuki niteliği itibariyle bir sorumluluk sigortasıdır ve sigorta ettirenin, bir haksız fiil sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu sorumluluğun temeli, araç işleteninin kusursuz sorumluluğudur (KTK 85. maddesi); amacı ise, kusurlu sürücünün mali gücünün yetersiz kalması halinde dahi, kazada zarar gören üçüncü kişilerin mağduriyetini önlemektir. İşbu sigortanın yaptırılması zorunluluğu, 2918 Sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 91/1. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." amir hükmü düzenlenmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, bir kaza durumunda sigortalı aracın sürücüsünün hukuki sorumluluğu çerçevesinde, karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın kapsamında değildir. Sigortanın kapsamı ve teminat limitleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile detaylandırılır. Bu kapsamda; kaza sonucunda diğer araçlarda veya üçüncü kişilere ait eşyada meydana gelen hasarlar (onarım bedeli, değer kaybı vb.); yaralanan kişilerin, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, tedavi masrafları (KTK m. 98 uyarınca Bu teminat.... sorumluluğunda olan ve Kurum tarafından karşılanan tedavi giderlerini de kapsamaktadır); sürekli sakatlık durumunda kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını karşılamak üzere maluliyet oranına göre belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı; bir kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, ölen kişinin desteğinden mahrum kalan yakınlarına (mirasçılarına) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, kural olarak manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Sigorta Genel Şartlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla zarar görenler; manevi tazminat taleplerini doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve işletenine karşı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca açacakları dava ile ileri sürmek zorundadırlar. Zarar görenler, tazminatlarını sigorta poliçesinde belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan talep edebilirler Sigorta şirketi; hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, haklı bir gerekçesi olmaksızın ödemeyi yapmazsa temerrüde düşmüş sayılır. İşbu maddi tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri; KTK'nın 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, maddi ve bedensel zararlara ilişkin talepler; zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olması halinde, işbu zamanaşımı süresi, tazminat talepleri için de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçlarında ceza zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçlarında ise 15 yıl olduğundan, yaralanmalı kazalarda sigortaya başvuru süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzayabilmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sisteminin en önemli sosyal tamamlayıcı unsurlarından biri Güvence Hesabı'dır. Hesabın görev ve yetkileri KTK m. 108 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'te düzenlenmiştir. Güvence Hesabı, aşağıdaki durumlarda devreye girerek yalnızca bedensel zararları (sakatlanma ve ölüm tazminatları ile tedavi giderleri) karşılar: Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi (vurup kaçma). Kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması. Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası. Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışması ve işletenin sorumlu tutulamaması.

e) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, dava konusu trafik kazasında davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğu hususlarını beyanla; değer kaybı zararının tahsiline karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; başvurunun usulüne uygun yapılmadığı; hasar bedelinin ödendiği; poliçe limitlerinin gözetilmesi gerektiği ve temerrüdün oluşmadığı hususlarını beyanla; davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi : Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespiti hususunda, öncelikle bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. i. Makine Mühendisi .... Tarafından Düzenlenen 23/03/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davaya konu kazanın 28/08/2024 tarihinde, .... plakalı araç sürücüsü ....R'ın, orta şeritten seyrederken sola manevra yaparak sol şeritten gelen davacı aracının önüne kırdığı; bu eylemiyle 2918 sayılı KTK'nın 53/b-1 (sola dönüş kuralları) ve 84/1-j (manevra kuralları) maddelerini ihlal ettiği; bu nedenle davalı taraf sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu; davacı sürücü ...'