Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1285 E. 2026/993 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1285
- Karar No
- 2026/993
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1285 Esas
KARAR NO:2026/993
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/04/2022
NUMARASI:2017/814 Esas, 2022/402 Karar
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/07/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DOSYA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 06/06/2016 tarihinde Bağımsız Denetim Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği davalının finansal tablolarını bağımsız sınırlı denetime tabi tutacaklarını, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ve bağımsız sınırlı denetim raporunu sunduğunu, davalı şirketin hisselerinin bir kısmının halka açık olması ve borsada işlem görmesi nedeniyle raporların SPK tarafından Kamu Aydınlatma Platformunda (...) yayınlandığını, hizmet karşılığında sözleşmede kararlaştırılan tutar için 29/07/2016 tarih ve 10.180,00 TL tutarlı, 31/10/2016 tarih ve 6.108,00 TL tutarlı ve 31/03/2017 tarih ve 18.324,00 TL tutarlı faturaları davalı şirkete gönderdiklerini, davalı şirketin 18.324,00 TL tutarlı faturayı denetim raporunda görüş vermekten kaçınıldığı gerekçesiyle iade ettiğini, müvekkili şirket SPK lisanslı olup denetimini denetim kuralları içerisinde yaptığını, denetim kuralları çerçevesinde de, denetim raporunda görüş vermekten kaçınması gerektiğini, anılan faturalardan doğan alacağın tahsili için İstanbul 30. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının müvekkilinin edimini yerine getirmediği gerekçesiyle takibe itiraz ettiği, itirazın haksız olduğunu, davalıya sunulan raporların ...'ta yayımlandığını ileri sürerek davalının takibe itirazın iptaline, %20 ' den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında; bağımsız sınırlı denetim raporunun Türkçe ve İngilizce olarak sunulması gerekirken, İngilizce rapor sunulmadığını, sözleşmede belirtilen denetim elemanlarının ve sözleşmedeki sürelerle çalıştıklarının ispatlanması gerektiğini, finansal raporların ...'ta açıklanma gününde davacının denetim elemanlarında değişikliğe gittiğini, davacının atama şartlarına aykırılık ve benzeri hususlar nedeniyle idari para cezası aldığını, davacının finansal raporlara ilişkin 30.06.2016 tarihindeki "Şartlı", 31.12.2016 tarihindeki "Görüş Bildirmekten Kaçınma" şeklindeki görüşleri incelendiğinde dayanakları arasında temel fark bulunmadığını, davacıya talep ettiği her türlü bilgi ve belgenin zamanında teslim edilmesine ve 6 aylık süreçte görüş değiştirecek olumsuz bir durum bulunmamasına rağmen, görüş verilmekten kaçınılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, edimini gereği gibi ifa etmemesine rağmen karşılığını tahsil edilmeye çalışılmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve davacının %20 ' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı karşı davacı vekili karşı davasında; davacı karşı davalının müvekkili şirketin bağlı şirketi ... Enerji ile ilgili bir talebi olmamasına rağmen, finansal raporların açıklama günü olan 01.03.2017 tarihi saat 18:00'de ... Enerji'nin piyasa değeri için ek rapor istediğini, bunun üzerine müvekkilinin saat 23:45'te finansal raporların ...'a bildirilmesi ile ilgili olarak ek süre verilmesi konusunda SPK'ya başvurduğunu, ancak ek süre taleplerinin kabul edilmediğini ve finansal tabloların son gönderim tarihine kadar ...'a gönderilmemiş olması nedeniyle, pay sıralarının geçici olarak işleme kapatıldığını,ek süre talebinin kabul edilmemesi üzerine davacı karşı davalı denetim şirketinin görüş türü: "Görüş Verilmekten Kaçınma" olan bağımsız denetim raporunu açıkladığını, sonrasında dava dışı ... AŞ'den denetim raporu alınmasına karar verildiğini, bu şirket 01.01.2016 - 31.12.2016 hesap denetimine ilişkin bağımsız denetim raporunda görüş türünü, görüş bildirmekten kaçınma değil, şartlı görüş olarak bildirdiğini, bu durumun davacı karşı davalının 31.12.2016 finansal tablolarında haksız yere görüş bildirmekten kaçındığına kanıt olduğunu, davacı karşı davalının eylemleri sonucu finansal raporların 01.03.2017 tarihine kadar açıklanmamış olması nedeniyle müvekkili şirket ile bağlı olduğu ... AŞ'ye ayrı ayrı 27.047,00 TL idari para cezası verildiğini, idari para cezasının davacı karşı davalıdan tahsili gerektiğini, ayrıca dava dışı denetim şirketine ödemek zorunda kaldıkları 20.060,00 TL'nin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini, yine davacı karşı davalı görüş bildirmekten kaçındığı için müvekkili şirketin bir hesap yılında ikinci genel kurulu yapmak zorunda kaldığını, 15.934,00 TL genel kurul masrafının da davacı karşı davalıdan tahsilini gerektiğini savunarak karşı davanın kabulü ile toplam 63.041,77 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı karşı davalı vekili, karşı davaya süresinde cevap vermemiştir.
