Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/786 E. 2026/1016 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/786
Karar No
2026/1016
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/786 Esas

KARAR NO:2026/1016

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/02/2026

NUMARASI:2025/162 Esas, 2026/206 Karar

DAVANIN KONUSU:ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... ... Marka ... plaka numaralı araçta yağ tüketiminin fazlalığından dolayı arızalanması üzerine araç şoförü ... aracı 17/09/2018 tarihinde davalı şirkete ait servise götürdüğünü, aracın tamiri ile ilgili olarak 19/09/2018 tarihinde 2.419,92-EURO masraf çıkarıldığını, bu masrafın araç şoförü tarafından şirket merkezine iletildiğini, şirket merkezinin bu masrafı makul bularak aracın tamirine başlandığını, 21/09/2018 tarihinde aracın bakımının bittiği gerekçesiyle araç şoförünün servise çağrıldığını, deneme amaçlı motor çalıştırılınca motorda aracın servise tesliminden önce var olmayan bir arızanın tespit edildiğini, servis yetkililerince aracın yeniden onarıma alındığını, ancak servis yetkililerinin bu esnada Türkçe bilmeyen araç şoförüne içeriğini bilmediği belgeler imzalattıklarını, 22/09/2018 tarihinde araç şoförünün tekrar servise çağrılınca bu seferki denemede ise aracın motor kol yaptığını, yani motorun kullanılamaz hale geldiğini, bunun üzerine servis yetkililerinin müvekkili şirketten aracın motorunu yenilemelerini ve bunun için de kullanılmamış yeni bir motor temin etmelerini istediklerini, müvekkili şirket şoförünün ise aracın teslimi sırasında tespit edilen arızanın yağ tüketimi fazlalılığı ile ilgili olduğunu, tamirat sırasında bu durum ile alakası olmayan başka bir arızanın üremesine sebep olunduğunu, bu hususun davalı şirket yetkililerinin kusurundan kaynaklandığını belirterek aracın eski hale getirilmesini ve mağduriyetin giderilmesini talep ettiğini, ancak araç şoförünün yabancı olmasından dolayı kendisinin kandırılmaya ve iradesinin fesada uğratılmaya çalışıldığını, bu nedenlerle davalı şirket çalışanlarının kusuruna dayalı olarak meydana gelen zararın tazmini için gerekli incelemelerin yapılmasını ve yapılacak tespit sonucunda miktar artırımında bulunmak üzere 100 USD, ayrıca davalı tarafın eylemine bağlı olarak .... Şti. ile varılan anlaşmanın yerine getirilememesi ve buna dayalı olarak aylık net kazanç olan 3.900-USD'den Ekim, Kasım Ve Aralık 2018 ve Ocak, Şubat, Mart 2019 ayları olmak üzere toplam 23.400-USD'nin şimdilik 900 USD'nin toplamda 1.000-USD'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı aracın müvekkili şirkete 17/09/2018 tarihinde aracın motor ikazının yandığı, aracın 1000 KM'de 6 Lt. Motor yağı eksilttiği ve motor yağı koyma kapağının açıldığında ses geldiği şikayetleri ile araç şoförü tarafından getirildiğini, aracın yapılan kontrollerinde motorun kompresyon değerlerinin düşük olduğu, bu nedenle motorun sökülerek incelenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bu konuda davacı şirket yetkili ve şoförün onayının tercüman aracılığıyla onayının alındığını, iş emrinin araç şoförüne imzalatıldığını, araçtaki arızanın tamir ile giderilemeyeceği, silindir gömlekleri ve piston segmanın bütünüyle değişmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine ... aracılığı ile davacı şirket yetkilisinin arandığı, araçtaki problemin tamir edilerek onarılamayacağı, tüm silindirin değiştirilmesi gerektiği, bu parçaların Türkiye ... ... 'de bulunmadığını, Almanya'dan sipariş edileceğinin anlatıldığını, davacı şirket yetkilisinin aracın gümrükten geçmek üzere yüklü olduğunu, ürünlerin Almanya'dan gelmesini beklemeyeceklerini belirtip araçtaki parçaların onarımında ısrarcı olduklarını, görüşmeler sırasında aracın yüklü olması nedeni ile sınırı geçecek kadar dahi tamirat yapılmasını yeterli gördüklerini, müvekkili şirketin ise prensipleri gereği böyle bir işlem yapamayacağını söylediğini ancak davacı şirket yetkilisinin ısrarı üzerine motoru parça değişimi olmaksızın tamir etmeye çalıştıklarını, bunun davacı şirket yetkilisine