Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2651 E. 2026/10691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2651
- Karar No
- 2026/10691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2048 Esas, 2025/2589 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/126 Esas, 2025/348 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... köyü 119 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından müvekkiline ait taşınmaz için takdir edilen bedel çok düşük olduğunu, bilindiği üzere Tekirdağ ilinin, özel sektör ve kamu yatırımları ile gün geçtikçe gelişen ve değişen, Türkiye ekonomisinde önemli katkıları bulunan bir il olduğunu, müvekkillerime ait taşınmaz bulunduğu konum itibarıyla çok değerli olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın metrekare birim fiyatının 181,00 TL olarak belirlenmesine rağmen, bölgede bulunan emsallerin metrekare birim fiyatları bu bedelin çok ve çok üzerinde olduğunu, ekte sunmuş oldukları taşınmaz satış ilanlarından da anlaşılacağı üzere, bölgede bulunan taşınmazların metrekare birim fiyatları 1.112,00 TL ile 1.296,00 TL arasında değişiklik gösterdiğini, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın kıymetinin yeniden belirlenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinin hatalı olarak kullanıldığını, ayçiçeğinin veriminin ortalamanın üzerinde alındığını, saman yan ürün geliri listede olmadığı halde dahil edilerek bedelin haksız olarak artırıldığını, net gelir yöntemi ile rayiç değerlere ulaşılmışken objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından geriye kalan alanın yüzölçümü gözetildiğinde değer azalışı verilmesinin doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesinin ilgili iptal kararı gözetildiğinde faiz kararı verilmemesi gerektiği hâlde, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olup kullanılan verilerin somut gerçeklikten uzak olduğunu, keşfin yokluklarında yapılması nedeniyle de bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, taşınmazın konumu itibarıyla değerli olup tespit edilen bedelin düşük kaldığını, arta kalan alanlar için hesaplanan değer azalışının da düşük olduğunu, taşınmazın değerinin emsallerine göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olarak nitelendirilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınmak suretiyle değer biçilmesinin yöntem olarak doğru olduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının ve kapitalizasyon faizinin yerinde olduğu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın kullanım amacı/ taşınmazın konumu/ geometrik durumu/ yüzölçümü gözetildiğinde tespit edilen değer düşüklüğü oranlarının dosya kapsamına uygun olduğu, hesaplamaların resmi veriler ile uyumlu olduğu ancak dava yılı 2025 olup, değerlendirmenin bu tarihe göre yapılması gerekirken 2024 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre değerlendirme yapılması ve bilirkişi heyeti raporunda münavebeye alınan ürünlerin her birinin üretim giderlerinin brüt gelirlerinin %50'sine yakın ve %50'sinin üzerinde olduğu halde bu yönden denetim yapılmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemişse de tarafların bu hususlarda açık istinafı bulunmadığından kararın kaldırılmasına gerek görülmediği, eleştirilmekle yetinildiği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporu ile değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin o yerdeki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekmektedir.
5. Dairemiz yerleşik uygulamasına göre; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde 2025 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri dikkate alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek hüküm tesisi doğru görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.