Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14168 E. 2026/9565 K. – Arsa Paylarının

Konu: Arsa Paylarının Düzeltilmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14168
Karar No
2026/9565
Karar Tarihi
Konu
Arsa Paylarının Düzeltilmesi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2625 Esas, 2025/1207 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı ... vekili ile birleştirilen davada davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 1 11... parseldeki bağımsız bölümler arasında haksız arsa payı dağılımının olduğunu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) göre ortak yerlerden olması gereken çatıda bulunan ve tapu kayıtlarında ‘on numaralı çatı-3 depo’ olarak nitelenerek bağımsız bölüm olarak gösterilen, onaylı mimari projesindeki mevcut durumuna göre de arsa payı verilmemesi gereken bir alana da en değerli durumdaki bir bağımsız bölümdeki kadar (12/92) arsa payı verildiğini, bu bakımdan tapu sicilindeki arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu için, bilirkişi aracılığı ile mahkeme tarafından arsa paylarının binanın inşa edildiği tarih itibarı ile olması gerektiği şekilde hesaplatılarak düzletilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilkeçesinde, müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... ... Mah. 1 11... parsel sayılı 237,48 m² miktarlı 8/92 arsa paylı, 1. Kat. 5 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalıların da diğer bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile orantılı olarak tahsis edilmediği için arsa payının yeniden düzenlenmesi ve tapu siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada yer alan kök ve ek raporda taşınmazdaki bağımsız bölümlerin mevcut arsa payları, 634 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine aykırı olduğunu, bu payların o tarihteki bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı olarak düzenlenmediğini ve yeniden düzenlenmesi gerektiğine ilişkin usul ve yasaya uygun şekilde tespitte bulunulmuş olmasına rağmen dosya kapsamı değerlendirildiğinde mahkeme tarafından verilen ret kararının açıkça usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasının herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre ile sınırlandırılmadığını, müvekkilinin dava tarihi itibarıyla taşınmazda yalnızca 10 yıldır malik olduğunu, 6306 sayılı Kanunu'nun iktisap tarihinden 1,5 yıl sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve dosya kapsamında somut nedenlere dayalı, arsa paylarının yeniden belirlenmesi gerektiği tespitini içeren bilirkişi raporlarının varlığına rağmen; bağımsız bölümün müvekkili tarafından iktisap edilmesinden 10 yıl sonra arsa payının düzeltilmesinin talep edilmesinin, 1967 yılından itibaren taşınmazda malik olduğu varsayımıyla iyi niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 10 bağımsız bölümün bulunduğu, 13.03.1967'de kat irtifakı ile birlikte arsa paylarının belirlenmiş olduğu, kat irtifakının kurulduğu tarih ile arsa paylarının düzenlenerek yönetim planının imzalandığı tarihler dikkate alındığında, o dönemdeki tüm kat maliklerince itirazı kayıt ileri sürülmeden onaylandığı, kat irtifakına geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenlerin ortaya konulmadığı, yine kat irtifakının kurulduğu tarihteki değerlerinin tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu bilirkişi kurulunca açıkça saptanmadığı gibi, kat irtifakının kurulduğu tarihten bu yana geçen uzun süre içerisinde arsa paylarına herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının düzeltilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Birleştirilen davada davacı ... vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Birleşen dosya davacısı ... 'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14168, K. 2026/9565, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14168-e-2026-9565-k-a81a801906b0