İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/680 E. 2026/159 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/680
- Karar No
- 2026/159
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/680 Esas - 2026/159 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/680 KARAR NO : 2026/159
.... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 25/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; 06/05/2024 tarihinde, davalı tarafından ... poliçe, .... acente numarasıyla sigorta kapsamında bulunan,.... adına kayıtlı... plaka sayılı aracın, ...üzerinde seyrederken, davacıya ait.... plaka sayılı araca arkadan çarpmış olduğu ve davacı aracı da savrularak ilerisinde seyreden .... plakalı araca çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası olduğu; kazaya sebep olan davalı tarafından sigorta kapsamında olan araç sürücüsünün olay yerinden firar ettiği; meydana gelen kazada, tümüyle davalı tarafından sigorta kapsamında bulunan araç sürücüsü kusurlu olduğu; davacıya ait araç nizami park halindeyken, davalı tarafından sigorta kapsamında bulunan araç bir anda davacı aracına çarptığı; kaza mahallinde .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespiti yapıldığı; davalı tarafından sigorta kapsamında bulunan ait araç sürücüsünün kusuru neticesinde davacı aracında ağır hasar meydana geldiği; her ne kadar araçtaki hasarlar giderilmişse de aracın ikinci el değeri bir hayli düşmüş olduğu ve davacının zarara uğradığı; ekspertiz raporundan da görülebileceği üzere, davacı aracında toplam 40.000,00 TL değer kaybı bulunduğu tespit edildiği; davacı aracında meydana gelen zararın tazmini için davalı sigorta şirketine iadeli taahhütlü posta yoluyla başvurulmuş olduğu, başvuru tebliğ alınmışsa da sigorta şirketi tarafından davacı zararı giderilmediği; bu durum üzerine arabuluculuğa başvurulmuşsa da .... arabuluculuk numaralı dosyasıyla yapılan görüşmelerin de sonuçsuz kaldığı, gelinen aşamada eldeki davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğu beyan edilmiş olup; 06/05/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan değer kaybı nedeniyle 100,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; davacı tarafından alınan ekspertiz hizmeti nedeniyle ödenen 1.200,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 15/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında ise özetle; bilirkişi kök ve ek raporuna itirazlarını aynen tekrarlamakta oldukları; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakla dava dilekçesi ile talep etmiş oldukları 100,00 TL araç değer kaybı taleplerini 22.650,00 TL daha artırdıkları (ıslah ettikleri) beyan edilmiş olup; toplam 22.750,00 TL araç değer kaybı tazminatının, kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; ekspertiz hizmeti nedeniyle ödenen 1.200,00 TL'nin de dahil olduğu tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; huzurda görülmekte olan uyuşmazlığa ilişkin müvekkili şirket tarafından ...ile sigortalanan aracın karışmış olduğu kaza sonucu davacı tarafa ait aracın uğradığı bakiye değer kaybının talep edilmekte olduğu; müvekkili şirketin .. kapsamında araç başına maddi zarar sorumluluğunun 200.000,00 TL, .... kapsamında poliçe limitinin ise 100.000,00 TL olduğu; davacının değer kaybı başvurusu sonrası 1608496 numaralı hasar dosyası açıldığı; davacının aracı kasko sigortacısı olan ..... tarafından onarılmış ve maddi hasar rücu talebine istinaden 28/08/2024 tarihinde 30.126,21 TL maddi hasar rücu ödemesi yapıldığı; yapılan ödemelerle müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülüğünün yerine getirmiş olduğu ve herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı; dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımının geçmiş olduğu, bu sebeple haksız davanın zamanaşımından reddinin gerektiği; müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğu; en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem ... seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiği; kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğünden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da değerlendirilmediği; Karayolları Genel Müdürlüğünün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığının ayrıca belirlenmesi gerektiği; yetkili merci tarafından kusur durumunun gerçek değerinin belirlenebilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği; km, kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılarak değer kaybı hesaplanması gerektiği; aracın geçmiş hasar kaydı sorgulanarak değer kaybı oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiği; huzurdaki