İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/483 E. 2026/198 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/483
- Karar No
- 2026/198
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/483 Esas KARAR NO : 2026/198
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 05/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından, dava dışı ...'a ait ... plakalı araç 01/10/2023 - 01/10/2024 tarihleri arasında ...poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkil şirketin kasko sigortalısı olan ... plakalı araç poliçe teminat süreleri kapsamında olan 24/04/2024 tarihinde trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde aracın işleteni yani kiralayan konumunda bulunan ... Belediyesi ile diğer davalı yan müşterek sorumlu olduklarını, dava dışı müvekkile ait ... plakalı araç; ...adresinde 24/04/2024 günü park halinde bulunduğu esnada, davalı ... Belediyesi'ne ait ... plakalı temizlik işlerinde kullanılan aracın, sigortalıya ait araca, sol teker üstüne ve sol kapısına sürterek geçmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilin ise bu fiili durum üzerine kazanın yaşandığı 24/04/2024 tarihinde ... Polis merkezi Amirliği'ne giderek kazanın nasıl meydana geldiğini ilgili polis memurlarına beyan ettiğini ve dava dışı müvekkilin talebi ile ... plakalı araç üzerinde meydana gelen hasarın tespitini yaptırdığını, sigorta şirketin kasko sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın sigortalısına halef olarak davalıdan tahsiline ilişkin ...2. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini, takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olayda kaza tespit tutanağı dahi bulunmadığından kazanın oluş biçimi bilinmediğini, müvekkil idarenin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, iddia olunan zararla müvekkil idarenin yürüttüğü kamu hizmeti arasında nedensellik bağı bulunmadığını, davacının dava dosyasına sunduğu fotoğraflardan, dava dışı sigortalıya ait aracın hatalı park etmesinden ötürü yolun daraldığı ve diğer araçların geçişinin engellendiğini, davacının söz konusu bu icra takibini yapmakta kötü niyetli olması nedeni ile de dava değerinin % 20’dan aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir ve öngörülebilir bir kaza niteliğinde olduğu, dava konusu araçta basit işçilik ile giderilebilecek hasar meydana gelmiş olduğu, bu kapsamda onarım miktarının KDV ve işçilik dahil (işkontosuz) 16.200,00 TL olacağı, bu kapsamda talebe bağlılık ilkesi gereği icra takibine konu edilen 14.92,49 TL nin kaza tarihi itibariyle piyasa rayçilerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, Dava konusu kaza kapsamında;... plaka sayılı ... sürücüsünün KTK kapsamındaki kurallarının ihmal ve ihlal edilmesi nedeni kazanın oluş şekli ile doğru orantılı olarak teknik yönünden 1. Derecede kusurlu olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu, dava konusu kazanın ... plaka sayılı araç sürücüsünün aracının kullanım amacı ile doğru orantılı olarak büyüklüğü ve teknik özellikleri dikkate alınmadan hatalı hareket/ manevrası sonucunda park halindeki araca çarpma şeklinde meydana gelmiş olduğundan ... plaka sayılı araç maliki/ sürücüsüne kazanın oluş şekli ile doğru orantılı olarak teknik yönünden kurur atfedilmemesi gerektiği, ... plaka sayılı aracın hatalı park etmiş olduğuna yönelik dosya muhteviyatında bilgi, belge, doküman ve emare mevcut olmadığı ,nihai taktirin ve hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu yönünden görüş ve kanaatine varılmıştır. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklı halefiyet hakkına dayalı olarak kusurlu olduğu iddia edilen davalı şirketten(davalı şirkete ait direğin yola devrilmesi nedeniyle) rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun,... tarih ve ... sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ...tarih ve ... E. - ...K. sayılı kararında, "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde içtihadda bulunmuştur. Bu nedenle uygulamada, sigorta rücu davalarının,TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya ticaret mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da ticaret mahkemesi görevli olmayacaktır. Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından "Kasko Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalılardan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi selefi olan dava dışı sigortalı gerçek kişinin tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, sigortalıya ait aracın da ticari olmayıp, hususi otomobil olduğu ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından, davaya bakmak görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu değerlendirilerek mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya İstanbul Anadolu ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.05/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır