Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1568 E. 2026/1091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1568
- Karar No
- 2026/1091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/324 E., 2025/658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2019/434 E., 2021/204 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından gönderilen ham maddelerin davacı müvekkili tarafından işlendiğini, aralarında yıllara bağlı iş ilişkisi olduğunu, ancak davalının bakiye iş bedelini ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; davacı firmaya borçlarının iddia edildiği miktarda olmadığını, iş bu huzurdaki davanın ilerleyen celselerinde yapılacak ticari defter, fatura ve tüm ticari kayıtların incelenmesi neticesinde davacı tarafın iddia ettiği miktarda borçlarının olmadığının ispat edileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli kararı ile davanın ileri sürülüş biçimi itibariyle alacağın tek ispat yolunun tarafların ticari defterleri olduğu, davacının ticari defterlerinde 2019 senesinde yapılan düzeltme kayıtları ile 2015-2018 yıllarına dair düzeltme kayıtları yapılmış olması karşısında davacı ticari defterlerinin dönemsellik ilkesine aykırılık nedeniyle TTK'da belirlenen usule uygun olmadığı ve HMK’nın 222. maddesi gereği sahibi lehine delil olamayacağı aleyhine delil olacağı, davacı tek başına kendi ticari defterlerine göre alacaklı görünse de ticari defterleri lehine delil olamayacağından takibe konu fatura alacağının davacının ticari defterleriyle ispat edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerine göre 23.657,05 TL davacıya fazla ödeme yapıldığının görüldüğü, dava dışı ... Mobilyaya yapılan ödemeler yahut bu şirketle yapılan sözleşmelerin taraflar arasındaki alacak borç durumunu etkilemeyeceğinden hükme esas alınmadığı, ticari defterlere işlenen faturalar ve ödemelerde davalının borcu bulunmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığından ve YİBK 2015/2 Esas, 2017/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da belirtildiği üzere "her türlü yasal delil" tabiri yemin delilini kapsamadığından davacıya yemin hatırlatılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 16.03.2022 tarihli kararı ile, davalı tarafça dosyaya sunulan 08.03.2019 tarihli fason malzeme hesap kapama protokolü uyarınca davalının, davacıya (105.308,50-23.657,05 TL=81.652,45 TL) 81.652,45 TL borçlu olduğunu kabul ettiği, bu şekilde davacı şirketin davalı şirketten 81.652,45 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, diğer taraftan takip tarihinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının takip tarihinden önceki döneme ilişkin faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilerek, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından Sivas İcra Dairesinin 2019/82448 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 81.652,45 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi'nin 16.03.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, "...Bölge Adliye Mahkemesince, 08.05.2019 tarihli fason malzeme hesap kapama protokolü dikkate alınarak karar verilmiş ise de, tarafların kabulünde olduğu üzere söz konusu protokolün davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı, bu protokolün dava dışı ... Mobilya ... AŞ, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkilerin mahsuplaşması amacıyla davalı ve dava dışı üçüncü şahıs arasında yapıldığı, taraflarca kabul edildiği üzere bir hesap kapama protokolü niteliğinde olmadığı gibi dava dışı ... Mobilya ... AŞ tarafından davalı şirkete karşı fatura alacağının tahsili amacıyla Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/411 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, dava dışı şirket ile davalı arasındaki alacak borç durumunun söz konusu davada değerlendirileceği sabit olduğundan dava dışı şirkete davalı tarafından yapılması gereken ödemelerin de dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı ticari defterlerinin dönemsellik ilkesine aykırılık nedeniyle TTK'da belirlenen usule uygun olmadığı ve HMK madde 222 gereği sahibi lehine delil olamayacağı aleyhine delil olacağı, davacı tek başına kendi ticari defterlerine göre alacaklı görünse de ticari defterleri lehine delil olamayacağından takibe konu fatura alacağının davacının ticari defterleriyle ispat edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerine göre 23.657,05 TL davacıya fazla ödeme yapıldığının görüldüğü, dava dışı ... Mobilyaya yapılan ödemeler yahut bu şirketle yapılan sözleşmelerin taraflar arasındaki alacak borç durumunu etkilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde,
a.Davalının cevap dilekçesinde "Davacı firmaya borcumuz iddia edildiği miktarda değildir" ifadelerine yer verdiğini, bu ifadelerin ise mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu,
b.Davalının borçlu olduğunu ve borç ilişkisini ikrâr ettiğini ve borcun varlığının çekişmeli olmaktan çıktığını, bu haliyle de bu dosyada ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini,
c.Davalı tarafından tek taraflı düzenlenip altında davacının imzası bulunmayan faturanın delil değeri olmadığını ve davacıyı bağlamayacağını,
d.Davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların ve sunulan hesap kapama protokolünün çelişkili olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.