BİRLEŞEN DOSYA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 31.03.2016 ve 28/06/2016 tarihli Bağımsız Denetim Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği davalının finansal tablolarını bağımsız sınırlı denetime tabi tutacaklarını, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ve bağımsız sınırlı denetim raporunu sunduğunu, hizmet karşılığında sözleşmede kararlaştırılan tutar için 18.11.2016 tarih ve 2.360,00 TL tutarlı, 29.07.2016 tarih ve 5.900,00 TL tutarlı, 31.10.2016 tarih ve 3.540,00 TL tutarlı fatura ve 18.11.2016 tarih ve 70,80 TL tutarlı fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiklerini, davalının faturalara 8 günlük süre içinde itiraz etmediğini, faturaların ödenmemesi üzerine faturalara dayalı alacağın tahsili için İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, müvekkilinin edimini yerine getirmesi nedeniyle itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazın iptaline, %20 ' den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; davacının sözleşmeye aykırı hareket ederek gerekli ve yeterli denetim hizmetini vermediğini, bağımsız sınırlı denetim raporunun Türkçe ve İngilizce olarak sunulması gerekirken, İngilizce rapor sunulmadığını, sözleşmede belirtilen saatlerde hizmet verilmediğini, finansal raporların ...'ta açıklanma gününde denetim elemanlarında değişikliğe gidildiğini, alacağın likit olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve davacının %20 ' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;davacının asıl ve birleşen dosyalarda davalılara sözleşme hükümlerine uygun olarak denetim raporu sunarak hizmet sağladığını ispat yükü altında olduğu, bu kapsamda asıl dosya ile birleşen dosyada davacının üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediğinin tespit edilebilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, asıl dosyada düzenlenen 02.04.2020 tarihli raporda; "davacının 10.180,00 TL'lik ve 18.324,00 TL'lik faturalara konu hizmette Türkçe-İngilizce rapor sunması gerekirken İngilizce raporun sunulmadığı, bu sebeple hizmetin %50'sinin verildiği, 6.108,00 TL bedelli faturaya konu hizmetin ise davalıya tam olarak verildiği, buna göre davacının talep edebileceği alacak miktarının 20.360,00 TL olduğu" hususlarının belirtildiği, birleşen dosyaya ibraz edilen 17.07.2020 tarihli raporda; "davacının sözleşme hükümlerine göre edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiği sadece ödemezlik defi gereği İngilizce raporu sunmadığı, davacının zararına sebebiyet vermediği" yönünde görüş bildirildiği, taraf itirazları üzerine yeni bilirkişi heyetinden alınan 11.10.2021 tarihli raporda ise; "davacının çalışma yaptığı, İngilizce raporları sunmadığı, sunmuş olduğu Türkçe raporlar ile görüş vermekten kaçındığı, davacının sözleşme konusu hizmeti büyük oranda yerine getirdiği, uygulanan idari para cezasının davacı yana yüklenmesinin uygun olmayacağı" hususlarının belirtildiği, buna göre davacının sözleşme kapsamında bağımsız denetim raporunu Türkçe olarak sunduğu, davalılarca bu raporların ...'ta yayınlandığı, sözleşme kapsamında yapılması gereken İngilizce raporların sunulmadığı, raporlar arasında farklılığın, davacının İngilizce denetim