Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1373 E. 2026/762 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1373
- Karar No
- 2026/762
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/778 E., 2025/143 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.) SAYISI : 2020/123 E., 2020/318 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı-karşı davacı ... Yapı İnşaat Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. ASIL DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici şirket arasında 10.10.2016 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalı yüklenici şirketin diğer davalı arsa sahipleri ile arasında düzenlenen 17.02.2016 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre kendisine isabet eden 17 no.lu bağımsız bölümü anahtar teslim olarak yapıp 17.02.2017 tarihinde müvekkiline teslim etmeyi üstlendiğini, müvekkilinin bunun karşılığında 30.000,00 TL’yi peşin ödeyerek kalan 53.500,00 TL’yi kat irtifakının kurulması ile ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak yüklenicinin sözleşme konusu bağımsız bölümü süresi içinde teslim etmediğini ve sürekli müvekkilinden para istediğini, bunun üzerine müvekkilinin dairenin ilâve ödemesi olarak 20.06.2017 tarihinde yüklenici şirketin banka hesabına 15.000,00 TL daha yatırdığını, fakat bu paranın yatırılmasından sonra da dairenin teslim edilmediğini, müvekkilinin Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/268 D. İş sayılı dosyasında yaptırdığı tespitte dava konusu bağımsız bölümdeki eksikliklerin belirlendiğini, yüklenicinin teslim borcunu yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin kalan borcu ödeme yükümlülüğünün doğmadığını ileri sürerek öncelikle eksikliklerin davalı tarafça karşılanmasına, davalı tarafından karşılanmaması hâlinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle bu hususta müvekkiline yetki verilmesine, davalıların tapu kaydı verilen arsanın tapuda devri konusunda icbarına, eksiklikler giderilip kalan paranın müvekkili tarafından ödenmesinden sonra davalılar adına kayıtlı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1. Davalı yüklenici şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında imzalanan 10.10.2016 tarihli sözleşmenin “... sözleşmesi” değil, “satım sözleşmesi” niteliğinde olduğunu, zira davacının, müvekkilinin önceden projelendirip inşasına başladığı ve sözleşmenin kurulduğu aşamada henüz tamamlanmamış binadaki belirli bir daireyi topraktan satın aldığını, resmî yazılı şekilde yapılmayan satım sözleşmesi geçersiz olduğundan davacının bu sözleşmeye dayanarak dava konusu dairenin tapusunu istemesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından 15.03.2017 tarihinde kat irtifakı kurulduğunu, ancak davacının kat irtifakının kurulmasıyla ödemesi gereken bakiye 53.500,00 TL’yi ödemediğini, ayrıca inşaatın yapım sürecinde daha önce öngörülemeyen sebeplerin ortaya çıktığını, bu nedenle müvekkilinin tadilat projesi yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkili tarafından davacıya ait bağımsız bölümün tamamlandığını ve davacıdan taşınmazını devralmasının istendiğini, fakat satış bedelinden kalan 53.500,00 TL'lik tutarı ödemek istemeyen davacının önce eşine karşı açacağı boşanma davasını bahane ederek sonra da babasının kredi çekeceğini söyleyerek müvekkilini aylarca oyaladığını, davacının Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/268 D.İ ş sayılı dosyasında yaptırdığı tespitte dairenin %99,40 oranında tamamlandığının ve eksik imalatın 500,00 TL değerinde olduğunun belirtildiğini, 500,00 TL’lik eksik iş bedelinin davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesinin haklı mazereti olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı arsa sahipleri vekili cevap dilekçesinde; davacının ödemelerinin müvekkillerine herhangi bir yarar sağlamadığını, davacının yaptığı 30.000,00 TL ödemeye karşılık yüklenici şirketten senet alması nedeniyle yüklenici ile arasında bu miktarla ilgili borç ilişkisi kurulduğunu, sözleşmeye göre anahtar teslim aşamasına henüz gelinmediğinden eksik işler nedeniyle iş kabulünün yapılmadığını, yüklenicinin ve dolayısıyla halefi olan davacının eksik işlerden dolayı