Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2865 E. 2026/766 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2865
- Karar No
- 2026/766
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2 E., 2025/676 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/967 E., 2016/855 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı borçlu ... Plastik Teks. İnş. San. ve Ltd. Şti.'den olan alacağını tahsil etmek amacıyla giriştikleri icra takibinde, bu kez adı geçen borçlu şirketin davalıdan olan alacağının tahsilini sağlamak için, İİK'nın 120/2. maddesine dayalı olarak, icra dairesinden yetki aldıklarını, borçlu şirketin aralarındaki PVC doğrama işinden kaynaklı olarak davalı şirketten bakiye 349.419,02 TL alacağı kaldığını tespit ettiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin, müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... Plastik Teks. İnş. San. ve Ltd. Şti.'nin müvekkili şirketten muaccel olmuş bir alacağı bulunmadığını, taahhüt ettiği işleri eksik ve ayıplı yaptığını, yaptığı işlerin bedellerinin de ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli ve 2014/967 Esas, 2016/855 Karar sayılı kararı ile dava dışı borçlu yüklenici şirket tarafından yapılan PVC imalatında bir takım ayıplar bulunduğu, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 360. maddesi uyarınca, nefaset kuralları gereği ayıp nedeniyle iş bedelinden indirim yapılması gerektiği, yüklenici şirketin, davalı iş sahibi şirketten 324.377,95 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ayıp nedeniyle 20.000,00 TL nefaset indirimi yapılması halinde bakiye alacağın 304.377,95 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava, 294.377,95 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacının alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.07.2018 tarihli kararı ile davacının alacaklı olduğu icra dosyasında başkaca bir alacaklı bulunmadığından İİK'nın 120/2. maddesi uyarınca aldığı yetkiye dayalı olarak dava açma hakkına sahip olduğu, söz konusu icra dosyasında borçlu dava dışı yüklenici şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen 19.06.2010 tarihli geçici kabul tutanağında iş bedelinin 2.031.148,63 TL, eksik ve ayıplı iş bedelinin ise 72.300,00 TL olarak belirlendiği, geçici kabulde tespit edilen eksik ve ayıpların yüklenici şirket tarafından giderildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, eksik ve ayıplı işlere ilişkin bu tespit yapılmışken 20.000,00 TL nefaset indirimi yapılmasının yerinde olmadığı, 72.300,00 TL indirim yapılması gerektiği, eldeki dava tarihine kadar kesin kabulün yapılmadığı, yüklenici şirketçe yapılan 53.122,58 TL'lik ilave imalat da eklendiğinde, yüklenici şirketin toplam alacağının KDV dahil 2.084.271,21 TL olarak belirlendiği, buna karşılık davalı iş sahibince yapılan 1.831.260,79 TL'lik ödeme düşüldüğünde kalan alacağın 253.010,42 TL olduğu, bu tutardan geçici kabul tutanağında belirtilen 72.300,00 TL eksik ve ayıplı iş bedeli de düşüldüğünde, yüklenici şirketin davalı iş sahibinden talep edebileceği bakiye alacağın 180.710,42 TL olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddine, davalı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın 180.710,42 TL üzerinden kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'sine 02.05.2014 dava, bakiye 170.710,42 TL'sine ise 05.01.2016 ıslah tarihinden değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile icra dosyasına ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 15.07.2018 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih ve 2018/4689 Esas, 2019/1273 Karar sayılı kararıyla, davalı iş sahibi ile dava dışı yüklenici şirket arasında düzenlenen geçici kabul tutanağında, mevsim koşulları gereği doğramaların rüzgar ve yağmur testlerinin yapılmadığının, bu testler yapılana kadar bir dairenin teminat olarak tutulacağının kararlaştırıldığı ve bu imalatlar hariç 73.200,00 TL eksik ve ayıp iş bedeli tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince alınan raporlarda PVC doğramalarının su ve rüzgar geçirdiğine dair ayıp iddiasının incelenmediği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi kurulu vasıtasıyla bu konuda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı yararına bozulmuş, davacının tüm temyiz itirazları reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı yüklenici şirket tarafından imal edilen PVC doğramalarının sözleşmeye ve tekniğine uygun imal edilmemiş olması nedeniyle hava ve su sızdırdığı, söz konusu ayıbın artık giderilemeyeceği, bu durumda %8 oranında nefaset kesintisi yapılması gerektiği, toplam iş bedeli, nefaset kesintisi, ilave imalatlar ve geçici kabul eksiklikleri ile iş sahibi tarafından yapılan ödeme dikkate alındığında, yüklenicinin bakiye 18.218,54 TL alacağı kaldığı gerekçesiyle, davanın bu tutar üzerinden kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava, 8.218,54 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ilgili icra dosyasına ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporlarında yapılan tespitlerin eksik olduğunu, doğramalarla ilgili rüzgar mukavemeti yapılmadığını, doğramaların tekniğine uygun imal edilmediğini, rüzgar ve yağmur suyu sızdırdığını, binalar yüksek olduğundan kullanılması gereken saç ve profil kalınlıklarının yeterli olup olmadığının araştırılmadığını, teslimden beri sürekli tadilat ve tamirat yapıldığını, yüklenicinin gerekli et kalınlığında saç kullanmadığını, bilirkişinin belirlediği nefaset oranının yetersiz olduğunu,
b. Kesin hesap ve kesin kabul işlemleri yapılmadan dava dışı yüklenicinin alacaklı olduğunun tespit edilemeyeceğini, müvekkilinin kendi kayıtlarına göre yükleniciden alacaklı olduğunu,
c. Davanın özel dava şartı eksikliği nedeni ile usulden reddi gerektiğini, yüklenici firmanın davacı dışında da alacaklıları olduğunu, davacının kesin haciz sahibi alacaklılardan olmadığını, yetki belgesinin usule aykırı düzenlendiğini, bu belgeye dayalı olarak genel yetkili mahkemede dava açılamayacağını beyan etmektedir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, raporların çelişkili olduğunu, davacı 304.377,95 TL talep ederken hakkaniyete aykırı olarak 18.218,54 TL'ye hükmedildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yükleniciden alacaklı olan üçüncü kişinin, kesinleşen icra takibi nedeniyle İİK’nın 120/2. maddesi uyarınca aldığı yetkiye istinaden alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dairemizde duruşmada vekili hazır bulunan taraflar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak, birbirlerine verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.