İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/706 E. 2026/520 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/706
Karar No
2026/520
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/706 Esas - 2026/520 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/706 Esas KARAR NO : 2026/520

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 YAZIM TARİHİ : 24/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 12/07/2023 tarihli sözleşmede müvekkili şirket ... A.Ş. satıcı sıfatıyla davalı şirket ... Grup'un ise alıcı sıfatıyla yer aldığını, işbu sözleşme uyarınca, müvekkili şirketin davalı şirkete ... (...) satımını üstlendiğini, sözleşmenin 4. maddesinin 2. bendinde, müvekkili şirketin ... A.Ş.'nin sözleşme konusu malzemenin ... devir ve satış işlemlerinin ifası için her türlü aşama ve işlemlerde, işin tamamını veya bir bölümü için kendisi dışında başkaca firmaları görevlendirebileceği ancak bu durumda bile ödemelerin müvekkili şirket ... A.Ş.'ye yapılacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında sözleşme kapsamında devam eden hukuki ilişkide, müvekkili şirket ... A.Ş., Romanya merkezli ... firmasını görevlendirdiğini, görevlendirilen ... firması tarafından gümrüklenen malın davalı alıcı ... Grup'a teslim edildiğini, ... Grup'un malı teslim aldığını ve gerekli analizleri yaparak malı kabul ettiğini, bu işlemler sonrasında, müvekkili şirket ve malın teslimini yapan ... firması tarafından ödemelerin satıcı konumundaki müvekkili ... A.Ş.'ye yapılması gerektiğini, ... firması tarafından gümrük işlemlerinde harç ve vergi işlemleri için düzenlenen faturaların ithalat/gümrük işlemlerini ifasını teminen düzenlenmiş olduğunu ve bu faturalar karşılığında ... firmasına ödeme yapılmayacağını, bahsi geçen faturadan dolayı ... Grubun ibra edildiğini, ... firmasına ödeme yükümlülüğünün ... Madencilik A.Ş. Yükümlüğünde olduğunun belirtildiğini, ... firması tarafından teslim edilen bakır tozuna ilişkin ödemenin 05/02/2024 tarihli ... nolu 27.528 USD bedelli fatura nedeniyle ... Madencilik A.Ş.'ye ödenmesi gerektiğine dair 14/02/2024 tarihli Hesap Mutabakatı Sözleşmesi ve İbraname imzalandığını, 14/02/2024 tarihli Hesap Mutabakatı Sözleşmesi ve İbraname'de malın ... Grup tarafından kabulünün yapıldığının belirtildiğini ve ayrıca 27.528 USD bedelininde doğrudan ... A.Ş.'ye yapılacağı hususunun da taraflarca herhangi bir ihtari kayıt olmaksızın kararlaştırıldığını, davalı ... Grup tarafından 14/02/2024 tarihli Hesap Mutabakatı Sözleşmesi ve İbraname belirtilen 05/02/2024 tarihli ... nolu 27.528 USD bedelli faturaya dair 12.02.2024 tarihli 23.076,00 TL bedelli ve 14.02.2024 tarihli 397.414,20 TL ödemelerin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden gerçekleştirildiğini ancak kalan kısım müvekkili şirketin ihtar ve taleplerine rağmen hiçbir şekilde ödenmediğini, müvekkilinin bu hususta alacağın tahsili amacıyla .... Noterliği 30.05.2024 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, kısmi dava olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 USD'nin 12/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarınca USD Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranından hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki ... efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi kaydı ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zaman aşımı itirazları ile birlikte, cevap dilekçesinde esasa ilişkin; müvekkili şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını, sözleşme uyarınca, temin edilecek malzemenin asgari %15 bakır (Cu) içeriğine sahip olmasının ödeme şartı olarak kararlaştırıldığından ve bu oranın ancak müvekkili şirketin üretim süreci sonunda teknik olarak tespit edilebilecek nitelikte olduğundan, nihai bedelin bu süreç sonrasında belirlenmesi hususunda tarafların mutabık kaldığını, üretim süreci sonunda elde edilen bakır oranına göre taraflarca mutabakata varılan mutabakat gereği müvekkili şirket tarafından 08/03/2024 tarih 440.789,59 TL bedelli “fiyat farkı faturası” düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacı tarafın bu faturaya 8 günlük yasal süre içinde itiraz etmeyerek faturayı ve içeriğini kabul ettiğini, müvekkili şirketin hesap ekstresi ve ödeme belgeleriyle sabit olduğu üzere, davacı tarafa borcu bulunmamasına rağmen davacı tarafın, fiyat farkı faturası ve taraflar arasındaki mutabakatı göz ardı ederek haksız şekilde açtığı alacak davasının reddini talep etmiştir. DELİLLER: -Taraflar arasında imzalanan ... Sözleşmesi, -Fatura, hesap mutabakat sözleşmesi ve ibraname, ödeme dekontları, ihtarnameler, -Bilirkişi raporu: 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyası ve davacının incelemeye ibraz ettiği 2024 yılı ticari e-defter kayıt ve belgeleri üzerinde istenilen hususlar doğrultusunda yaptığım inceleme ve tespitlerim neticesinde; delillerin takdiri ve her türlü değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere; davacının 31/12/2024 tarih ... yevmiye nolu kapanış kaydında davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kayıtın gözükmediği belirtilmiştir. 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan taraflara ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlerde; 22.10.2024 olan dava tarihi itibariyle; birbirlerinden bakiye borç / alacak kaydı bulunmadığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalarda bakiye alacağın tahsili talebine ilişkindir. Alacak davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, malların teslim edildiğini; bir kısım ödemelerin yapıldığını ancak kur farkı sebebiyle davacının alacaklı konuma geçtiğini, davalının kur farkı ödemelerini yapmadığını iddia etmekle, alacak talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile taraf ticari defterlerinden, davacının edimini ifa ettiği kabul edilmiştir. Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının kur farkı talep etmiş ise de davacı tarafından düzenlenen kur farkı faturasının davalı tarafından ödendiği, ödemenin davacı ticari defter ve kayıtlarında aynen yer aldığı, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan alacağın bulunmadığı, davacı kendi defterinde kayıtlı tahsilatları reddetmiş ise de bu hususu ispat edemediği anlaşılmakla, sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 3.429,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, davacı Vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/706, K. 2026/520, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-706-e-2026-520-k-e33bc3b6c0db