ın ise kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali bulunmadığı ve kusursuz olduğu hususları rapor edilmiştir. 23/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmiş ise de; 16/09/2025 tarihli duruşmada Mahkememizce yapılan değerlendirmede, "kusur durumu" hususunda yapılan tespitlerin denetime elverişli olduğu ve tarafların bu hususa yönelik spesifik bir itirazının bulunmadığı (itirazların değer kaybı hesaplamasına yönelik olduğu) anlaşıldığından, kusur yönünden ek rapor alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. ii. Kusur Durumu ve Oranları Hususunda Mahkememiz Değerlendirmesi : Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve krokisinde yapılan incelemede; davalı sürücü .... Bulvarı üzerinde orta şeritte seyrederken, .... U dönüşü kavşağına geldiğinde şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı olarak, sol şeritte seyreden davacı aracının önüne kırdığının ve sola manevra yaptığının sabit olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-b maddesi, sola dönecek araçların "yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmak zorunda olduklarını" düzenler. Davalı sürücünün orta şeritten sola dönmeye çalışması bu kuralın açık ihlalidir. Ayrıca manevra kurallarını düzenleyen 84/1-j maddesinin ihlali de bilirkişi tarafından doğru tespit edilmiştir. Davacı sürücü .... kendi şeridinde (sol şerit) nizami bir şekilde seyrederken, sağ tarafından (orta şeritten) aniden önüne kırılan araca karşı yapabileceği bir manevra bulunmamaktadır. Bu durum; davacının kazanın oluşumunda etken bir ihlalinin bulunmadığını ve dolayısıyla "kusursuz" olduğunu göstermektedir. Anılan hususların yanı sıra, dosyada mevcut delil evrakı incelendiğinde; yapılan ölçümlerde davacı sürücüde alkol tespit edilmemiş olması ve bunun yanı sıra Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın, "araç değer kaybı" istemli maddi tazminat davası olduğu hususu dikkate alındığında, müterafik kusur tartışmalarında sıklıkla gündeme gelen "emniyet kemeri takmama" durumunun, ancak bedensel zararların tazmininde zararın artmasına sebep olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlıkta müterafik kusura müessir niteliği bulunmadığından değerlendirme dışı bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın, zararın artmasında herhangi bir müterafik kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan hususlar doğrultusunda; davalı sürücü ...'ın, dava konusu kazanın ve neticeten doğan hasarın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; bu doğrultuda davacı sürücü ...'ın da kusursuz bulunduğu kanaatine varılmıştır. Değer Kaybı Zararının Değerlendirilmesi : Mahkememizce; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespitine yarar yeterli delil toplanmış olduğu anlaşılmakla; müteakiben değer kaybı zararının tespiti hususunda bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. i. Makine Mühendisi.... Tarafından Düzenlenen 23/03/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacıya ait ....3 plakalı aracın........ manuel vitesli ve 182.856 km'de olduğu; aracın kaza öncesinde 3 adet hasar kaydının bulunduğu; kaza neticesinde motor kaputu, ön tampon, ön panel gibi parçaların değiştiği ve sağ ön çamurluğun onarıldığı; aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa rayiç değerinin yaklaşık 428.000,00.-TL, kazalı haldeki değerinin ise 401.000,00.-TL olduğu; bu veriler ışığında araçta meydana gelen değer kaybının 27.000,00.-TL olduğu; davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin (200.000,00.-TL) hasar ödemesi düşüldükten sonra kalan kısmının (80.291,88.-TL) bu tutarı karşılamaya yeterli bulunduğu hususları rapor edilmiştir. 23/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 03/04/2025 tarihli dilekçe kapsamında, “aracın hasar bedelinin araç değerinin %28'ine tekabül ettiği, buna karşın %6,3 oranındaki değer kaybı hesaplamasının hayatın olağan akışına aykırı ve düşük olduğu” gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise sunulan dilekçe kapsamında “aracın eski kazalarının detaylarının ve hasar gören parçalarının tespit edilmeden hesaplama yapıldığı” gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. 23/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan inceleme neticesinde; taraf itirazlarının karşılanması ve piyasa verilerinin detaylandırılması gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.

