Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6522 E. 2026/4438 K.

Konu: Nitelikli Yağmaya Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6522
Karar No
2026/4438
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağmaya Teşebbüs

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/864 E., 2024/1765 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul Aradolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2016/136 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, sanıklar ..., ..., ... hakkında şikâyetçiler ...-...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun' un 149/1-a-c-d-h, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında aynı Kanun' un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/2627 Esas, 2021/2993 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvusunun kabulü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-d, 289/1-i maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/20 Esas, 2023/631 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d-h, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ..., ... hakkında şikâyetçiler ...-...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun' un 149/1-a-c-d-h, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ve 2024/864 Esas, 2024/1765 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların müdafilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğundan temyiz sebeplerine yer verdiği anlaşılmakla Tebliğname' deki red isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Dosya kapsamı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) göre; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli, 2016/32346 Soruşturma, 2016/10510 Esas ve 2016/723 iddianame ile sanıklar ...., ...., ..., ..., ...,..., ... hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs, sanıklar ..., ...., ..., ..., ... hakkında şikâyetçiler ...-...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs, sanıklar ... ... , ..., ..., ...hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı,

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli, 2021/136 Esas ve 2021/282 Karar sayılı kararı ile, adı geçen sanıkların nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği, söz konusu hükümlere yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli 2021/2627 Esas ve 2021/2993 karar sayılı kararı ile, sanıklar ... ..., ..., ... .... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “İstinaf başvurularının esastan reddine”, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ise, “Dosyada sanıklar ..., ..., , ..., ..., ...ve ...'a daha önce usulüne uygun şekilde iddianame tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, ilk defa duruşmada okunan iddianame ile savunma arasında en az bir haftalık süre bulunmasının gerektiği gibi, sanıklara duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının da hatırlatılmaması suretiyle CMK'nın 176/4 ve 190/1. maddelerine aykırı davranılması ve Sanık ... için tekerrüre esas alınan Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/6 26... /232 Karar sayılı ilamına konu TCK'nın 184/1. maddesine uyan imar kirliliğine neden olma suçunun, hükümden sonra 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve güncel adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca ilamları olup olmadığı da araştırılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi lüzumu” gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği,

Anılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli 2021/2627 Esas ve 2021/2993 karar sayılı kararı ile, sanıklar ... , .... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “İstinaf başvurularının esastan reddine” ilişkin temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 17.12.2024 tarihli 2022/13907 Esas ve 2024/13420 Karar sayılı ilamıyla “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi dikkat alındığında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçu eylemini birlikte gerçekleştirdikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılan sanıkların eylemlerine ilişkin delillerin bir bütün halinde tespiti ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek ayrı ayrı yargılamaya konu olacak şekilde sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ....ve ... hakkında usul bozması yapılırken, sanıklar ... ...., ...., ve .... hakkında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi” hukuka aykırı bulunarak bozulma kararı verildiği,

Ancak anılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli 2021/2627 Esas ve 2021/2993 karar sayılı kararı ile, sanıklar ..., ..., , ..., ..., ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “bozma” kararı üzerine Yargılamaya bakan İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli, 2022/20 Esas ve 2023/631 Karar sayılı kararı ile, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...’ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs, sanıklar ..., ..., ... hakkında şikâyetçiler ...-...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs, sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından tekrar mahkûmiyetlerine karar verildiği,

Söz konusu hükümlere yönelik istinaf taleplerinin incelenmesi sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 9. Ceza Dairesinin 11.06.2024 tarihli 2024/864 Esas ve 2024/1765 karar sayılı kararı ile, sanıklar ..., ..., , ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden “İstinaf başvurularının esastan reddine” karar verildiği anlaşılmakla,

5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi dikkat alındığında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçu eylemini birlikte gerçekleştirdikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılan sanıkların eylemlerine ilişkin delillerin bir bütün halinde tespiti ve değerlendirilmesi gerektiğinden Dairemizin 17.12.2024 tarihli, 2022/13907 Esas ve 2024/13420 Karar sayılı bozma kararı neticesinde gönderilen dava dosyası araştırılarak 5271 sayılı Kanun’un 8. ve 11. maddeleri gereğince davaların birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Kabule göre de, İncelemeye konu dava dosyasına ilişkin soruşturma evrakları ve yargılamaya ilişkin bir kısım evraklarının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, evrakların aslı ya da onaylı suretlerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde temin edildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun’un 169. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/6522, K. 2026/4438, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-6522-e-2026-4438-k-68b1345a87b6