Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4771 E. 2026/10692 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4771
- Karar No
- 2026/10692
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/303 Esas, 2025/325 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisine ait davaya konu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11... , 44, 49... parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından bahisle usulsüz el atılan taşınmazların değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca idare adına tescilli taşınmaz olduğunu ileri sürerek dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2022 tarihli ve 2017/104 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2022 tarihli ve 2017/104 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/896 Esas, 2023/1000 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun'un 04.08.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan, 21.04.2022 tarihli ve Anayasa Mahkemesinin 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, yayım tarihinden itibaren 9 ay sonra iptal kararı yürürlüğe girdiği, mahkeme kararının sonuç itibarıyla uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/896 Esas, 2023/1000 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile davacılar murisinin de arasında olduğu, o tarihteki malikleri adına 14.08.1950 tarihinde tescil edildiği, davacılar murisinin ayrıca 18.12.1953 tarihinde bir kısım payları satın aldığı, kök parselin ifrazı sonucu 11... , 8, 12... parsellerin oluştuğu, davalı tarafından 221 sayılı Kanun uyarıca açılan dava sonunda bu parsellerden ifrazen oluşan 11... , 44, 49... parsellerin İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/874 Esas, 1967/818 Karar sayılı kararı ile davalı adına tesciline hükmedildiği ve bilahare 16.10.1974 tarihinde tapuya tescil edildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce taksim su isale hattı olarak el atıldığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1967 tarihinde davalı ... Genel Müdürlüğü adına tescil edildğini, el atma tarihinin dava konusu taşınmazın ... Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği 1967 tarihinin kabul edilmesi gerektiği, daha öncesinde dava konusu taşınmaza el atıldığının müvekkili tarafından bilinmesinin iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, hak düşürücü sürenin dava konusu olayda uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.