Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/2681 E. 2026/4437 K.

Konu: Nitelikli Yağmaya Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2681
Karar No
2026/4437
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağmaya Teşebbüs

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1151 E., 2024/2605 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,

Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme istemi 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu' nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul Aradolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2016/136 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/2627 Esas, 2021/2993 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-d, 289/1-i maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2023/407 Esas, 2024/20 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d-h, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/1151 Esas, 2024/2605 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya kapsamı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) göre; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli, 2016/32346 Soruşturma, 2016/10510 Esas ve 2016/723 iddianame ile sanıklar ..., ..., ... ...., ..., ...hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs, sanıklar ..., ... ..., ... , ... , ..., .... hakkında şikâyetçiler ...-...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs, sanıklar ... , , ... ....,..., ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı,

İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2021/136 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile, adı geçen sanıkların nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği, söz konusu hükümlere yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/2627 Esas, 2021/2993 karar sayılı kararı ile, sanıklar ... , ..., .... ve .... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “İstinaf başvurularının esastan reddine”, sanıklar ... ..., ...., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ise, “Dosyada sanıklar ... ..., , ... ...., ... ve ...'a daha önce usulüne uygun şekilde iddianame tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, ilk defa duruşmada okunan iddianame ile savunma arasında en az bir haftalık süre bulunmasının gerektiği gibi, sanıklara duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının da hatırlatılmaması suretiyle CMK'nın 176/4 ve 190/1. maddelerine aykırı davranılması ve Sanık ... için tekerrüre esas alınan Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/6 26... /232 Karar sayılı ilamına konu TCK'nın 184/1. maddesine uyan imar kirliliğine neden olma suçunun, hükümden sonra 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve güncel adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca ilamları olup olmadığı da araştırılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi lüzumu” gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği,

Anılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli 2021/2627 Esas ve 2021/2993 karar sayılı kararı ile, sanıklar ... ...., .... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “İstinaf başvurularının esastan reddine” ilişkin temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 17.12.2024 tarihli 2022/13907 Esas ve 2024/13420 Karar sayılı ilamıyla “ 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi dikkat alındığında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçu eylemini birlikte gerçekleştirdikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılan sanıkların eylemlerine ilişkin delillerin bir bütün halinde tespiti ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek ayrı ayrı yargılamaya konu olacak şekilde sanıklar ... ..., ..., ..., ... ve .... hakkında usul bozması yapılırken, sanıklar ..., ..., ....ve ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi” hukuka aykırı bulunarak bozma kararı verildiği,

Ancak anılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli 2021/2627 Esas ve 2021/2993 karar sayılı kararı ile, sanıklar ... ...., ...., ...., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “bozma” kararı üzerine yargılamaya bakan İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli, 2023/407 Esas ve 2024/20 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs ve katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından tekrar mahkûmiyetine karar verildiği,

Söz konusu hükümlere yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli 2024/1151 Esas ve 2024/2605 karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “İstinaf başvurularının esastan reddine” karar verildiği anlaşılmakla,

5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi dikkat alındığında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçu eylemini birlikte gerçekleştirdikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılan sanıkların eylemlerine ilişkin delillerin bir bütün halinde tespiti ve değerlendirilmesi gerektiğinden Dairemizin 17.12.2024 tarihli 2022/13907 Esas ve 2024/13420 Karar sayılı bozma kararı neticesinde gönderilen dava dosyası araştırılarak 5271 sayılı Kanun’ un 8. ve 11. maddeleri gereğince davaların birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre de, İncelemeye konu dava dosyasına ilişkin soruşturma evrakları ve yargılamaya ilişkin bir kısım evraklarının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, evrakların aslı ya da onaylı suretlerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde temin edildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun’un 169. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.”

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/2681, K. 2026/4437, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-2681-e-2026-4437-k-9e5c5a45701e