davaya konu aracın geçmiş tramer kaydı göz önüne alındığında daha önce hasar alan kısımlar için değer kaybı değerlendirilmesi yapılamayacağı; hasar dosyası içerisinde bulunan değer kaybı ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere değer kaybı oluşmadığı; hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı hesaplaması aracın yaşı kilometresi gibi birçok parametreyi içeren teknik bir hesaplamayı gerektirdiğinden alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği; aracın kullanılmadığı süre zarfındaki maddi kayıpların dolaylı zarar olup, trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ..... Numaralı Hasar Dosyası Belgeleri. Makine Mühendisi, ....Tarafından Düzenlenen 04/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve İş Güvenliği Uzmanı ....Tarafından Düzenlenen 09/09/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davac.... yönelik açılan; Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; ".... plakalı aracın, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış bulunduğu" hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 06/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacının aracında değer kaybı meydana gelmiş olup olmadığı; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalının işbu maddi tazminat kaleminden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Hukuki Nitelendirmesi: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları güvence altına alan temel bir sigorta türüdür. Bu sigortanın hukuki çerçevesi; başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) olmak üzere ilgili mevzuatla detaylı bir şekilde çizilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; hukuki niteliği itibariyle bir sorumluluk sigortasıdır ve sigorta ettirenin, bir haksız fiil sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu sorumluluğun temeli, araç işleteninin kusursuz sorumluluğudur (KTK 85. maddesi); amacı ise, kusurlu sürücünün mali gücünün yetersiz kalması halinde dahi, kazada zarar gören üçüncü kişilerin mağduriyetini önlemektir. İşbu sigortanın yaptırılması zorunluluğu, 2918 Sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 91/1. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." amir hükmü düzenlenmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, bir kaza durumunda sigortalı aracın sürücüsünün hukuki sorumluluğu çerçevesinde, karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın kapsamında değildir. Sigortanın kapsamı ve teminat limitleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile detaylandırılır. Bu kapsamda; kaza sonucunda diğer araçlarda veya üçüncü kişilere ait eşyada meydana gelen hasarlar (onarım bedeli, değer kaybı vb.); yaralanan kişilerin, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, tedavi masrafları (KTK m. 98 uyarınca Bu teminat, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olan ve Kurum tarafından karşılanan tedavi giderlerini de kapsamaktadır); sürekli sakatlık durumunda kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını karşılamak üzere maluliyet oranına göre belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı; bir kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, ölen kişinin desteğinden mahrum kalan yakınlarına (mirasçılarına) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, kural olarak manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Sigorta Genel Şartlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla zarar görenler; manevi tazminat taleplerini doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve işletenine karşı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca açacakları dava ile ileri sürmek zorundadırlar. Zarar görenler, tazminatlarını sigorta poliçesinde belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan talep edebilirler. Sigorta şirketi; hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, haklı bir gerekçesi olmaksızın ödemeyi yapmazsa temerrüde düşmüş sayılır. İşbu maddi tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri; KTK'nın 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, maddi ve bedensel zararlara ilişkin talepler; zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olması halinde, işbu zamanaşımı süresi, tazminat talepleri için de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçlarında ceza zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçlarında ise 15 yıl olduğundan, yaralanmalı kazalarda sigortaya başvuru süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzayabilmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sisteminin en önemli sosyal tamamlayıcı unsurlarından biri Güvence Hesabı'dır. Hesabın görev ve yetkileri KTK m. 108 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'te düzenlenmiştir. Güvence Hesabı, aşağıdaki durumlarda devreye girerek yalnızca bedensel zararları (sakatlanma ve ölüm tazminatları ile tedavi giderleri) karşılar: Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi (vurup kaçma). Kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması. Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası. Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışması ve işletenin sorumlu tutulamaması.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı tarafın 06/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracında oluşan değer kaybının ve ödenen ekspertiz ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davanın zamanaşımına uğradığı; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğu; hasarın ve değer kaybının teknik verilere göre belirlenmesi gerektiği; dolaylı zararların teminat dışı olduğu beyan edilerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
d.1) Bilirkişi İncelemeleri: Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun irdelenmesi ve değer kaybı miktarının varlığı ve miktarı hususlarında, bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi : i. Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve İş Güvenliği Uzmanı... Tarafından Düzenlenen 04/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu Kapsamında Kusur İrdelemesi : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; 06/05/2024 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda davalı tarafa sigortalı .... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c, 52/1-b ve 52/1-c maddelerine aykırı hareketi ile tam kusurlu olduğu; davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun herhangi bir maddesine aykırı hareketi olmamasından ötürü trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı hususları rapor edilmiştir. Anılan bilirkişi raporunun kusur irdelemelerine yönelik olarak; davacı vekili tarafından herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı; davalı vekili tarafından sunulan dilekçe kapsamında ise, "somut olayın itiraza konu raporda detaylıca irdelenmemiş olup eksik ve hatalı inceleme sonucu rapor tanzim edilerek sigortalı araç sürücüsüne tam kusur izafe edildiği; başvuru konusu kazada müvekkilleri şirket sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığı; yetkili merci tarafından tayin edilmeyen hatalı kusur oranının kabulünün mümkün olmadığı; kusur durumunun netleştirilmesi için dosyanın ... Heyet dairesine gönderilmesi gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının Mahkememizce değerlendirilmesinde; kaza tespit tutanağı ve hasar durumu incelendiğinde, davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in, önündeki trafiğin durduğunu geç fark edip fren tedbirinde gecikerek davacının aracına arkadan çarptığı çok net bir şekilde sabit olduğu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 84. maddesinin (d) bendi uyarınca "arkadan çarpma" eylemi açıkça asli kusur hallerinden biri olduğu; bununla birlikte sigortalı araç sürücüsünün, KTK'nın 52/1-b maddesindeki hızını trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmama ve 56/1-c ile 52/1-c maddelerindeki önündeki aracı güvenli mesafeden izlememe kurallarını açıkça ihlal etmiş olduğu; çarpmanın şiddetiyle davacı aracının da kendi önündeki araca savrulması, takip mesafesinin korunmadığını ve hızın uygun olmadığını teknik olarak doğruladığından bilirkişi tarafından, kusur irdelemesi hususunda yapılan tespitlerin yerinde olduğu; öte yandan, davalı vekilinin kazanın .... kaynaklanan bir yol kusuru veya teknik arıza sebebiyle meydana gelmiş olabileceği yönündeki iddialarının somut hiçbir delile dayanmadığı, olay mahalli olan ... kazanın gündüz vakti, açık havada, kuru asfalt zemin üzerinde meydana geldiğinin tutanaklarla sabit olduğundan çevresel veya yoldan kaynaklı kazayı etkileyen görüş engeli, yol bozukluğu gibi hiçbir dış faktörün mevcut bulunmadığı; son olarak, dosyadaki resmi kaza tespit tutanağının, tarafların 0.00 promil olan alkol durumunu, kaza krokisi ve olay yeri fotoğraflarını, kazanın oluş şeklini hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kanıtlamakta olduğu ve işbu somut veriler ışığında hazırlanan 04/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir. ii. Kusur Durumu ve Oranlarının Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme: Kusur durumu ve oranları hususunda Mahkememizce yapılan değerlendirme kapsamında; bilirkişi raporundan kusur irdelemesi ile ilgili tespitlerin dosyadaki trafik kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, hasar fotoğrafları, yol ve hava durumu ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) hükümleri ile uyumlu olduğu; meydana gelen kazanın, 06.05.2024 tarihinde saat 08:45 sularında Çankaya ilçesi Dumlupınar Bulvarı üzerinde, gündüz vakti, açık havada ve kuru asfalt zemin üzerinde gerçekleştiği sabit olup, çevresel veya yoldan kaynaklı herhangi bir olumsuz dış faktör bulunmadığı; olay anında akan trafiğin bir anda durması üzerine davacı ....'