Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/637 E. 2026/1041 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/637
Karar No
2026/1041
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/637 Esas

KARAR NO: 2026/1041

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/02/2026 ara karar

NUMARASI: 2026/161 E.

DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari ilişki sebebiyle...Şubesi - ...seri nolu 138.863,74-TL bedelli 13.12.2025 tarihli çek ile...Şubesi - ... seri nolu 100.000-TL bedelli 20.12.2025 tarihli çeklerin istirdadı ve müvekkiline iadesini, bunun mümkün olmaması halinde, ...Şubesi - ...seri nolu 138.863,74-TL bedelli 13.12.2025 tarihli çekten ve bu çekin icraya konulduğu .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespiti ile...Şubesi - ... seri nolu 100.000-TL bedelli 20.12.2025 tarihli çekten ve bu çekin icraya konulduğu .... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitini, diğer davalılar (... ve ...) yönünden; dava konusu iki adet çekten ve bu çeklerin icraya konulduğu icra takiplerinden dolayı müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığının tespitini, dava konusu çeklerin takibe konulduğu .... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı icra takibi ve .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra takibine yönelik teminatsız yahut Mahkememizce belirlenecek cüzi bir teminat karşılığında takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise söz konusu icra dosyaları kapsamında yürütülen icra takiplerine yönelik teminatsız olarak yahut yine cüzi bir teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi 25/02/2026 tarihli ara kararıyla ;Davacı vekilinin takiplerin tedbiren durdurulması talebinin; takipten sonra açılan menfi tespit davalarında İ.İ.K. 72 maddesi uyarınca takibin tedbiren durdurulmasına yasal olanak bulunmadığından REDDİNE, yine davacı vekilinin icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden tedbir talebinin ise, dosyaya sunulan deliller kapsamında bu aşamada yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından REDDİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine düzenlenen ... Şubesi'ne ait ...seri numaralı 138.863,74-TL bedelli 13.12.2025 tarihli çek ile ... seri numaralı 100.000-TL bedelli 20.12.2025 tarihli çeklerin zayi olduğunu, bu çekler hakkında daha önce iptal davası açılıp ödeme yasağı kararı verildiğini, ancak müvekkili şirketin banka hesabına TL Bedelli Çek İçin .... İcra Müdürlüğü'nün tarafından...E. sayılı icra takibi ile TL bedelli çek İçin .... İcra Müdürlüğü'nün tarafından... E. sayılı icra takibi kapsamında haciz konulduğunun öğrenildiğini, söz konusu çeklerin üzerindeki müvekkili şirket kaşe ve imzalarının taklit edilerek sahte şekilde ciro edildiğini, müvekkili şirketin bu çeklerle herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2026/4562 Sor. numaralı soruşturma dosyasının yürütüldüğünü, çek iptali davaları olan İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/702 E. ve 2026/10 E. sayılı dosyalarında verilen süre uyarınca arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, bu nedenle huzurdaki davanın açıldığını, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebini reddeden 25.02.2026 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, çeklerdeki sahteliğin alenen belli olduğunu ve faktoring mevzuatına aykırılık bulunduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/19-488 E. ve 2010/557 K. K. sayılı 3.11.2010 tarihli kararı uyarınca icra takiplerinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte olunması halinde uygun bir teminat karşılığında icra takiplerinin durdurulmasına ve icra veznesindeki paraların alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İstinafa konu karar 25/02/2026 tarihli ara karardır.

Davacı vekili 17/02/2026 tarihli dava dilekçesi ile, icra takibine konu senetteki kaşe ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalılardan ... A.Ş. yönünden (terditli olarak); i-...Şubesi - ...seri nolu 138.863,74-TL bedelli 13.12.2025 tarihli çekin ve ii-...Şubesi - ... seri nolu 100.000-TL bedelli 20.12.2025 tarihli çekin asıllarının istirdadı ve müvekkiline iadesine,

Bunun mümkün olmaması halinde; ...Şubesi - ...seri nolu 138.863,74-TL bedelli 13.12.2025 tarihli çekten ve bu çekin icraya konulduğu .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra takibi ile-...Şubesi - ... seri nolu 100.000-TL bedelli 20.12.2025 tarihli çekten ve bu çekin icraya konulduğu .... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı icra takibinden dolayı müvekkilimizin davalıya borcunun bulunmadığının tespiti, -Ayrıca, davalının haksız ve kötü niyetle açtığı bu icra takipleri sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, Diğer davalılar (... ve ...) yönünden; yukarıda detaylı bilgileri verilen iki adet çekten ve bu çeklerin icraya konulduğu icra takiplerinden dolayı müvekkilimizin davalılara borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davanın konusu, terditli olarak çek istirdadı ve menfi tespit davasıdır.

İİK 72/3 maddesi gereği, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. m.; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "düzenlemesini, aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, İİK 72/3'e göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden mahkemece takibin durdurulması talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, Davacı tarafından icra takibine konu çeklerdeki imzaya itiraz ettiği,dosyada henüz rapor aldırılmadığı bu aşamada hak zayi olmaması açısından İİK 72/3'e göre icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden tedbir talebinin tümden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile;

2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2026 tarih, 2026/... E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/637, K. 2026/1041, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-637-e-2026-1041-k-0ac4b6be604e