İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/647 E. 2026/695 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/647
Karar No
2026/695
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/647 Esas KARAR NO : 2026/695 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında akdedilen ... yıllarından itibaren zincirleme şeklinde devam eden ... tarihli ... Hizmeti Alım Sözleşmesi uyarınca davacının ... hizmetini ifa ettiğini, karşı tarafça davacı şirket tarafından keşide edilen toplam cari hesap bakiyesinin ... TL olan faturaların ödenmediğini, bu nedenle Bursa ... . İcra Müd. ... /... E. sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrine itiraz edilmesi sonucu dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, davalı/borçlu ile yapılan müzakereler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, davacının fatura içeriklerinde bahsi geçen hizmeti gerçekleştirdiğini, davacı tarafından keşide edilen faturaların davalıya tebliğ edilmesine karşın bedellerinin ödenmediğini ve faturalara itiraz da etmediğini, davacı şirketin alacağını kanıtlar nitelikte olduğu bilindiği üzere TTK m. 21/2 uyarınca faturaya 8 günlük itiraz süresi mevcut olduğunu beyanla borçlunun Bursa ... . İcra Müd. ... /... E. sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket usulüne uygun şekilde konkordato yoluna başvurduğunu ve davalı şirkete konkordato komiseri atandığını, bu süreçte malvarlığını yönetme ve idame ettirme yetkisinin konkordato komiserine geçmiş olup haliyle bu süre zarfında davalıdan paranın tahsili talep edilemeyeceği gibi para alacağı için temerrüt faizinin işletilemeyeceğini, davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davaya konu edilen icra takibindeki alacağa, konkordato sürecinde faiz işletilmesi ve temerrüt hükümlerinin uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, bu süreçte malvarlığına yönelik tüm hukuki sorumluluk, konkordato komiserine ait olup davalıdan borcun tahsilinin talep edilemeyeceğini, asıl alacak miktarının likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, asıl alacağın ve %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla haksız ve ispatlanamayan davanın tümüyle esastan reddine, davalı şirket lehine reddedilen miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun tebligatların yapılarak taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla Bursa Genel İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava ... tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi ile "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiş özel bir eda davasıdır. İtirazın iptali davasının dinlenmesi için; ilamsız icra takibinin olması, takip talebine yönelik süresinde yapılan geçerli bir itirazın bulunması, bu itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde davanın açılması, itirazın İcra Mahkemesince kaldırılmamış olması gerekmektedir. İtirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacıdadır. Davacı alacaklı olduğunu ispatla yükümlüdür. Bu ispat yükü HMK'daki delillerle ispatlanmalıdır. Davacı iddiasını ispatladıktan sonra davalı, borçlu olmadığını veya borcu ödediğini ispatla mükelleftir. Gerekli şartların bulunmaması veya davacının iddiasını ispatlayamaması halinde davanın reddine; şartların bulunması ve davanın ispatı halinde davanın kabulüne karar verilir. Davanın reddi halinde borçlunun (davalının), davanın kabulü halinde ise alacaklının (davacının) talebi üzerine tazminata hükmedilir. Borçlu lehine tazminata hükmetmek için; talebin bulunması, davacının takipte haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Alacaklı lehine tazminata hükmetmek için; talebin bulunması, itirazın haksız, alacağın ise likit olması gerekir. Bursa Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı olduğu, borçlunun davalı olup borçlu tarafından itiraz edildiği, durdurma kararının davacıya tebliğ edilmediği, davanın ... tarihinde açılarak İİK nun 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü amacıyla SMMM bilirkişi vasıtasıyla davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış olup ... havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında ... hizmetine dayalı, süreklilik arz eden ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların sözleşmeye istinaden periyodik nitelikte kesildiği, davacı tarafından düzenlenen toplam fatura tutarının Kdv Dahil ... TL olduğu, İcra takibine konu edilen alacak tutarının ... TL olduğu, Davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı ticari defter kayıtlarına göre; davacının ... takip tarihi itibariyle Davalıdan ... TL alacaklı olduğu, Davacı defter kayıtlarında davalı tarafından yapılmış ... TL. kalan bakiyeye ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü amacıyla SMMM bilirkişi vasıtasıyla davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış olup ... havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin, ... yılı defterlerinin, Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için ... ve ... seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğu, davalı şirketin ..., ..., ... ve ... yılı ticari defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturacak özellikte olduğunu, Davalı şirketin ticari defter kayıtlarının ticari defterleri ile birbirini doğruladığını, Faturaların e-fatura (temel fatura) olarak düzenlenmiş olduğu, faturaların içeriğinin ... hizmet bedeli olduğu, faturalarda vade farkı, gecikme faiziyle ilgili bir ibarenin olmadığını, Tarafların Ba-Bs formlarının birbirlerini doğruladığını, Taraflar arasında ... tarihli sözleşme olduğu sözleşmede gecikme faiziyle ilgili bir maddenin bulunmadığını, Davalı şirketin ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre davacı şirkete takip tarihi ... itibari ile ... TL borcunun olduğunu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflara ticari defterlerini sunmaları için kesin süre verilmiş olup her iki ticari defterlerini sunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında cari hesap ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, takibe konu edime konu faturaların tarafların defterinde kayıtlı olduğu ve faturaya konu işin yapıldığı, dosya kapsamında aldırılan gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edilerek ispat ile yükümlü olan davacının davasını usulüne uygun düzenlenmiş defter kayıtları, HMK'ın 222. maddesi kapsamında ispat ettiği, taraflar tacir olduğundan davacının TTK 18/3 maddesinde belirtilen yollarla davalıyı temerrüde düşürmesi gerekirken bu maddede belirtilen yollarla temerrüde düşürdüğünü ispatlayamadığından işlemiş faiz talep edemeyeceği, bu haliyle davalı tarafın takibe konu alacağı ödemediği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile Bursa ... Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, davalının yasal koşulları bulunmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dava fatura alacağından kaynaklı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE davalının Bursa ... Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ... TL asıl alacak yönünden takibin aynen DEVAMINA, takip sonrası faizlerin icra müdürlüğü tarafından değerlendirilmesine, 2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan posta, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam .... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili Antalya İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/647, K. 2026/695, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-647-e-2026-695-k-8589864f7f72