Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3356 E. 2026/8567 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3356
Karar No
2026/8567
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2090 Esas, 2025/2296 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare yönünden başvurunun esastan reddine, davalı ... yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 20... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin acele kamulaştırma dosyasında hesaplanmadığını, taşınmazda sulu kapama nar bahçesi bulunduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, bu durumun objektif değer artış oranının tespitinde dikkate alınması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda oluşan değer azalışının yüksek oranda alınmasını, hatta kalan kısmın da kamulaştırılmasına karar verilmesini, semere zararlarının hesaba katılması gerektiğini, yargılama sonucunda tespit edilecek bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; kayyım atama kararı bulunduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 8 inci ve 11 inci maddeleri doğrultusunda usulüne uygun bedel tespiti yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileriyle fark yaratan maliyet kalemlerinin somut olarak açıklanmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla objektif değer artış oranının ise en az %100 oranında uygulanması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda oluşan değer azalışının yüksek oranda alınmasını, hatta kalan kısmın da kamulaştırılmasına karar verilmesini, semere zararlarının hesaba katılması gerektiğini, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı ... kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararı sonrası karar verilirken davacı idare lehine usuli kazanılmış hakkın dikkate alındığı belirtilerek müvekkilinin payı yönünden fark bedel hususunda hüküm kurulmadığını, gerçek kamulaştırma bedelinin eksik bırakılmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre bilirkişi kurulu tayin edilip keşif yapılmasında, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmi veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, taşınmazın niteliğine uygun olan %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmasında, %50 oranında objektif değer artışı ile birlikte 269,06 TL/m² bedel biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak öncelikle ... kayyım vekilinin Dairelerince kaldırma kararından önce istinaf başvurusu olmadığından davacı idare lehine kazanılmış hak doğduğu, kaldırma kararı sonrası için istinaf talebinin ve diğer davalı ... vekilin istinafının ise İlk Derece Mahkemesinin kararının usule ve yasaya uygun olması nedeniyle reddi gerektiği, tespit edilen bedel olan 844.385,62 TL bedel üzerinden tespit kararı verilip, istinafa gelmeyen davalı kendisine kayyım atanan ... açısından da karar verilip, davacı tarafın kazanılmış hakkının da korunacak şekilde tereddüt hasıl olmadan karar verilmesi gerekirken, hüküm tam olarak açık olmadığından tereddütün düzeltilmesi gerektiği belirtilerek davalı ... ve ... kayyımı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesini, her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kapama nar bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net nar geliri esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve davalı ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. İlk kararla tespit edilen bedelden acele kamulaştırma bedelinin mahsubu ile her bir davalıya ödenmesine hükmedilen bakiye 268.555,41 TL bedelin hükümde maddi hata ile 268.55,41 TL olarak gösterilmesi suretiyle infazda tereddüte sebebiyet verilmesi doğru değildir. 5. Tespit edilen bedelin ilk kararla ödenmesine hükmedilen kısmına dava tarihinden itibaren ilk karar tarihine kadar, kaldırma kararı sonrasında artan fark bedele ise dava tarihinden itibaren son karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü nazara alınarak kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken yasal faiz uygulanması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı idare ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare ve davalı ... vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "268.55,41" sayılarının hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı "268.555,41" sayısının yazılması; hüküm fıkrasının faize ilişkin (5) numaralı bendinde yer alan "537.110,82 TL bedele" ibaresinden sonra gelen kısmın hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "dava tarihi olan 15.11.2022 tarihinden ilk karar tarihi olan 19.09.2024 tarihine kadar, kalan 70.375,93 TL bedele ise dava tarihi olan 15.11.2022 tarihinden son karar tarihi olan 17.07.2025 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanmasına, işbu faizin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3356, K. 2026/8567, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3356-e-2026-8567-k-9c48da50cccf