geçersiz sözleşmeye dayanarak müvekkillerinden herhangi bir talepte bulunamayacağını, müvekkillerinin eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine hüküm kurulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı-karşı davacı yüklenici şirket vekili karşı dava dilekçesinde; 10.10.2016 tarihli sözleşmenin kanunun aradığı resmî şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmediğinden geçersiz olduğunu ve taşınmazın tapuda devir ve tescil hakkını davacıya vermediğini, bu sözleşmeye dayanarak müvekkilinin davacı-karşı davalıdan 45.000,00 TL tahsil ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.10.2016 tarihli sözleşmenin geçersizliğinin tespitine ve feshine, müvekkilinin davacı-karşı davalıdan aldığı 45.000,00 TL’nin mahkeme veznesine veya mahkemece belirtilecek bir hesaba yatırılmasının teminine ve dava konusu 17 no.lu bağımsız bölüm üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, 10.10.2016 tarihli sözleşmenin teminatı olarak müvekkili tarafından davacı lehine düzenlenmiş ve vade tarihi konulmamış olan 30.000,00 TL bedelli bononun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
4. Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkili ile yüklenici arasında imzalanan 10.10.2016 tarihli sözleşmenin "alacağın temliki" niteliğinde olduğunu, dolayısıyla yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğunu ve temlik için geçerli koşulları sağladığını, davalı-karşı davacı yüklenici şirketin sözleşmenin geçersizliğini ileri süremeyeceğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak tüm edimlerini yerine getirdiğini belirterek karşı davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/318 Karar sayılı kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı gereğince karşı dava yönünden eksik harç ikmâl edilerek yapılan yargılama sonucu davacı ile davalı yüklenici şirket arasında imzalanan 10.10.2016 tarihli sözleşmenin “alacağın temliki” niteliğinde olduğu, sözleşmenin “ödeme planı” başlıklı bölümünün 4 no.lu bendinde peşinat dışında kalan 53.500,00 TL’nin kat irtifakının kurulmasıyla birlikte ödeneceğinin kararlaştırıldığı, yüklenici tarafından kat irtifakının 15.03.2017 tarihinde kurulduğu, davacının Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/268 D. İş sayılı dosyasında yaptırdığı delil tespitinde bağımsız bölümün %99,40 oranında tamamlandığının belirlendiği, ancak davacının kalan 38.500,00 TL’yi ödemediği, yüklenicinin edimlerini ifa etmesine rağmen davacının sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödemeyerek temerrüde düştüğü, diğer davalı arsa sahipleri yönünden ise uyuşmazlık konusu sözleşmenin temlik sözleşmesi olduğu ve davalı ... Yapı ve İnşaat Taahhüt Gıda Turizm Tarım Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kişisel hakkının temlikine ilişkin olduğu gerekçesiyle asıl davanın davalı ... Yapı ve İnşaat Taahhüt Gıda Turizm Tarım Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden esastan reddine, davalılar ..., ... ve ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan reddine; davalı-karşı davacı ... Yapı ve İnşaat Taahhüt Gıda Turizm Tarım Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin açtığı karşı davanın kabulüne, taraflar arasındaki 10.10.2016 tarihli sözleşmenin feshi ile karşı davacının davacı-karşı davalıdan aldığı 45.000,00 TL’nin davacı-karşı davalıya verilmesine, 10.10.2016 tarihli satış sözleşmesine teminat olarak karşı davacı tarafından davacı-karşı davalı lehine düzenlenmiş olan 30.000,00 TL bedelli bononun iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli ve 2020/943 Esas, 2021/22 Karar sayılı kararıyla; asıl davada geçersiz sözleşmenin varlığı hâlinde kural olarak tarafların sözleşmenin ifasını ya da ifa karşılığını isteyemeyeceği, ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde aldıklarını iade ile yükümlü oldukları, tapulu taşınmazların devrine ilişkin şekil şartının ispat değil geçerlilik şartı olduğu ve resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu, ancak 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile buna istisna getirildiği, bu istisnanın varlığından bahsedilebilmesi ve harici satış sözleşmesinin alıcısı konumunda olan kişinin