bildirildiğini, aracın motorunu toparlanmaya çalıştıklarını,ancak aracın hareket etmediğini, aracın tamiratı bittikten sonra teslim alınması için ciddi adımlar atıldığını, somut olayda araç motorunun ciddi hasarlı bir şekilde müvekkili şirkete geldiğini, bu hususta müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; Yapılan inceleme neticesinde davalı servisin her ne kadar kusurlu hizmet verdiği sonucuna ulaşılmışsa da, dinlenen tanık beyanları sunulan raporun sonuç kısmı ile beraber değerlendirildiğinde, yapılan işlemler hususunda davalının kusurunun bulunmadığı, zira söz konusu sonucun ortaya çıkabileceğinin davalı tarafından davacıya aracı kullanan şoför aracılığıyla iletildiği, fakat davacının aydınlatmaya rağmen işinin ivedi olması nedeniyle söz konusu tamiratı bilerek eksik bir şekilde yaptırdığı, bu sebeple kusurun davacının kendisinde olduğu, davacı tarafından her ne kadar servis yetkilileri tarafından dava dışı Türkçe bilmeyen şoföre bir kısım belgeler imzalatılması hususunun usulsüz olduğu iddia edilmişse de dinlenen tanık beyanlarından dava dışı şoförün davacı şirket yetkilileri ile iletişime geçerek yapılan işlemlere onay verdiği, ayrıca Türkçe bilmeyen şoför ile de tercüman vasıtasıyla iletişim kurulduğu, işin içinde hile olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle bu iddiaya da itibar edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.DAİREMİZİN 2021/1361 E-2025/161 K sayılı 30/01/2025 tarihli kararı ile;İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, aracın servise getirildiğinde motordaki hasar durumunun ne olduğu, motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda meydana gelip gelmediği, servise geldiğinde bir motor arızası var ise, davalının motorda tamir işlemi yapmasının motor arızasına etkisinin ne olacağı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı gibi, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklandığı da kesin olarak açıklanmadığı, davalının servisin hatalı ve eksik tamir eylemi ile davacının aracında arıza meydana gelmiş ise davalı, davacının bu nedenle uğradığı zararı tazminle yükümlü olduğu, ancak zararın davalıdan tazminine karar verilebilmesi için öncelikle zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklandığının kesin olarak ispatlanması gerektiği, bu durumda mahkemece; üniversitelerin ... kürsüsünden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, araç üzerinde yeniden inceleme yapılarak, dosya kapsamında bulunan tüm belgeler de incelenerek, motorun servise geldiğinde başlangıçtaki durumunun ne olduğu ve servise geldiğinde bir motor arızası olup olmadığının tespiti ve yapılan servis işlemlerininde tespiti akabinde motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda oluşup oluşmadığı,tamir işleminin motor hasarına etkisinin ne olduğu, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi ve davacının varsa zararın giderim bedeli tespit edilerek, açık ve denetlenebilir bir rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesi ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece; istinaf ilamı doğrultusunda; dosya kapsamında bulunan tüm belgeler de incelenerek, motorun servise geldiğinde başlangıçtaki durumunun ne olduğu ve servise geldiğinde bir motor arızası olup olmadığının tespiti ve yapılan servis işlemlerininde tespiti akabinde motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda oluşup oluşmadığı,tamir işleminin motor hasarına etkisinin ne olduğu, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi ve davacının varsa zararın giderim bedeli tespit edilmesi hususunda, üniversitede ... kürsüsünden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyeti ile araç üzerinde keşif icra edildiği, yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 30/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; davalı yetkili servisin silindirleri honladığı, piston ve segman revizyonu ile kısmi onarım yoluna gittiği, davalı servisçe uygulanmış onarıma ait kesimlere de nüksetmiş olan hasarın kök nedeninin aracın motorunun yağ pompasının görevini yerine getiremez