Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2546 E. 2026/765 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2546
Karar No
2026/765
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1421 E., 2025/1130 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/165 E., 2024/72 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 10.09.2013 tarihinde ... Ticaret Meslek Lisesi Yapım işine dair sözleşme düzenlendiğini, iş süresinin bitmesi üzerine, müvekkili idare görevlilerince yapılan kontrollerde tespit edilen eksik ve montajdan sonra sökülen imalâtlar olduğunun tespit edildiğini, davalı yükleniciye verilen süreye rağmen eksiklikler giderilmediğinden, müvekkilince sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, fesih sonrası gecikme tazminatı ve eksik işler de tespit edilerek çıkartılan kesin hesap borcunun ödenmesi için davalıya gönderilen ihtarlardan sonuç alınamadığını, işlemiş faizi ile birlikte toplam 1.706.101,18 TL alacağın tahsili amacıyla, aleyhinde girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kesin hesabı hangi tespitlere dayalı olarak yaptığının belirli olmadığını, faiz hesabının hukuka aykırı olduğunu, hakedişlerden yapılan %3 kesintilerin dikkate alınmadığını, ayrıca irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin borçtan mahsubu ile fiyat farkı teminat kesintilerinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında götürü bedelli ... sözleşmesi düzenlendiği, bu durumda yüklenicinin işi kararlaştırılan bedelle yapmak zorunda olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, montaj sonrasında inşaat alanından çalınan malzemelerden ve tahribata uğrayan imalâtlardan hangi tarafın sorumlu olduğunun belirlenmesine ilişkin olduğu, söz konusu eksik imalâtlar nazara alınarak davacı iş sahibi tarafından düzenlenen kesin hesapta yüklenicinin borçlu çıkartıldığı, davacı iş sahibi idare tarafından davalı yükleniciye gönderilen 23.06.2016 tarihli yazıda işin programına göre devam etmediğinin ve geçici kabule kadar şantiye sahasının korunması gerektiğinin belirtildiği, yüklenicinin tasfiye yapılana kadar şantiye güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu, bu konuda sorumluluğunu yerine getirmediği, bu nedenle şantiyede yapılan hırsızlık ve imalât eksilmelerinden davalı yüklenicinin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibine yönelik itirazın 1.219.000,25 TL asıl alacak ve 5.180,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.224.181,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.07.2015 tarihi itibariyle düzenlenen 11 no.lu hakedişte imalât seviyesi %82 olmasına rağmen, davacı iş sahibi tarafından yapılan kesin hesapta ve yargılama sırasında yapılan keşifte imalât seviyesinin %63 oranında olduğunun tespit edildiği, yüklenicinin teslimi ispatlamakla yükümlü olduğu, davalı yüklenicinin işi süre uzatımlarına rağmen zamanında teslim edemediği, fesih öncesinde iş sahibi idare tarafından gönderilen ihtarlara rağmen eksiklikleri gidermediği, bu nedenle idarece yapılan feshin haklı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Alacağın likit olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı iş sahibi idare elamanları tarafından düzenlenerek müvekkiline verilen 14.01.2016 tarihli iş deneyim belgesine göre imalâtın %82 düzeyinde olduğunu, öte yandan işin ifası sırasında 11 adet ara hakediş düzenlendiğini, 11 no.lu hakedişte de imalât seviyesinin %82 olarak gösterildiğini, işin başından itibaren şantiyede müvekkili tarafından güvenlik personeli çalıştırıldığını, hatta fesih tarihi itibariyle de personel bulunduğunu, bu nedenle şantiyede güvenlik zafiyetinden söz etmenin mümkün olmadığını, binadaki tahrip edilen ve sökülen imalâtlar nedeniyle müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, b. Ayrıca idare tarafından fesihten sonra kalan eksik imalât için başka bir firma ile anlaşma yapılmadığını ve imalâtın atıl olarak terk edildiğini, dosyada mevcut raporlarda, 14.01.2016 tarihli iş deneyim belgesinde belirtilen %82 imalât ile 2020 yılında yapılan keşif sırasında tespit edilen %63'lük imalât farkının, zaman içinde deforme olan ve sökülen imalâtlardan kaynaklandığının belirtildiğini, dolayısıyla söz konusu eksilmelerden fesih sonrası hiç bir sorumluluğu kalmayan müvekkili yüklenicinin sorumlu tutulamayacağını, bunlardan davacı idarenin sorumlu olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, taraflardan karşılıklı alınarak, birbirlerine verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2546, K. 2026/765, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2546-e-2026-765-k-b9456abbd882