tescil isteminin kabul edilebilmesi için satışa konu taşınmazın Kat Mülkiyeti Kanunu’na tâbi olarak yapılması, alıcının edimlerini yerine getirmiş olması, satıcının bağımsız bölümü teslim etmiş olması ve buna rağmen tescile yanaşmaması şartlarının bir arada bulunması gerektiği, somut olayda ise bahsi geçen İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanmasının mümkün olmadığı, zira taraflar arasında düzenlenen 10.10.2016 tarihli satış sözleşmesinde davacının bakiye bedeli kat irtifakının tesis edilmesi ile ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen edimini yerine getirmediği, taşınmazın fiilen davacıya teslim edilmediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince alıcının açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak taşınmazın arsa sahipleri adına kayıtlı olduğu ve arsa sahipleri ile yüklenici arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan arsa sahiplerine karşı açılan davanın husumetten reddinin yerinde olmadığı, karşı davada ise, ilk derece mahkemesince sözleşmenin geçersizliği nedeniyle iptali ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade kararı verilmesinin yerinde olduğu, reddedilen asıl dava ve kabul edilen karşı davada nispi vekâlet ücreti takdirinin gerektiği, ancak davalı-karşı davacı yüklenici şirketin ve davalı arsa sahiplerinin karara karşı bu yönden istinaf başvurusunda bulunmadıklarından bu hususun sadece eleştirilmekle yetinildiği, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiği için karar tarihi itibariyle geçerli tarifeye göre davacı-karşı davalı aleyhine maktu vekâlet ücreti takdir edildiği, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiği gerekçesiyle asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, HMK’nın 353/1-b.2 nci maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisini asıl davanın tüm davalılar yönünden esastan reddine, karşı davanın kabulü ile taraflar arasındaki 10.10.2016 tarihli sözleşmenin feshine ve karşı davacının davacı-karşı davalıdan aldığı 45.000,00 TL’nin davacı-karşı davalıya verilmesine, 10.10.2016 tarihli satış sözleşmesine teminat olarak davalı-karşı davacı tarafından düzenlenen 30.000,00 TL bedelli bononun iptaline oy çokluğu ile karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.03.2022 tarihli ve 2021/3868 Esas, 2022/1732 Karar sayılı kararı ile: "...Asıl dava, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 162 (TBK 183). maddesi uyarınca temlik alınması nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri, taraflarına karşılıklı haklar ve borçlar yükler. Öncelikle üzerine inşaat yapılacak arsayı yükleniciye teslim etmesi gereken arsa sahipleri, yüklenicinin karşı edimini yerine getirmesinden sonra yükleniciye sözleşmeye uygun arsa veya kurulmuşsa kat irtifak tapusunu devretmekle yükümlüdür. Yüklenicinin temel borcu ise eseri (binayı) meydana getirmektir. Binanın inşaasından maksat, yapının sözleşmeye, fen kurallarına ve amacına uygun imal edilmesidir. Yüklenici bu nitelikleri taşıyan bir bina meydana getirmişse, sözleşmede aksine hüküm bulunmayan hallerde yapının arsa sahibine tesliminde, sözleşmede ayrık hüküm varsa tesliminden önce ve ancak sözleşme koşullarına uygun oranda arsa payı veya bağımsız bölümün tescilini isteyebilir. Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tarafı olan yüklenici, yukarıda sayılan edimleri yerine getirdiğinde, arsa sahibine karşı kazandığı kişisel hakları arsa sahibinin onayı gerekmeksizin üçüncü kişilere temlik edebilir. Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişi de bu hakları yüklenicinin halefi olarak arsa sahibine karşı ileri sürme olanağına sahiptir. Mahkemece yapılan keşif sonucunda inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanından alınan 11.10.2018 günlü raporda; binanın bitmiş olduğu, inşaatın yapı kullanma izninin alınmış olduğunun, tamamlanma seviyesinin %99,40 ve eksik işlerin bedelinin 550,00 TL olduğu belirlenmiştir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince sözleşmenin geçersizliğinden dolayı feshine ve tapu iptal tescil talebinin reddine karar verilmiş ise de; taşınmazların mülkiyetini nakleden sözleşmeler, resmi biçime uyularak yapılmadıkça