oluşundan kaynaklandığı, servisin; motorun krank yataklarını ve biyel yataklarını değişmemiş olması ile oluşan arızanın illiyet bağı bulunmadığı, motorun yağ pompasına ait elemanları ve pompa gövdesindeki aşınmalar incelendiğinde, davaya konu çekicinin uzun süre eksik yağ ile kullanıldığı ve yağlama basıncının düşük olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle dava konusu aracın motorunda uygulanan kısmi onarım işlemi ile ortaya çıkan arızanın doğrudan illiyet bağı bulunmadığı, uygulanan onarım işleminin motorun yatak sarmasına neden olmadığı, çekicinin motorunda mevcut olan arızasının; yağ basıncı düşüklüğü olup servise getirilmesi öncesinde var olan ve yağsızlık kaynaklı bir sorun olduğu kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, davalı tarafça verilen hizmetin ayıplı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17 Hukuk Dairesinin kaldırma gereklerinin yerine getirilmediğini, Mahkemece alınan 30/01/2026 tarihli raporun önceki kaldırma kararının gerektirdiği açıklık ve kesinliği sağlamadığını, hükme esas alınabilecek açıklıkta olmadığını, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, davalı servisin eksik ve sınırlı müdahalesinin son hasara hiçbir etkisinin bulunmadığı sonucuna nasıl varıldığının somutlaştırılmadığını, davalı servisin müdahelesinin hasarı ağırlaştırıcı, hızlandırıcı, veya kesinleştirici etkisinin tartışılmadığını, eski bilirkişi raporundaki müvekkili lehine tespitlerin bilimsel olarak çürütülmeden göz ardı edildiğini,yeni heyetin önceki rapordaki teknik değerlendirmeyi bilimsel verilerle çürütmediğini, yalnızca farklı bir sonuca vardığını, deliller arasında çelişki bulunduğu durumda mahkemenin bu çelişkiyi gidermeden ve bir raporun diğerine üstün tutulduğu gösterilmeden hüküm kurulamayacağını, kararın gerekçe bakımından da yetersiz olduğunu, "müşteri istedi" savunmasının davalı servisin uzmanlık ve özen borcunu ortadan kaldırmayacağını, davalının standartın altında ve eksik bir onarım yapmasının ağır hizmet kusuru bakımından ayrıca değerlendirmesi gerektiğini, dosyada dayanak yapılan 21/09/2018 tarihli belgenin Türkçe düzenlendiğini, araç şoförünün ise yalnızca Rusça ve Romence bildiğini, belge içeriğini bilmeden prosedür gereği olduğunu düşünerek imza attığını, tercüman olarak gösterilen kişinin bağımsız ve yeminli tercüman olmadığını, davalı iye düzenli ilişki içinde bulunan bir şahıs olduğunu, bu nedenle söz konusu belgenin davalı servisin kendi özen borcunu ve kusurunu bütünüyle bertaraf eden kesin bir sorumsuzluk kaydı gibi değerlendirilemeyeceğini, hasarın davalının zilyetliği ve kontrolü altında gerçekleştiğini, davalı tanıklarının beyanlarının tek başına esas alınamayacağını, zarar ve kazanç kaybı yönünden eksik inceleme bulunduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ayıplı araç tamiri nedeniyle araçta meydana geldiği ileri sürülen hasar bedeli ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.Dairemizin kaldırma kararından sonra, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu ... ... Marka ... plakalı araç üzerinde yeniden inceleme yapılarak, dosya kapsamında bulunan tüm belgeler de incelenerek, motorun servise geldiğinde başlangıçtaki durumunun ne olduğu ve servise geldiğinde bir motor arızası olup olmadığının tespiti ve yapılan servis işlemlerininde tespiti akabinde motordaki hasarın tamir işlemleri sonucunda oluşup oluşmadığı, tamir işleminin motor hasarına etkisinin ne olduğu, zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenmesi ve davacının varsa zararın giderim bedeli tespit edilerek, açık ve denetlenebilir bir rapor alınması hususunda araç başında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinin 30/01/2026 tarihli raporunda özetle; dava konusu aracın motoru üzerinde yapılan incelemede davalı yetkili servisin silindirleri honladığı, piston ve segman revizyonu ile kısmi onarım yoluna gittiği anlaşıldığı, davalı servisçe uygulanmış onarıma ait kesimlere de nüksetmiş olan hasarın kök nedeninin aracın motorunun yağ pompasının görevini yerine getiremez oluşu