raporu sunmamasının ifa eksikliği oluşturup oluşturmadığı hususunda olduğu, davacının asıl ve birleşen dosyalarda finansal tabloların denetlenmesi yönünden denetçileri vasıtasıyla çalışmalar yaptığı, denetime dair Türkçe denetim raporlarını sunduğu, bu raporların ...' ta yayınlandığı, bu raporların geç yayınlanmasında davacının kusurunun bulunmadığı, yapılan çalışma neticesinde düzenlenen raporun İngilizce olarak sunulmasının çeviri yapılmasından ibaret olduğu, bu nedenle davacının hizmeti verdiğinin kabulü gerektiğinden, davacının fatura konusu alacaklara hak kazandığı, buna göre ve birleşen dosyada davalıların asıl alacak yönünden takibe itirazlarının iptalinin gerektiği, ancak davalıların takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada delil bulunmadığından takip öncesi dönem için faiz talebinde bulunulamayacağı, asıl ve birleşen dosyalarda alacağın likit ve muayyen olduğu, karşı davada kesilen idari para cezaları ile şirketçe yapılan genel kurul masraflarının karşı davalıdan tahsilinin talep edildiği, ancak karşı davacı tarafından yapılan ödemelere karşı davalının neden olmadığı gerekçesiyle asıl dosyada davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 30. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına vaki itirazının 34.612,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, 6.922,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karşı davanın reddine, birleşen dosyada davalının davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 36. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına vaki itirazının 11.870,80 TL asıl alacak yönünden iptaline, fazlaya dair istemin reddine, 2.374,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Karar, yasal süre içerisinde asıl dosyada davalı karşı davacı ve birleşen dosyada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Asıl dosyada davalı karşı davacı, birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, karşı davalarında belirtilen hususların incelenmediğini, davacının kendi borcunu gereği gibi ifa etmediğini, ayıplı hizmet sunduğunu, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle asıl dosyada davalı karşı davacı müvekkili haklarında idari para cezası verildiğini ve müvekkilinin dava dışı şirketten denetim hizmeti almak zorunda kaldığını, ayrıca aynı hesap yılı için ikinci kez genel kurul toplantısı yapılmak zorunda kalınıldığı belirterek kararın kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, bağımsız denetim hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura tutarlarının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine, asıl dosyada karşı dava ise sözleşmenin tam ve gereği gibi yerine getirilmediği iddiasıyla zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece; asıl ve birleşen dosyada davacının denetim hizmetini gereği gibi yerine getirdiği ve finansal raporları sunduğu, İngilizce rapor sunulmasının çeviri yapılmasından ibaret olduğu, davacının hizmet bedeline hak kazandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl alacak miktarı yönünden davalının takibe itirazının iptaline, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı karşı davacı vekili tarafından tarafından istinaf edilmiştir.