ii. Makine Mühendisi ....Tarafından Düzenlenen 09/11/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; aracın 19 yaşında olması ve önceki hasarlarının (2005 ve 2009 tarihli) üzerinden çok uzun zaman geçmesi nedeniyle detaylarına ulaşılamadığı ancak son hasarın cam hasarı olduğu; değer kaybı hesaplamasında aracın yaşı, kilometresi ve piyasa koşullarının (internet ilanları ve emsal değerler) dikkate alındığı; %6,3 oranındaki değer kaybı tespitinin 19 yaşındaki bir araç için piyasa gerçekleriyle örtüştüğü; bu nedenlerle kök rapordaki 27.000,00.-TL tutarındaki değer kaybı hesaplamasının geçerli olduğu hususları rapor edilmiştir. 09/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik davacı tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı; davalı vekili tarafından sunulan dilekçe kapsamında ise, “eski kazaların detaylarının tam olarak tespit edilemediği, hasarlı parçaların mükerrer hasar görüp görmediğinin belirlenemediği” gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. iii. Makine Mühendisi .... Tarafından Düzenlenen Bilirkişi Kök ve Ek Raporlarına (Değer Kaybı Tespitlerine) Yönelik İtirazların Değerlendirilmesi : Davacı vekili tarafından sunulan "hasar bedelinin araç değerinin %28'i olduğu, bu nedenle %6,3'lük değer kaybının hayatın olağan akışına aykırı olduğu" hususundaki itiraz beyanları ile ilgili olarak; 19 yaşında ve 182.000 km'deki bir aracın parçaları yenilendiğinde (onarım gördüğünde), aracın teknik değerinde bir artış (kıymet kazanma) dahi söz konusu olabilirken, piyasa algısı nedeniyle oluşan değer kaybının sınırlı kalmasının teknik ve ekonomik bir gerçek olması ve bilirkişinin "eski model araçlarda onarım maliyetinin araç değerine oranının yüksek olmasının, değer kaybının da aynı oranda yüksek olacağı anlamına gelmeyeceği" yönündeki tespitinin yerinde görülmesi gerekçeleriyle, itiraz beyanının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanı sıra davalı vekili tarafından sunulan "aracın 2005 ve 2009 yıllarındaki kazalarında hangi parçaların hasar gördüğünün tespit edilmesi" hususundaki talep ve itirazın Mahkememizce değerlendirilmesinde; bilirkişi raporunda ve SBM kayıtlarında bu kazaların detaylarının (eksper raporlarının) sistemde bulunmadığının açıkça belirtilmiş olması; 15-20 yıl önceki hasar detaylarına ulaşılmasının fiilen imkansız olması; aynı zamanda bilirkişinin, söz konusu belirsizliği davalı lehine de olabilecek şekilde "hasar kayıtlı araç" statüsünde değerlendirerek zaten fiyattan mahsup yapmış olması ve neticeten teknik olarak ulaşılamayan bir verinin eksiklik olarak öne sürülmesinin hukuken ve fiilen sonuç doğurmayacak olması hususları dikkate alınarak; anılan husustaki itiraz beyanının da yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları Hususunda Mahkememiz Nihai Değerlendirmesi : Mahkememizce yapılan incelemede; bilirkişi kök ve ek raporlarının herhangi bir çelişki barındırmadığı; raporlar kapsamında, kaza tespit tutanağının, araç ruhsatlarının, SBM (tramer) kayıtlarının, ekspertiz raporunun, kaza fotoğraflarının ve sigorta poliçesinin açıkça atıf yapılmak suretiyle değerlendirilmiş olduğu; davalı sürücünün sola dönüş kurallarını ihlal ettiğinin tespit edilerek %100 kusurlu olduğunun, davacı sürücünün ise kusursuz olduğunu belirlemiş bulunduğu; aynı zamanda bilirkişinin, aracın marka, model, yaş, kilometre, kaza geçmişi (... kayıtları), değişen parçalar ve onarım maliyeti gibi teknik verilerinin incelenmiş olduğu; aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç değerlerinin belirlenmesi amacıyla internet ilanlarının ve emsal değerlerin araştırılmış bulunduğu; ek rapor kapsamında ise, itirazlar üzerine eski kazaların durumu ve piyasa verilerinin tekrar irdelendiği; hesaplamanın piyasa gerçekleriyle örtüştüğü; raporun, aracın ...., 182.856 km'de olduğu bilgisi, dosyadaki ruhsat ve kaza fotoğraflarıyla uyumlu bulunduğu; kaza tarihi, saati ve oluş şekli, kaza tespit tutanağı ile birebir örtüştüğü; raporda aracın geçmişte 3 adet hasar kaydı olduğu (13/08/2005, 15/03/2009, 15/03/2024) bilgisinin,...'den gelen tramer kayıtlarıyla uyumlu olduğunun anlaşıldığı; raporda belirtilen 105.465,93.