İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/302 E. 2026/281 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/302
Karar No
2026/281
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/302 Esas - 2026/281 T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/302 Esas KARAR NO : 2026/281

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 13/04/2026 Mahkememize açılan davanın yapılan tensip ön incelemesi sonucunda, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalı taraf ile müvekkili arasında 19.10.2025 tarihinde imza altına alınmış olan sözleşme ile taraflar .... ilçesinde bulunan ve ... İnş.San. Tic.Ltd.Şti. - ... Adi Ortaklığı arasında düzenlenen “.... YAPIM İŞİ” Ana Sözleşmesi kapsamında ; İşveren ... İnş.San.Tic.Ltd.Şti. - ... Adi Ortaklığı ile Yüklenici ... arasında 19.10.2025 tarihli düzenlenmiş olan “...” ile taraflar arasında imza altına alındığı, Öncelikle, taraflar arasında ekte de sunulan 19.10.2025 tarihli ".... İnşaat İşleri " konulu sözleşme akdedildiği, Müvekkili ve muhatap tarafça yukarıda bahsi geçen sözleşmede .... inşaatında betonarme kalıp, .... üst yüzey alanı, Betonarme Perde Duvarları(tek yüzey kalıp alanı, .... (eksen uzunlukları), Kolonlar(bir yüzey kalıp alanı), Bina içi saha betonu, İsnat perdeleri ve her türlü beton işçilik uygulanması hakkında anlaşıldığı, Bahse konu projenin kalıp ve beton işçiliklerinin yapılması hususunda ortak bir mutabakata varılmış ve müvekkili derhal işe başladığını, Davacı, işbu inşaat projesi yapım işi sözleşmesine uygun şekilde yüklenmiş olduğu her türlü edim gereği gibi ve eksiksiz şekilde ifa edilmiş olmasına rağmen karşı taraf üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, Taraflar sözleşme içerisindeyken davacının yapmış olduğu işte herhangi bir eksik bulunmamasına ve iş olağan akışında ilerlemesine rağmen muhatap sözleşmeye aykırı davrandığını,.... D. İş Numaralı delil tespiti dosyasında alınan, 05/07/2023 tarihinde yapılan keşfe istinaden düzenlenen 06.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ".Yapılan imalatlara göre düzenlenen Hakediş Tablo-3 ve Tablo-4 de sunulmuştur. Buna göre Delil Tespiti İsteyen Yüklenici ... lehine ; 6.968.997,06TL + KDV ( Altı milyon dokuzyüzaltmışsekiz bin dokuzyüzdoksan yedi TL, altı kuruş + KDV) bir fark oluştuğu, kanaatine varılmış olup raporda mevcut bilgi ve belgelere göre teknik ve mühendislik açısından görüş ve kanaatte bulunduğumu, değerlendirmenin ve nitelendirmenin sayın mahkemenin takdirinde olduğunu belirtirim" tespiti yapılmıştır. Bahse konu bilirkişi raporu dilekçemiz ekinde bulunduğunu. Davacı tarafça yapılmış olan işe dair fotoğrafların dava dilekçesinin ekinde bulunduğunu. Davacı tarafından yapılmak istenen işe davalı tarafça izin verilmediği ve müvekkilinin kurmuş olduğu tüm iş kadrosu ile beraber şantiyeden uzaklaştırıldığı, Sözleşme maddeleri içerisinde yer alan, taraflar için belirlenmiş herhangi bir fesih koşulu gerçekleşmemiş olup karşı tarafça sözleşme sebepsiz bir şekilde feshedildiği, Davacı müvekkili ise bu şekilde sebepsiz ve haksız zarara uğratıldığı, Bu hususa ilişkin haklarının saklı kaldığını, Müvekkilinin anlaşmış olduğu işi neredeyse bitirmek üzere olduğu ve müvekkilinin hakedişlerinin verilmemesi için davalı tarafça haksız feshi yapılarak müvekkilinin şantiyeden uzaklaştırıldığı, bu konuda .... . Noterliği'nden çekilmiş olan ihtarnamenin sunulduğu, DELİL TESPİT dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam hak ediş raporu ve eksik kalan imalatlarının belirtildiğini. Mevcut işin süresi içerisinde bitmemesi işin devamının müvekkili dışında gelişen sebepler nedeni ile koşulların zorlaşması ve pek çok zaman da yine mücbir sebepler ile işin devamının mümkün olmaması gibi hususlar hakkında tutanaklar tutulduğunu, Yapılmış olan işin karşılığı olarak müvekkiline şuana kadar belirli ödeme yapıldığını, Müvekkili tarafından 29.12.2025 tarihinde kesilmiş olan faturada alınmış olan toplam bedelde eksiklik bulunduğunu, Bu eksik ödemenin bir sonucu olarak icra takibi başlatıldığı, bu icra takibine davalı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiği, Bu hususta henüz arabulucuk süreci devam ettiği, Müvekkili tarafın kesmiş olduğu fatura üzerinden 432.942,53 TL eksik ödeme bulunduğu, Bahse konu dosya yetki itirazı sonucunda .... Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, Müvekkili ise bu fatura esnasında Mal Hizmet Toplam Tutarı olarak 3.376.734,40 TL olarak belirlendiği, Bilirkişice yapılmış olan hesaplamada açıkça görüleceği gibi müvekkilinin şuana kadar yapmış olduğu işin hakediş karşılığı 6.968.997,06TL+KDV' olduğu, Müvekkiline şuana kadar ödenmiş olan bedel açık bir şekilde faturalandırılmış ve eksik ödeme sonucu ayrıca hukuki ihtilafları devam ettiği, nihayetinde davalı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak sözleşmeyi feshetmesi sonucu müvekkilinin ciddi bir zararı bulunduğu, İş bu zararın tazmini için taraflarınca iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğu, arabuluculuğa başvurulduğu, ancak olumsuz sonuçlandığı, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşemede yetkili mahkemenin .... mahkemeleri olarak belirlenmesi sonucunda .... Mahkemelerinde açıldığı, dava konusunun ticari iş niteliğinde olması ve bu nedenle de yeti sözleşmesinin geçerli olduğu, bu itibarla davalı yan iyle müvekkili arasında imzalanmış olan eser sözleşmesi sonucu müvekkilinin eksik kalan hak edişlerinin bilirkişi raporu doğrultusunda alınması gereken ve uğramış olduğu zararının tazmini olarak 1.000,00.TL ( fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) davalarının kabulü ile bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek alacaklarının tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir. .... Dairesinin 30/06/2024 tarihli .... sayılı ilamında: "... Bu itibarla davacı ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin adi ortaklık niteliğinde bulunduğu ve .... ihale konusu işi adi ortaklık olarak aldıklarının kabulü gerekir. Adi ortaklıkla, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşacak olan uyuşmazlıklar sonunda açılacak olan davada ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesi zorunludur. Dava konusu olayda, dava konusu ihale davacı ve dava dışı şirket tarafından adi ortaklık kurularak alınmış olduğundan davacı yanında diğer ortak olan .... Şirketinin de davada taraf olarak yer alması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, adi ortaklığı oluşturan tüm şirketlerin davaya katılımı sağlanmadan yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir." şeklinde karar verilmiştir. .... Dairesinin 17/10/2018 tarihli .... sayılı ilamında: "... Takibe dayanak ilamın incelenmesinde borçlu adi ortaklık olup; takip talebinde adi ortaklık gösterildikten sonra alt kısımda adi ortaklığı oluşturan ortakların her birinin adının yazılı olması bir başka deyişle adi ortaklığı oluşturan ortakların borçlu olarak gösterilmesi gerekmektedir. Aksi halde geçerli bir takipten söz edilemez. Somut olayda yukarıda belirtilen zorunluluğa riayet edilmeksizin, takipte borçlu olarak, şikayet eden ....... gösterildiği, usulüne uygun şekilde, .... adi ortaklığı ortakları başlığı altında adi ortaklığı oluşturan tüm ortakların ayrı ayrı gösterilmediği, icra emrinin de bu takip talebine göre sadece ... ..... hakkında düzenlendiği görülmektedir. Bu şekilde başlatılan takip geçerli bir takip değildir." şeklinde karar vermiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, adi ortaklığa karşı eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. TBK'nın 620. maddesine göre, Adi Ortaklık Sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Adi Ortaklığın tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Adi Ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, yukarıda belirtilen Yargıtay ilamlarında açıklandığı gibi kural olarak, adi ortaklığın taraf olduğu uyuşmazlıklarda davanın, adi ortaklığı oluşturan ortakların ayrı ayrı davalı gösterilerek dava açılması gerekir. Somut olayda, adi ortaklığı oluşturan ortaklardan dolayı adi ortaklıktan kaynaklı, davacı tarafın alacaklı olarak uyuşmazlık ortaya çıktığından, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, adi ortaklığı oluşturan ortakların her birinin adının ayrı ayrı davalı olarak dava dilekçesinde gösterilmesi gerektiğinden. Somut olayda yukarıda belirtilen davacı tarafın adi ortaklığa dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın, hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. AYRICA adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, arabuluculuk görüşmelerinde aynı şekilde adi ortaklığı oluşturan ortakların her birinin adının ayrı ayrı taraf olarak arabuluculuk son tutunağında gösterilmesi gerekmektedir. Doğrudan adi ortaklık ile arabuluculuk görüşmesi yapılamayacağı belirtilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlere göre; 1)Davanın HMK'nın 114/1-h maddesi ile HMK'nın 115/1-2 maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.TL. ret karar ve ilam harcı, dava açılırken peşin alınana 732,00 TL. peşin harcı karşıladığı anlaşıldığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5)Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/04/2026

Katip .... ¸e-imzalıdır.

Hakim .... ¸e-imzalıdır. ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/302, K. 2026/281, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-302-e-2026-281-k-c120015eb863