ın sevk ve idaresindeki.... plakalı aracıyla fren tedbirine gecikerek veya durarak nizami şekilde tepki verdiği, ancak onun arkasından aynı istikamette seyreden davalıya sigortalı .... plakalı araç sürücüsü Mehmet Temiz'in güvenli takip mesafesini korumayarak davacı aracına şiddetle arkadan çarptığı, çarpmanın etkisiyle savrulan davacı aracının da kendi önündeki.... plakalı araca çarptığı kaza tespit tutanağı ve olay krokisiyle net bir biçimde ispatlandığı; 2918 Sayılı KTK'nın 84. maddesinin (d) bendi uyarınca "arkadan çarpma" eylemi açıkça asli kusur hallerinden biri olarak düzenlenmiş bulunduğu; davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü Mehmet Temiz'in, bu kazanın oluşumunda hızını trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmayarak KTK 52/1-b maddesini, önündeki aracı izlerken güvenli bir mesafe bırakmayarak KTK 52/1-c maddesini ve önünde giden aracı yeterli ve güvenli bir mesafeden izlemeyerek KTK 56/1-c maddesini ihlal etmiş olduğu ve dava konusu kazanın meydana gelmesindeki tam kusurlu olduğu; taraflara ait alkol raporlarında her iki sürücünün de 0.00 promil alkollü olduğu ve uygun ehliyet sınıflarına sahip oldukları tespit edildiğinden, sürücülerin sevk ve idare yeteneklerini zayıflatan şahsi bir kural ihlali veya etken de bulunmadığı; davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ....Müdürlüğünden kaynaklanan yol kusuru, teknik arıza veya görüşü engelleyici hususların olabileceği yönündeki savunmalarının ise somut delillerden yoksun, kaza yeri hava/yol durumu tespitleriyle açıkça çelişen, varsayıma dayalı iddialar niteliğinde kaldığından inceleme dışı bırakılması gerektiği; davacı araç sürücüsü....'ın ise önündeki trafiğin seyrine uygun hareket etmiş olduğu ve kurallara aykırı herhangi bir ihlali bulunmadığından kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatlerine varılmış olup; neticeten, tüm somut delillerin hukuki ve teknik değerlendirilmesi ışığında, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü...'in asli ve tek kusurlu eylemiyle %100 oranında kusurlu olduğu; davacı ...'ın ise kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır. Değer Kaybı Zararının Değerlendirilmesi :
i. Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve İş Güvenliği Uzmanı .... Tarafından Düzenlenen 04/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu Kapsamında Değer Kaybı İrdelemesi : Anılan bilirkişi raporunun "değer kaybı değerlendirmeleri" kapsamında; davaya konu aracın kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 554.750,00 TL olduğu; kaza sonrası piyasa rayiç değerinin 532.000,00 TL olduğu; davacı aracında kaza nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin 22.750,00 TL mertebesinde olduğu hususları rapor edilmiştir. 04/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan inceleme neticesinde; taraf vekillerinin itiraz beyanlarının değerlendirilmesi gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve İş Güvenliği Uzmanı ....Tarafından Düzenlenen 09/09/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu Kapsamında Değer Kaybı İrdelemesi : Anılan ek rapor kapsamında; davaya konu kaza neticesinde davacı aracında meydana gelen hasar tutarının ve tamir masraflarının yüksek ya da düşük olmasının piyasa şartlarındaki reel değer kaybını değiştirmeyeceği; aracın tamir gördüğü parçalar ve özellikleri dikkate alındığında ikinci el piyasa rayiç değerinde kaza öncesine göre 22.750,00 TL tutarında düşüş olacağı; bu doğrultuda 04/05/2025 tarihli kök raporda tespit edilen 22.750,00 TL değer kaybı bedelinin aynen korunduğu hususları rapor edilmiştir. 