-TL hasar tutarının, dosyadaki ekspertiz raporu ve fatura bilgileriyle örtüşmekte olduğu; neticeten anılan raporlar kapsamında özellikle 19 yaşında (2005 model) bir araç için değer kaybı hesaplarken karşılaşılan "eski hasar kayıtlarının belirsizliği" sorununun makul bir yöntemle aşıldığı; eski kayıtların detayına ulaşılamamasının risk olarak değerlendirilerek, aracın "hatasız/boyasız" kabul edilmesi yerine "3 adet hasar kayıtlı" olarak değerlendirildiği ve piyasa değerinin, işbu nitelendirme kapsamında belirlendiği; söz konusu yaklaşımın, aracın yaşını ve piyasa gerçeklerini (ikinci el piyasasında hasar kaydının fiyatı düşürmesi) yansıtmakta olduğu anlaşılmakla; Mahkememizce aldırılan kök ve ek raporların, hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. f) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 28/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ..... tarafından .... poliçesi ile sigortalanan .... plakalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı KTK'nın 53/b-1 ve 84/1-j maddelerinin ihlali neticesinde %100 oranında kusurlu olduğu; davacı sürücünün ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Hükme esas alınan ve denetime elverişli bulunan 23/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ve 09/11/2025 tarihli ek rapor kapsamında; davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ile kazadan sonraki hasarlı piyasa değeri arasındaki farkın (değer kaybının) 27.000,00.-TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın, aracın geçmiş hasarlarına ilişkin itirazlarının; yukarıda detayları belirtilen gerekçelerle, aracın yaşı ve mevcut SBM kayıtları karşısında soyut nitelikte kaldığı ve bilirkişi tarafından yapılan piyasa rayiç araştırmasının ve hesaplama yönteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Anılan hususların yanı sıra, davacı tarafın; davalı sigorta şirketine 24/10/2024 tarihinde başvurduğu, KTK'nın 99. maddesi uyarınca sigorta şirketinin 8 iş günü içinde ödeme yapma yükümlülüğü bulunduğu dikkate alındığında; davalı şirketin temerrüt tarihinin, 06/11/2024 tarihi olduğu tespit edilmiştir. Açıklanan hususlar doğrultusunda; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda 27.000,00.-TL'nin, 06/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.844,37.-TL. harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL. peşin harç ve 460,00.-TL. tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.075,40.-TL.'nin mahsubu ile bakiye kalan 768,97.-TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL. peşin harç, 615,40.-TL. başvurma harcı, 87,50.-TL. vekalet harcı ve 460,00.-TL. tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.778,30.-TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 6.500,00.-TL. bilirkişi ücreti ile 180,00.-TL. posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.680,00.-TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00.-TL. arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 27.000,00.-TL. üzerinden) takdir edilen 27.000,00.-TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 30/01/2026

..... ¸ ¸

Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/29, K. 2026/52, T. 30.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-29-e-2026-52-k-d92aea962839