Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/623 E. 2026/8570 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/623
Karar No
2026/8570
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1893 Esas, 2025/2232 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 93 87... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda münavebeye esas ürünlerin doğru seçilmediğini, taşınmazın birinci sınıf sulu tarım arazisi olduğu halde üretim giderlerinin yüksek, gelir ve verimin düşük gösterildiğini, kamulaştırmadan arta kalan krokide (C) harfi ile gösterilen kısmın kamulaştırılmasına karar verilmesini, krokide (A) harfi ile gösterilen kısımda oluşan değer azalışının yüksek oranda alınmasını, objektif değer artışının dikkate alınmadığını ve faiz başlangıcının acele el koyma tarihine göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vasisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda üretim giderlerinin brüt gelirin yarısından fazla alınmasının hukuka aykırı olduğunu, sulu tarım arazisinden elde edilecek gelirin daha yüksek olması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan krokide (C) harfi ile gösterilen kısmın geometrik yapısı nedeniyle ayrıca kamulaştırılması gerektiğini, dava şartlarının oluşmadığını, satın alma usulünün uygulanmadığını ve acele kamulaştırma sonrası makul sürede bedel tespit davası açılmadığını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alan kısımların gerek büyüklüğü gerek geometrik şekli göz önüne alındığında tarım yapmaya engel bir durum olmadığından, bu kısımlar için değer azalışı hesaplanmasının hatalı olduğunu, üretim masraflarının eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin eksik inceleme sonucu hatalı hesaplandığını, taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunu, taşınmazdan elde edilecek gelirin yüksek olması gerektiğini, zemin metrekare birim bedelinin çok düşük belirlendiğini, objektif değer artışı ile arta kalan kısımdaki değer azalmasının daha yüksek dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının kabul edilmediğini, emsallere göre metrekare bedelinin çok düşük hesaplandığını, bilirkişi raporunda emsal karşılaştırmasının yapılmadığını, taşınmazın değer kazanan bir konumda bulunduğunu, değer artırıcı hususların yeterince incelenmediğini ileri sürmüştür.

4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, objektif değer artırıcı unsurun daha yüksek uygulanması gerektiğini, taşınmazın etrafının sanayi alanlarıyla çevrili olduğunu, sulu tarım arazisi olması nedeniyle verimliliğinin yüksek bulunduğunu, metrekare bedelinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince bilirkişi heyetinin 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre tayin edilip keşif yapılmasında, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporundaki özelliklerine göre sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunun kabulü ile arazi niteliğindeki taşınmaza 22942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getirebileceği net geliri esas alınarak, dosyaya getirtilen resmi verilere göre bilirkişi raporunda belirtilen gerekçelere göre de yörede yetiştirilen münavebe konusu ürünlerin resmi verilerde yazılı ortalama verim, fiyat ve maliyet cetveli göz önüne alınarak belirlenen yıllık net gelire, taşınmazın niteliğine uygun olarak %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmak sureti ile dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının belirlenmesinde, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama uygulaması sitesinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın bulunduğu konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine göre %10 objektif değer artışı uygulanmak sureti ile dava konusu taşınmazın sonuç metrekare birim fiyatının 144,29 TL/m² belirlenmesinde, arta kalan alanda alanın yüzölçümü, geometrik şekli, ekonomik ve tarımsal bütünlüğü bozulması dikkate alındığında %40 değer azalışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı idare vekilinin haklarında vekalet ücreti verilmesi yönündeki istinaf talebinin 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar da göz önüne alındığında yerinde olmadığı, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla daha yüksek objektif değer artış oranı uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ...'den ve ...'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/623, K. 2026/8570, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-623-e-2026-8570-k-c1d6dc13726d