09/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı; davalı vekili tarafından sunulan dilekçe kapsamında ise, "kasko şirketi tarafından onarım yapıldığı ve müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığı; basit onarım ile giderilebilecek hasarların değer kaybı hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiği; km, kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılarak değer kaybı hesaplanması gerektiği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve İş Güvenliği Uzmanı .... tarafından düzenlenen 04.05.2025 tarihli kök ve 09.09.2025 tarihli ek raporlarda yer alan değer kaybı değerlendirmelerine yönelik davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının Mahkememizce yapılan değerlendirmesinde; değer kaybının .... Genel Şartlarındaki teknik verilere ve formüllere göre hesaplanması gerektiği itirazının, Yargıtay içtihatları doğrultusunda geçerli olan "gerçek zarar (reel değer kaybı)" ilkesi uyarınca yerinde olmadığı; ikincil olarak, aracın kasko tarafından onarılması ve sigorta şirketince 30.126,21 TL rücu ödemesi yapılması nedeniyle sorumluluğun kalmadığı iddiasının, hasar onarım bedeli ile ikinci el piyasasında uğranılan değer kaybı birbirinden tamamen bağımsız iki farklı maddi zarar kalemi olması ve hasarın kasko tarafından onarılıp ödenmesinin, aracın kaza geçmişi ve yapısal işlemi nedeniyle piyasada uğradığı reel değer düşüklüğünü ortadan kaldırmayacağı aşikar olduğundan yerinde olmadığı; üçüncül olarak, plastik tampon onarımı gibi basit işlemlerin değer kaybı yaratmayacağı yönündeki itirazın, hasar tespiti dökümünde araçta sadece basit bir plastik tampon hasarı oluşmadığı, aksine ikinci el değerini doğrudan ve derinden olumsuz etkileyen ağır hasar niteliğindeki "arka tampon sacı değişimi" ve aracın iskeletini ilgilendiren "şase çektirme işçiliği" işlemlerinin uygulandığı açıkça görüldüğünden maddi gerçek ile örtüşmediği; dördüncül olarak, aracın geçmiş hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiği yönündeki itiraz beyanlarının, bilirkişi tarafından rapor aşamasında Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sisteminden yapılan sorgulamada, aracın 06.05.2024 tarihli dava konusu kazadan önce herhangi bir kazaya karıştığına dair geçmiş tramer kaydına ulaşılamadığı net olarak tespit edilmiş olması nedeniyle yerinde olmadığı; beşincil olarak, araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların trafik sigortası teminatı dışında kaldığına yönelik itiraz hukuken doğru olmakla birlikte somut uyuşmazlık bakımından yersiz olduğu anlaşılmış, zira davacı tarafın dava dilekçesinde böyle bir talebi bulunmadığı gibi, bilirkişinin de bu yönde hesapladığı bir zarar kalemi bulunmadığı anlaşılmış ve neticeten bilirkişi tarafından piyasa rayiçlerine, eksper-onarım evraklarına ve güncel Yüksek Mahkeme içtihatlarına uyumlu olarak hesaplanan 22.750,00 TL tutarındaki reel değer kaybı tespitinin doğru olduğu kanaatine varılmıştır. iii. Değer Kaybı Zararı Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme: Değer kaybı zararının tespiti hususunda Mahkememizce yapılan değerlendirme kapsamında, bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında yapılan tespitlerin; dosyadaki somut delillerle, piyasa gerçekleriyle ve Anayasa Mahkemesi'nin Karayolları Trafik Kanunu'ndaki ... genel şartlarına atıf yapan hükümlerini iptal eden kararları neticesinde benimsenen "gerçek zarar" ilkesiyle uyum içinde olduğu; davalı sigorta şirketinin, aracın kasko tarafından onarıldığı, basit plastik parça onarımlarının değer kaybı yaratmayacağı ve .... teknik formüllerine (km, kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu vb.) göre hesaplama yapılması gerektiği yönündeki itirazlarının, davacıya ait ... marka aracın ekspertiz ve onarım dökümü incelendiğinde tamamen dayanaksız kaldığı; nitekim araçta yalnızca mini onarımla giderilebilecek basit bir tampon hasarı oluşmadığı, arka tampon sacı değişimi, bagaj kapağı kaporta-boya işlemi ve en önemlisi aracın ikinci el piyasa değerini doğrudan ve derinden etkileyecek nitelikte olan "şase çektirme" gibi yapısal onarımlar gerçekleştirildiği;.... kayıtlarına göre aracın kaza tarihi olan 06.05.2024'ten önce herhangi bir geçmiş hasar kaydının (trameri) bulunmadığı; meydana gelen tüm değer kaybının münhasıran dava konusu bu kazadan kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlandığı; bilirkişinin, değer kaybını soyut genel şart formülleri yerine Yargıtay içtihatlarına uygun olarak aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası onarılmış haldeki piyasa rayiç değeri arasındaki farkı tespit ederek hesapladığı; bu bağlamda kaza tarihindeki emsal piyasa ilanlarının (520.000 TL ile 580.000 TL arasındaki 4 farklı satılık araç ilanını) titizlikle incelendiği; davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde sunduğu özel ekspertiz raporuna dayanarak araçta 40.