Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1787 E. 2026/10903 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1787
Karar No
2026/10903
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/264 Esas, 2025/175 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi 51 18... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemine karşı İzmir 6. İdare Mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını, kamulaştırmadan arta kalan kısımların ayrı ayrı veya tevhit ile yapılaşmaya elverişli olup olmadığının araştırılarak elverişli olmamaları halinde bu kısımların değerine, elverişli olmaları halinde ise bu kısımlar için değer azalışı bedeline hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazlar için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazlar üzerindeki yapı ve ağaç bedellerinin piyasa rayiç değerlerine uygun olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/47 Esas, 2022/375 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2023/1714 Esas, 2023/2077 Karar sayılı kararı ile dosyada bulunan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının yazılarına göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kaldığı belirlenen dava konusu taşınmazların arsa vasfında sayılmasının doğru olduğu, yakın tarihli satışa konu olması ve nitelik itibarıyla dava konusu taşınmazlara yakın özelliklerde olmasından bahisle ... (...) Mahallesi 5559 parsel sayılı taşınmazın 13.04.2016 tarihli satışının emsal olarak alındığı, dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmaz imar parseli olduğundan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak vergisine esas rayiç değerleri ile bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme arasında mübayenet bulunmadığı, emsal ile aynı değerde olduğu kabul edilen dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının davanın açıldığı tarih itibarıyla 3.382,00 TL/m² olarak tespit edildiğini, bilirkişi heyetinin 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre tayin edilip keşif yapılmasında, taşınmazların arsa olarak kabul edilmesinde, dava konusu taşınmazların zeminine emsal esasına göre değer biçilmesinde, ... Belediye Başkanlığınca dosyaya sunulan 30.03.2022 tarihli cevabi yazı gereğince kamulaştırmadan arta kalan kısımlar açısından değer düşüklüğü bedeli hesaplanmasında, taşınmaz üzerinde bulunan yapı ve ağaç bedellerinin tespit edilerek kamulaştırma bedeline eklenmesinde, buna göre adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde, kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesine ve dört ay içerisinde sonuçlandırılmayan davada yasal faiz işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmazlara 60 metre mesafede yer alan 5862 parsel sayılı taşınmaz için İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/467 Esas, 2019/355 Karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 2.330,00 TL/m² değer biçildiği, yine aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza 65 metre mesafede yer alan 3453 parsel sayılı taşınmaz için İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/175 Esas, 2022/79 Karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 2.368,00 TL/m² değer biçildiği ve bu parsellere ilişkin kararların Dairemiz denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 3.382,00 TL/m² değer biçilmesi suretiyle yakın konumda bulunan parsellere ilişkin bedellerden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı sonrası alınan bilirkişi raporundaki açıklamaların somut verilere dayanmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımların yapılacak tevhit işlemi ile yapılaşma hakkına sahip olacağını, bu nedenle değer azalışı uygulanmaması gerektiğini, aksine bulvara cepheli konumda olacağından dolayı değer artışı oluşacağını, yeniden ek bedele hükmedilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1787, K. 2026/10903, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1787-e-2026-10903-k-c797173c990f