Türk Medeni Kanun'un 706 ve Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddeleri hükümleri uyarınca geçersizdir. Kural olarak bu sözleşmeye dayanılıp tescil isteminde bulunulamaz. Kural bu olmakla birlikte yüklenici, arsa sahibi ile aralarında var olan arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapmakta olduğu inşaatta kendisine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü kazanacağı şahsi hakkın temliki suretiyle ve yazılı olmak koşuluyla üçüncü bir kişiye temlik etmişse Türk Borçlar Kanunu'nun 184. maddesinin yalnızca yazılı yapılmasını öngördüğü bu sözleşmeye dayanarak şahsi hakkı temellük eden üçüncü kişi bağımsız bölümün adına tescilini isteyebilir. Bu tür davalarda mahkemece öncelikle yüklenicinin edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki iskân (oturma izni) gibi diğer borçlarını ifa edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur. Bunun için de davaya konu temlik işleminin geçerli olup olmadığı, arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenicinin borçlarının neler olduğunun sözleşme hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olay incelendiğinde; yüklenicinin yapıyı %99,40 seviyesinde bitirmiş olduğu ve taşınmazın iskanını almış olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla inşaatın getirildiği seviyenin reddedilebilecek bir seviyede olmadığı, adi yazılı şekilde yapılan temlik sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi gerekecektir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı-temlik alanın, yükleniciye karşı ödemekle yükümlü olduğu bakiye bedel ile arsa sahiplerine karşı yüklenicinin eksik yaptığı işlerin tamamlanması ya da bedelinin depo edilmesi karşılığında TBK 97.maddesi gereğince birlikte ifa kuralı dikkate alınarak asıl dava ve birleşen davadaki talepler hakkında birlikte ifa kuralı gereğince bir karar verilmesinden ibaretken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli kararıyla direnme kararı verilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2024 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararda direnilmesi doğru olmadığından hükmün Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında "Davacı ile davalı yüklenici şirket arasında 10.10.2016 tarihli "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi" başlıklı yüklenicinin inşa ettiği Afyonkarahisar ... köyü, 116 Ada, 23 Parsel sayılı taşınmazdaki 3. kat 17 bağımsız bölüm numaralı meskenin davacıya 83.500,00 TL bedelle satışına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği görülmektedir. Sözleşmeye konu bağımsız bölümün de davalı yüklenici ile diğer davalı arsa sahipleri arasındaki aynı yere ilişkin 17.02.2016 tarihli noterde düzenleme şeklindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı yükleniciye isabet edecek bağımsız bölüm içinde yer aldığı da anlaşılmaktadır. Davacı temlik alan ile davalı temlik veren arasındaki ödemeye ilişkin ise peşinat olarak davalıya 30.000,00 TL ödendiği kalan 53.500,00 TL'nin ise kat irtifakının kurulmasıyla birlikte ödeneceği, kararlaştırılmıştır. Davacının davalı hesabına 20.06.2017 tarihinde 15.000,00 TL daha ödeme yaptığı, bu halde davacının toplam ödemesinin 45.000,00 TL olduğu, davalının sözleşmedeki süresi içinde teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi kendisine isabet eden bağımsız bölümü de devretmediğinden bakiye kısma ilişkin muacceliyet gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davacının, davalıya ödemesi gereken bakiye 38,500,00 TL mahkeme veznesine depo ettirilmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere taraflar arasındaki yazılı yapılan sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü gerektiğinden davalı yüklenici tarafça sözleşmenin geçersizliğine ve sözleşmedeki edimini yerine getirmediğinden teminat olarak alınan bononun iptaline ilişkin karşı davası yerinde değildir. Sözleşmeye konu bağımsız bölümün bulunduğu yapıya ilişkin olarak da her ne kadar yargılama sırasında yapılan keşif neticesinde davacının satın aldığı dairedeki eksik imalat nedeniyle yapının tamamlama oranının %99,40 olduğu belirlenmiş ise de, davalı arsa sahiplerini ilgilendiren yapının ve ortak