Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3127 E. 2026/1801 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3127
Karar No
2026/1801
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1019 E., 2024/1246 K.

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 Sayılı Kanun) 6. maddesi uyarınca yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının yolsuz olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 02.04.2024 tarihli ve 2023/6451 Esas, 2024/2302 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin bozma ilamına karşı direnilmesi üzerine karar verilmiş olup, direnme kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 5 01... parsel sayılı 4.571,00 metrekare yüzölçümündeki arsa vasıflı taşınmazın 14.438/114.275 hissesinin (577,58 metrekare) 21.01.2019 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan davalı ...' e satıldığını ve taşınmazın 09.07.2019 tarihinde ifraz edilerek 5 01... ila 11 parsel sayılı taşınmazlara ayrılmış olduğunu ve ifrazen oluşan bu taşınmazlardan 5 01... parsel sayılı 577,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ... adına tescil edildiğini ancak, 5 01... parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluşan 5 01... parsel sayılı taşınmazın davalıya satışının usulsüz olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında; davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, İdarenin kendi kusuruna dayanarak dava açtığını ve davalının iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/433 karar sayılı kararıyla, "dava konusu taşınmazda kullanım kadastrosu yapılmadığı halde taşınmazın davalıya satıldığı ve dolayısı ile bu satış işleminin yolsuz olduğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 5 01... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, kararın kesinleşmesine müteakiben davalı tarafça davacı Hazineye ödenen 6.377,67 TL satış bedelinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/433 karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli kararı ile, "dava konusu taşınmazın devrine esas olan hukuki işlemin, 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, söz konusu satış işlemi (idari işlem) ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı İdarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe satış sonucu oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, dolayısı ile bu nedenle yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, 6292 sayılı Kanun'un 11/4. maddesi gereği; işbu kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedelinin kanuni faiziyle iade edileceği, devir ve iade edilenlerin ise bedelsiz olarak geri alınacağı düzenlemesi mevcut olup taşınmazın hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gereken yerlerden olduğunun değerlendirilmesi halinde bu madde kapsamında idari işlemin iptali ile satışın geri alınmasının mümkün olduğu, kaldı ki dava konusu taşınmazın tesis kaydı olan 99... sayılı kök parselinin beyanlar hanesinde "taşınmaz üzerindeki evin ... ait olduğu" yönünde şerh bulunduğu, şerh sahibinin mirasçılarının muvafakatları üzerine davalıya satışın yapıldığı gözetildiğinde tapu kaydının oluşmasında bir yolsuzluk da bulunmadığı" gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, işin esasına ilişkin yeniden hüküm tesis edilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.04.2024 tarihli ve 2023/6451 Esas, 2024/2302 Karar sayılı ilamıyla; "Bölge Adliye Mahkemesince varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, taşınmazın davalı gerçek kişi adına tesciline esas olan hukuki işlemin, idari işlem mahiyetinde olduğu, bu idari işlem ayakta oldukça hukuksal varlığını korumakta ve idari işlemin anılan kaydın illetini teşkil ettiği, bu nedenle idari işlem ortadan kaldırılmadıkça başka bir anlatımla idari işlem niteliğindeki Hazinenin satış işlemi İdare tarafından geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe satış işlemi sonucunda oluşan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğu iddiasıyla açılan davaların esasına girilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bir başka ifadeyle, bu tür davaların dinlenme olanağının bulunmadığı, dosya kapsamına yansıyan bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın davalı adına tesciline esas olan idari işlem niteliğindeki satış işleminin ... Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin 16.10.2020 tarihli yazısı ile geri alınmasına ilişkin olarak işlem tesis edildiği, bu hususun davalı ...'e tebliğ edildiği ve anılan geri alma işleminin iptali istemiyle idari yargıda dava açıldığına dair de dosyada bilgi belge bulunmadığı anlaşılmış olup bu durum karşısında; taşınmazın davalı adına tesciline esas olan idari işlem niteliğindeki satış işleminin geri alınmasına ilişkin olarak işlem tesis edildiğine göre, davanın dinlenebilirlik koşulu yerine geldiği gibi bu yolla idari işlem de ortadan kalkmış ve taşınmazın davalı adına tesciline ilişkin işlemin dayanağı kalmamış, bir diğer ifade ile taşınmazın davalı adına tescili yolsuz tescil haline geldiği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, önceki hükümde direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tapu kaydında tahrifat yapıldığından tescil işlemlerine dayanak olan işlemlerin yolsuz olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 6292 sayılı Kanun kapsamında satışı yapılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış işlemi sonucunda davalı lehine doğan mülkiyet hakkının, davalının hak sahipliği şartlarını taşımadığı iddiasına dayanılarak idare tarafından geri alınıp alınamayacağına ve bu kapsamda satış işlemine dayalı tapu kaydının iptal edilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3127, K. 2026/1801, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3127-e-2026-1801-k-506e118e01eb