1-Asıl ve karşı davada verilen hükme yönelik istinaf incelemesinde;Davacının 29/07/2016 tarih ve 10.180,00 TL tutarlı, 31/10/2016 tarih ve 6.108,00 TL tutarlı ve 31/03/2017 tarih ve 18.324,00 TL tutarlı faturalara dayanarak davalı hakkında toplam 35.662,03 TL alacağın tahsili için davalı hakkında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının itirazın iptali ve takibin devamını talep ettiği, davalı karşı davacının ise davalı karşı davacının edimini eksik ve ayıplı yerine getirdiğini ileri sürürek uğradığı zararın tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, davalı karşı davacı hükmü istinaf etmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan 02.04.2020 tarihli raporda; tarafların ticari defterlerinin kanuna uygun eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, davacının ticari defterlerinde takip konusu 3 faturanın da kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde 10.180,00 TL ve 6.108,00 TL tutarından faturaların kayıtlı olduğu, ancak18.324,00 TL tutarındaki faturanın kayıtlı olmadığı, 29.07.2016 tarih ve 10.180,00 TL tutarlı fatura yönünden İngilizce rapor sunulmaması nedeniyle hizmetin % 50 oranında eksik verildiği, 31.10.2016 tarih ve 6.108,00 TL tutarından fatura konusu hizmetin verildiği, 31.03.2017 tarih ve 18.324,00 TL fatura yönünden İngilizce rapor sunulmaması nedeniyle hizmetin % 50 oranında eksik verildiği, buna göre davacının talep edebileceği alacağın 20.360,00 TL olarak hesaplandığı, SPK tarafından davalı karşı davacıya verilen idari para cezası raporların İngilizce hazırlanmaması nedenine dayanmadığından davalı karşı davacının idari para cezasının davacı karşı davalıdan tahsil edilmesi gerektiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişiler ek raporlarında kök raporlarını tekrar etmiştir.Birleşen dosyada alınan raporda; davacının grup şirketi olan birleşen dosya davalısına bağımsız denetim hizmeti verdiği, ücret ödenmemesine rağmen Türkçe raporlarını sunduğu, davacının ödemezlik defi gereği İngilizce rapor sunmadığı, bu durumun davalının zararına neden olmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine mahkemece asıl ve birleşen dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Ayrı bilirkişi heyetinden alınan 08.10.2021 tarihli raporda; 30.06.2016 tarihli finansal tabloların bağımsız sınırlı denetimi kapsamında 29.07.2016 tarih ve 10.180,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, sözleşme gereği Türkçe ve İngilizce rapor sunulması gerekirken İngilizce rapor sunulmadığı, İngilizce raporun sadece çeviriden ibaret olduğu ve sözleşme ile taahhüt edilen asıl işi etkilemeyeceği, ancak yine de hizmette eksiklik olup, ne kadarlık kısmının eksik kaldığı hususunun takdirinin mahkemede olduğu; 30.06.2016 tarihli finansal tabloların incelenmesi kapsamında 31.10.2016 tarih ve 6.108,00 TL tutarından fatura düzenlendiği, sözleşme gereği sadece inceleme yapılıp rapor sunulmayacağı, dolayısıyla bu fatura konusu hizmetin verildiği; 31.12.2016 tarihli finansal tabloların bağımsız sınırlı denetimi kapsamında 31.03.2017 tarih ve 18.324,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, sözleşme gereği Türkçe ve İngilizce rapor sunulması gerekirken İngilizce rapor sunulmadığı, İngilizce raporun sadece çeviriden ibaret olduğu ve sözleşme ile taahhüt edilen asıl işi etkilemeyeceği, ancak yine de hizmette eksiklik olup, ne kadarlık kısmının eksik kaldığı hususunun takdirinin mahkemede olduğu; İngilizce raporların teslim edilmemesinden dolayı herhangi bir mağduriyet ve mevzuat ihlali olmayacağı, ücretin eksik ödenmesine rağmen davalıya teslim edildiği ve süresi içinde ...'ta yayınlanmış olmasının mevzuat açısından yeterli olduğu; sözleşmede belirlenen süreler ile çalışılmaması, hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi ve denetçi değişikliği gidilmesinin kusur olarak görülemeyeceği, davalı karşı davacının;Borsa İstanbul Yönetim Kurulu ve SPK'nın talep ettiği değer tespit raporuna ilişkin yükümlülüğünü yerine getirilmeyip, denetim şirketinin bu hususun şirketince son anda talep ettiğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacı karşı davalının 31.12.2016 tarihli Türkçe raporunu sözleşmeye uygun olarak 22.02.2017 tarihinde sunduğu belirtilmiştir.Alınan raporlar ve dosya kapsamına göre takibe konu faturalar davacının ticari defterlerine kaydedilmiş, davalı ise 10.180,00 TL ve 6.108,00 TL tutarından faturaları defterlerine kaydetmiştir. Ancak 18.324,00 TL tutarındaki fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Bununla birlikte taraflar arasında bağımsız denetim sözleşmesi bulunduğu ihtilaflı olmayıp, davalı davacının edimini eksik ve ayıplı getirdiğini savunmuştur.Ne var ki davacı denetim hizmetini yerine getirerek finansal raporları, ücreti eksik ödenmesine rağmen davalıya teslim etmiş ve raporlar süresi içinde ...'ta yayınlanmıştır. Bilirkişi heyeti raporuna göre; İngilizce rapor çeviriden ibaret olup, sözleşme ile taahhüt edilen asıl işi etkilemeyeceği, İngilizce raporların teslim edilmemesinden dolayı herhangi bir mağduriyet ve mevzuat ihlali olmadığı anlaşıldığından, sadece İngilizce rapor sunulmaması davacının denetim hizmetini eksik ifa etmesi olarak görülmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin fatura konusu hizmetin verildiği gerekçesiyle takip konusu asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.Karşı dava yönünden ise davalı karşı davacı; davacı karşı davalının edimini eksik ve ayıplı yerine getirdiğini, ...Enerji'nin piyasa değeri için son anda ek rapor istediğini, finansal raporların süresinde açıklanmaması nedeniyle idari para cezası ödediğini, başka şirketten hizmet aldığını ve yeniden genel kurul toplantısı için masraf yaptığını ileri sürmüştür.Yine HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Somut olayda yukarıda belirtildiği gibi davacı denetim hizmetini yerine getirdiği gibi, alınan rapora göre davalı karşı davacı Borsa İstanbul Yönetim Kurulu ve SPK'nın talep ettiği değer tespit raporuna ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Bu nedenle davalı karşı davacı, davacı karşı davalının kusuru ile zarara uğradığını ispatlayamamıştır. Bu durumda Mahkemece karşı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Birleşen davada kurulan hükme yönelik istinaf incelemesinde;Davacının 18.11.2016 tarih ve 2.360,00 TL tutarlı, 29.07.2016 tarih ve 5.900,00 TL tutarlı, 31.10.2016 tarih ve 3.540,00 TL tutarlı fatura ve 18.11.2016 tarih ve 70,80 TL tutarlı faturaiçin İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının itirazın iptali ve takibin devamını talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, davacının denetim hizmetini yerine getirdiği gerekçesiyle asıl alacak yönünden birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, birleşen dosyada davalı hükmü istinaf etmiştir.Alınan raporlar ve dosya kapsamına göre takibe konu faturalar her iki tarafın ticari defterlerine kaydedilmiştir.Davalı davacının edimini eksik ve ayıplı getirdiğini savunmuştur. Ne var ki davacı denetim hizmetini yerine getirerek finansal raporları, ücreti eksik ödenmesine rağmen davalıya teslim etmiş ve raporlar süresi içinde ...'ta yayınlanmıştır. Bilirkişi heyeti raporuna göre; İngilizce rapor çeviriden ibaret olup, sözleşme ile taahhüt edilen asıl işi etkilemeyeceği, İngilizce raporların teslim edilmemesinden dolayı herhangi bir mağduriyet ve mevzuat ihlali olmadığı anlaşıldığından, sadece İngilizce rapor sunulmaması davacının denetim hizmetini eksik ifa etmesi olarak görülmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin fatura konusu hizmetin verildiği gerekçesiyle takip konusu asıl alacak yönünden birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen dosya ile karşı davada verdiği kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, asıl ve birleşen dosyada davalı ile asıl dosyada karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/814 Esas, 2022/402 Karar ve 19/04/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl ve birleşen dosyada davalılar ile asıl dosyada karşı davacı ... Aş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl dosyada alınması gereken 732,00 TL harçtan ... Aş tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın adı geçenden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince karşı davada alınması gereken 732,00 TL harcın ... Aş tarafından yatırılan 793,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 61,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçene İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 732,00 TL harçtan ... AŞ tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın adı geçenden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Asıl dosyada davalı karşı davacı, birleşen dosyada davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile 362/1-a maddesi uyarınca asıl ve birleşen dosyada kesin, aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca karşı davada ise kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/07/2026