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu iddia ettiği ve bilirkişi kök raporuna, belirlenen 22.750,00 TL'nin 30.126,23 TL'lik tamir masrafından bile düşük olduğu gerekçesiyle itiraz ettiği anlaşılmakta ise de, tamir masrafı ile değer kaybı kavramlarının birbirinden bağımsız olduğu, parça fiyatlarındaki ve işçiliklerdeki enflasyonist artışların veya değişimlerin her zaman aynı oranda ikinci el değer kaybına yansımayacağı hususunun dosyada açıkça anlaşılmakta olduğu, nihayetinde davacı tarafın da işbu tespiti kabul ederek 15.09.2025 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini tam olarak bilirkişinin piyasa koşullarına göre tespit ettiği 22.750,00 TL'ye yükselttiği ve neticeten dosyadaki hasar fotoğrafları, ekspertiz raporu, onarım dökümleri, tramer kayıtları ve gerçek piyasa verilerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, davacı aracında oluşan reel piyasa değer kaybı miktarının 22.750,00 TL olduğu hususundaki bilirkişi tespitinin, hukuka, maddi gerçeğe ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. d.2) Nihai Değerlendirme : Zamanaşımı İtirazı İle İlgili Olarak; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında, "zamanaşımı itirazında" bulunulduğu anlaşılmakla Mahkememizce dosya yapılan incelemede; dava dilekçesinin, davalı sigorta şirketine 29/09/2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinin, yasal cevap süresinde olmadığı ve bu doğrultuda zamanaşımı def'inin yasal süresinde sunulmamış olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Olarak; Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; dosya kapsamına sunulan deliller, kaza tespit tutanağı ve Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları uyarınca, 06/05/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca .... sigortalı .... plakalı aracın sürücüsünün, Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c maddesinde belirtilen öndeki aracı güvenli mesafeden izleme kuralını ihlal ederek davacıya ait araca arkadan çarpması neticesinde %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 50. maddesi uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlüdür. Olayda davacının kusursuz olduğu ve davalı tarafın sigortalısının tam kusurlu olduğu anlaşıldığından, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. ve 91. maddeleri ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca davalı sigorta şirketinin doğan gerçek zararı poliçe limitleri dâhilinde tazmin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davacı tarafın değer kaybı talebine ilişkin olarak; değer kaybı zararının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca gerçek zarar ilkesi doğrultusunda, aracın kaza öncesi serbest piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası onarılmış haldeki piyasa rayiç değeri arasındaki fark bulunarak (reel değer kaybı yöntemiyle) hesaplanması gerektiği yasal bir zorunluluktur. Mahkememizce aldırılan ve itirazlar üzerine alınan ek raporla da desteklenen hesaplamalar doğrultusunda, davacı aracındaki reel değer kaybının 22.750,00 TL olduğu denetime elverişli bir şekilde tespit edilmiş olup, davacı tarafından süresinde ve usulüne uygun sunulan 15/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebin bu bedele yükseltildiği anlaşılmıştır. Anılan tüm bu hususlar doğrultusunda; (dava dilekçesi kapsamında davanın "belirsiz alacak davası olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı da kısmi dava olarak kabulü ile) davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE; Bu doğrultuda 06/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili araç değer kaybı zararı hususunda ; a) 100,00.-TL'nin 06/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, b) 22.650,00.-TL'nin 15/09/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.554,05.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL peşin harç ve 387,00.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 814,60.-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 739,45.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL peşin harç, 387,00.-TL ıslah harcı, 427,60.-TL başvurma harcı ve 60,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.303,00.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 8.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 1.200,00.-TL (dava dilekçesinde talep edilen) ekspertiz ücreti ile 201,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.401,00.-TL yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 22.750,00.-TL üzerinden) takdir edilen 22.750,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 06/03/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar