Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5433 E. 2026/12116 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5433
Karar No
2026/12116
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3260 Esas, 2023/2025 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/601 Esas, 2022/745 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.

Konyalaltı Belediye Başkanlığı yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen tazminat miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin ve davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesi 200 27... parselde kayıtlı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim ve yol alanı olarak ayrıldığını, fiilen yol geçtiğini ve uzun süredir eğitim alanında kalmasına rağmen, davalı idare tarafından bugüne kadar her hangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, müvekkillerinin taşınmazı kullanmalarının engellendiğini ve taşınmaza kamulaştırmasız el atma söz konusu olduğunu ileri sürerek kamulaştırmasız el atma nedeni ile dava konusu taşınmazın dava tarihindeki piyasa rayiç değerinin tespiti ile şimdilik 20.000,00 TL'nin kuruma başvuru tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belediyeye karşı açılması gerektiğini, imar planlarını belediyelerin yaptığını, imar planlarının yapımı ve değişikliklerine ait yönetmelikte de plan yapım aşamasında planda resmi kurum alanlarına ayrılacak bölümlerde ilgili idarenin görüşünün alınması gerektiğinin belirlendiğini, davalı müvekkilinin bu konuda belediyece herhangi bir görüşünün alınmadığını, imar planlarının askıya çıkarılarak ilan edildiğini, dosya içeriğinden davaya konu parseli de içerir uygulama imar planının çok önceden belediyesince ilan edildiğini ve kesinleştiğini, dava açma süresinin geçtiğini davanın kabulüne karar verilmesi hâlinde davacıların okul ve bahçesinde kalan paylarının tapuda davalı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, dava konusu parselin ilk olarak 13.10.1999 tarihli ve 484 sayılı Belediye encümen kararı ve %34.65148 düzenleme ortaklık payı kesintisi ile yapılan imar uygulaması işlemi neticesinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca yapılacak arazi ve arsa düzenlenmesi ile ilgili esaslar hakkında yönetmeliğin 12 inci maddesi gereği kamu ortaklık paylarından Meslek Lisesi alanı olarak planlı olarak tescil edildiği, kararın İdare Mahkemesince iptal edilmesinden sora 22.05.2002 tarihli ve 88 sayılı ... Belediyesi Encümen kararı ile ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesilmeden yapılan imar uygulaması işlemi ile ... Mahallesi 200 27... parsel, 2 parsel numarası ile tescil edildiğini dava konusu ... Mahallesi 200 27... parselin bulunduğu alanın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının ilk olarak 05.11.1986 tarihli ve 348 sayılı ... Belediyesi Meclis kararı ile yapılmış olup bu imar planında dava konusu parselin "Meslek Lisesi" olarak planlandığını ve belediye tarafından davacının mülkiyet hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararını aleyhine olan tüm yönleri bakımından istinaf ettiklerini, taşınmaza az değer biçildiğini, dava konusu taşınmaz değerinin daha fazla olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, istinaf süresinden sonra sunduğu ek dilekçede ise davalı ... Belediyesi yönünden peşin olarak yatırılan 1.404,36 TL'nin bu davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği halde bu hususta karar verilmediğini belirterek kararın bu yönü ile de düzeltilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alana ilişkin olarak yapılan imar uygulaması hakkında müvekkili idarenin görüşünün alınmadığını, bu konuda bilgi de verilmediğini, husumetin müvekkiline yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 04.07.2019 tarihinde yasalaşarak 10.07.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine: “Belediye veya Valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.” hükmü eklendiğini, onaylı parselasyon planı yapılmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediyeler ve Valiliklerin sorumlu tutulduğunu, bedel itibariyle hüküm altına alınan değerin fahiş olduğunu, bilirkişi raporuna itirazının dikkate alınmadığını, taşınmazın dava tarihindeki niteliklerinin değil, el atıldığı tarihteki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, emsal mukayesesinde eksik ve üstün yönler yeterince tartışılmadan soyut ve kişisel görüşle değer bulunduğunu, yargılamanın usulden ve esastan hatalı olduğunu belirterek resen gözetilecek sebeplerle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasının tefrik edildiği ve yeni esas aldığı belirtildiğini, karar duruşmasında sözlü yargılama için süre verilmesini talep ettiklerini ancak yerel mahkemece bu yönde karar verilmediğini bu durumu dairenin bilgisine sunduklarını, taşınmaza müvekkili tarafından fiilen el atılmadığını, davanın reddi gerektiğini, Mekansal Plan Yönetmeliği ve plan hükümlerine göre dava konusu yere özel mülkiyete konu bir çok tesis yapılabileceğini, davacı tarafın mülkiyet hakkının kısıtlanmadığını sınırlandırılmadığını, mahkemece her türlü takyidattan ari şekilde tescile karar verilmesi gerektiğini, davacı hissesi üzerinde haciz ve ipotek şerhlerinin kaldırılması gerektiğini fiili el atma bulunmadığından idari yargı yerinin görevli olduğunu, taşınmaz mesleki ve teknik öğretim alanı olduğundan sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğunu, üst ölçekli planın büyükşehir belediyesi tarafından yapıldığını davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği halde dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, bu sebeple hükmün kaldırılması gerektiğini, taşınmaza fiilen el atılmadığını imar planındaki ayrılma amacına uygun yapı tesis v.s. yapılmadığını, uygulama imar planındaki dava konusu parsele yapılaşma koşullarını sağlaması halinde Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 61. Maddesi doğrultusunda yapı ruhsatı verilebileceğini, davacının tasarruf hakkının kısıtlanmadığını, dava konusu taşınmaz bedelinin çok fahiş miktarda belirlendiğini, taşınmazın değerinin çok daha düşük olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, emsal taşınmazla dava konusu taşınmaz arasında konum yapı yoğunlukları, plan fonksiyonları gibi bir çok hususta farklılık bulunduğunu, emsal alınan taşınmazın emsal olarak kabul edilemeyeceğini belirterek resen gözetilecek sebeplerle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın yol olarak fiilen el atılan kısmının 1567,00 m² olduğu, imar planında davaya konu taşınmazın 1743,00 m²lik kısmının yolda kaldığı, kalan 21.587,00 m²lik kısmının mesleki ve teknik öğretim tesisi olarak planlandığının tespit edildiği, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu, taşınmazın uygulama imar planında yolda kalan 1743,00 m²lik kısmında davacının hissesine isabet eden 18,30 m²lik miktar üzerinden hesaplanan tazminat tutarından davalı ... Başkanlığının, uygulama imar planında mesleki ve teknik öğretim tesis alanında kalan 21.587,00 m²lik kısmında ise davacının hissesine isabet eden 226,70 m²lik miktar üzerinden hesaplanan tazminat tutarından davalı Milli Eğitim Bakanlığı sorumlu tutularak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.

3.Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiş, ayrıca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili temyiz aşamasında vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürmüşse de bu husus istinaf dilekçesinde ileri sürülmediğinden ve istinaf aşamasında ileri sürülmeyen husus temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinden davalı vekilinin bu yöne değinen itirazları yerinde değildir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Başkanlığının Temyizi Yönünden; Davalı ... Başkanlığının temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davacı ve Davalı Milli Eğitim Bakanlığı Vekillerinin Temyizi Yönünden; Davacı ve davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekillerini yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Milli Eğitim Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/5433, K. 2026/12116, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-5433-e-2026-12116-k-d78033fdffc4