olduğu, servisin; motorun krank yataklarını ve biyel yataklarını değişmemiş olması ile oluşan arızanın illiyet bağı bulunmadığı, bu nedenle... tarafından dava dosyasına sunulmuş rapordaki kanaatin isabetli bulunmadığı, motorun yağ pompasına ait elemanları ve pompa gövdesindeki aşınmalar incelendiğinde, davaya konu çekicinin uzun süre eksik yağ ile kullanıldığı ve yağlama basıncının düşük olduğu anlaşıldığı, bu bağlamda dava konusu aracın motorunda uygulanan kısmi onarım işlemi ile ortaya çıkan arızanın doğrudan illiyet bağı bulunmadığı, uygulanan onarım işlemi motorun yatak sarmasına neden olmadığı, çekicinin motorunda mevcut olan arıza; yağ basıncı düşüklüğü olup servise getirilmesi öncesinde var olan ve yağsızlık kaynaklı bir problem olduğu, davaya konu araç motorlarında ortaya çıkmış olan türdeki benzer arızaların giderilebilmesi için metodolojik olarak motorların silindirlerinin, pistonlarının, segmanlarının, tüm yataklarının ve kontrol sonrası gerekli görülür ise yağ pompasının değişimi elzem olduğu, ancak dava konusu olayda taraflar arasında kısmi türde bir onarım için antlaşmaya varıldığı, bu nedenle onarımın tekniğine uygun yapılmamasının sorumluluğunun hangi tarafta olduğuna dair kanaat hukuki bir mütalaa olduğu için değerlendirilemediği, bu sebeple hizmetin ayıplı olup olmadığına dair takdirin mahkemeye bırakıldığı, ... tarafından 17/09/2018 tarihinde uygulanmış onarımın, dava konusu aracın motorunun yatak sarmasına sebebiyet vermediği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı, davalının ayıplı hizmet verdiğini ve bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiştir.İspat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. TMK'nın 6. Maddesinde de, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiştir.6098 Sayılı TBK'nun 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Yine TBK'nın 114/2 fıkrasında; Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda davacının hem uğradığı zararı ve miktarı hem de davalının eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerekir. Davalı servisin hatalı ve eksik tamir eylemi ile davacının aracında arıza meydana gelmiş ise davalı,davacının bu nedenle uğradığı zararı tazminle yükümlüdür. Ancak zararın davalıdan tazminine karar verilebilmesi için öncelikle zararın davalının ayıplı hizmet ifasından kaynaklandığının kesin olarak ispatlanması gerekir.(Yargıtay 3. H.D 2014/19843 E-2015/15623 K sayılı kararı)Somut olayda; Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece, üniversitenin ... kürsüsünden seçilen 3 kişilik bilirkişi heyeti refakate alınarak keşif yapılmış ve dava konusu araç incelenmiştir. Bununla birlikte bilirkişi heyet raporunda, dosyaya sunulan servis kayıtları ve video kayıtlarının da incelendiği belirtilmiştir. Aracın motoru üzerinde bizzat yapılan inceleme ile dosyaya sunulan servis kayıtları ve video kayıtları da incelenerek düzenlenen bilirkişi heyet raporunda, hasarın kök nedeninin aracın motorunun yağ pompasının görevini yerine getiremediğinden kaynaklandığı, dava konusu aracın motorunda uygulanan kısmi onarım işlemi ile ortaya çıkan arızanın doğrudan illiyet bağının bulunmadığını, uygulanan onarımın motorun yatak sarmasına neden olmadığı, çekicinin motorunda mevcut olan arızanın yağ basıncı düşüklüğü olup servise getirilmesi öncesinde var olan ve yağsızlık kaynaklı bir problem olduğu, davalı tarafından uygulanan onarımın dava konusu aracın motorunun yatak yapmasına sebebiyet vermediği ve arıza ile servis hizmeti arasında illiyet bağının bulunmadığı tespit edilmiştir.Teknik bilirkişi raporunda yer alan bu tespitlere göre, ispat yükü üzerinde olan davacının, aracında meydana gelen arızanın davalının kusurundan kaynaklandığı ispat edilemediğinden ilk derece mahkemesince davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/162 Esas, 2026/206 Karar sayılı ve 23/02/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02.07.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/786, K. 2026/1016, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-786-e-2026-1016-k-fdc31c73c610