alanlara ilişkin bir eksiklik tespit edilmediği nitekim yargılama sırasında da taşınmazın yapı kullanma izin belgesinin alınması suretiyle eksiksiz hukuki teslimin de bu suretle gerçekleştiği kayıtlar ve bozma sonrası beyanlarla sabittir. Dolayısıyla arsa sahipleri olan davalıların temlik veren yüklenici davalı şirkete yöneltebilecek bir defi ve itirazı olmadığından yükleniciye ait olup kendi adlarına kat irtifak tapusu çıkartılan taşınmazın devrinden sorumlu olduğundan davacının davasının kabulüne, sözleşme gereği davalıya ödenmeyip dosyaya depo ettirilen bakiye 38,500,00 TL'nin davalıya ödenmesine, karşı davanın ise reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı ... Yapı İnşaat Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde;
a.Öncelikle sözleşme uyarınca müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği, davacının ise kararlaştırılan tarihte ödeme edimini yerine getirmediği göz önüne alınarak, davacının davasının reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini,
b.Dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacı adına tescili yönünde hükmün onanması yönünde mahkemenin görüşünün değerlendirilmesi halinde, müvekkiline davacı tarafından ödenecek bedelin, dava konusu meskenin karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri de göz önüne alınarak, sözleşmeye göre davacı tarafından ödenmeyen 38.500,00 TL'nin, ödeneceği tarih olarak taraflarca kararlaştırılan kat irtifakının kurulduğu 15.03.2017 tarihinden bu yana döviz artış oranı, borsa bist 100 endeksi artış oranı, maaş artış oranı, ticari temerrüt faizi artış oranı, inşaat maliyetlerindeki artış oranları ve yeniden değerleme oranları, çeyrek altın artış oranları vb. gibi ekonomik verilere ilişkin kalemler de esas alınarak yapılacak bir bilirkişi hesaplaması ile ödenmeyen 38.500,00 TL'ye ulaştığı değerin belirlenmesi ve belirlenen değerin işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapu iptal tescil, karşı dava ise harici satış sözleşmesinin feshi ve sözleşme doğrultusunda verilen bedelin iadesi ve bononun iptali istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı vekilin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.1 Davacı ile davalı yüklenici şirket arasında 10.10.2016 tarihli "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi" başlıklı yüklenicinin inşa ettiği Afyonkarahisar ... köyü, 116 Ada, 23 Parsel sayılı taşınmazdaki 3. kat 17 bağımsız bölüm numaralı meskenin davacıya 83.500,00 TL bedelle satışına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, sözleşmeye konu bağımsız bölümün de davalı yüklenici ile diğer davalı arsa sahipleri arasındaki aynı yere ilişkin 17.02.2016 tarihli noterde düzenleme şeklindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı yükleniciye isabet edecek bağımsız bölüm içinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Davacı temlik alan ile davalı temlik veren arasındaki ödemeye ilişkin ise peşinat olarak davalıya 30.000,00 TL ödendiği, kalan 53.500,00 TL'nin ise kat irtifakının kurulmasıyla birlikte ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacının, davalı hesabına 20.06.2017 tarihinde 15.000,00 TL daha ödeme yaptığı, bu halde davacının toplam ödemesinin 45.000,00 TL olduğu, 38.500,00 TL'nin ödenmediği dosya içeriği ile sabittir.
2.2. Davacının, temliken satın aldığı 17 no.lu bağımsız bölümü toplam 83.500,00 TL'ye 10.10.2016 tarihinde satın aldığı, toplam 45.000,00 TL'yi ödediği, geriye kalan 38.500,00 TL'yi ödemediği tevdi mahalli talep etmediği ve mahkemenin kararına kadar da ödeme iradesi göstermediğine göre işbu bozmadan sonra verilecek son nihai karar tarihinde (veya en yakın tarihte) taşınmazın rayiç değeri keşfen tespit edildikten sonra bu değerin toplam satış bedeli olan 83.500,00 TL'nin karşılığı olduğu kabul edilerek, ödenmeyen 38.500,00 TL'nin karşılığının oran/orantı yoluyla bulunarak bu rakama faizsiz hükmedilmesi gerekir. İzah edilenin dışında bir uygulama, yüksek enflasyonda dikkate alındığında davalının gerçek satış bedelinin tahsiline engel olacağından kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı-karşı davacı ... Yapı İnşaat Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.