Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13605 E. 2026/9562 K. – Arsa Paylarının

Konu: Arsa Paylarının Düzeltilmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13605
Karar No
2026/9562
Karar Tarihi
Konu
Arsa Paylarının Düzeltilmesi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2613 Esas, 2025/1992 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazdaki bağımsız bölümlerin hatalı şekilde tesis edilen arsa paylarının düzeltilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacının malik olduğu taşınmazın belediye ve tapuda mevcut tüm işlemlerinin davacı asil tarafından bizzat gerçekleştirildiğini, 2001 yılında kat irtifakı tesisi olduğunu, 2008 yılında da ...'e 2 nolu taşınmazın satıldığını, tüm bu kat irtifakı işlemleri ve diğer tüm resmi işlemlerin davacı tarafından bizzat yapıldığını, bu kayıtlarda hata olduğunu söylemesi ve 18 yıl sonra dava açmasının hakkın kötüye kullanıldığının ve iyi niyetli olmadığının göstergesi olduğunu, ayrıca davacı asilin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/395 Esas, 2011/1482 Karar sayılı kararı ile ortak alanda bulunan çatının yapılması için davalının arsa payı nazara alınarak hüküm kurulduğunu, ... İcra Müdürlüğünce toplam çatı onarımının arsa payı nazara alınarak %60'ının tahsil edildiğini, yani davacının arsa paylarının hukuken nasıl olduğunu kendisi tayin ettiği gibi dava açarak da mevcut durumda çatı giderlerinin %60'ını davalılardan aldığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... ile davacı ...'ın arsayı müşterek 1/2 oranında aldıkları ve yine inşaatı da müşterek yaptıklarını 7700 paya sahip olan davacı ...'ın taşınmazlarının değeri 77.000.000 TL olarak belirlenmiş iken ...'nin payı 5185 pay ve 51.800.000 TL ...'nin payı da 16 50... .500.000 TL olarak belirlendiğini, taşınmazlarının değerinin 68.300.000 TL olduğunu, gerçekte yüzde elli pay sahibi olan davacının gerek pay durumu gerekse de kullanım alanındaki değerleme nazara alındığında açıkça çok daha fazla fayda sağladığının ortada olduğunu, yani açmış olduğu dava hukuki yarardan yoksun olup davanın reddi gerektiğini, mevzu bahis davada davacının malik olduğu ... ili, ... ilçesi 25 86... parsel sayılı taşınmaz bakımından belediye ve tapuya mevcut tüm işlemler davacı asil tarafından bizzat yerine getirildiğini, söz konusu taşınmazda 2001 yılında kat irtifakı tesis edildiğini yine 2008 yılında da ...'e 2 nolu taşınmazın satıldığını, tüm bu kat irtifakı işlemlerinin, belediye işlemleri ve tapu işlemlerinin resmi memur önünde taraflarca bizzat yapılmış olup davacı tarafın 18 yıl sonra bu kayıtlarda hata olduğunu söylemesinin iyiniyetli olmadığının göstergesi olduğunu, davacının asıl arsa paylarının hukuken nasıl olduğunu kendisi tayin ettiği gibi dava açarak da mevcut durumda %60 olan pay sebebi ile ortak alan giderinin (çatının) %60 ını da kendisinden aldığını, davacı asilin hisse değeri 4/10 olmasına karşın kullanmış olduğu alanın 7700/14535, yani payı %54 olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat irtifakının kurulduğu tarihteki yaklaşık değerleri dikkate alındığında tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğunun somut ve haklı nedenlerle ispatlanamadığı, zira ... ve ...'ın inşaatı birlikte yaptırdığı, ...'ın toplam arsa payı 5/10 iken, hisseli 2 numaralı bağımsız bölümü ... ile birlikte ...'ye satışı sonucunda 4/10 arsa payı sahibi olduğu, kat irtifakının kurulduğu tarihteki kat, cephe ve değerleri, büyüklükleri bilinerek yapıldığı, sonradan düzeltilmesi gereken bir husus olmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arsa paylarının bağımsız bölümlerin malikleri üzerine değil, bizzat bağımsız bölümler üzerine tahsis edildiğini, amacın ise bağımsız bölüm malikinin değişmesi durumunda, sonraki malikin hiçbir katkısı veya sorumluluğu olmadığı hâlde mevcut haksızlıktan doğrudan etkilenmesinin ve bu yüzden zarara uğramasının önlenmesi olduğunu, kat irtifakı kurulurken, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 3 üncü maddesinde belirtilen anagayrimenkulün bağımsız bölümlerinden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat mülkiyetine geçilmesi halinde ise bu tarihteki değeri ile oranlı arsa payının özgülenmesi şartı dikkate alınmadan, arsa paylarının malik sayısına göre paylaştırıldığını davalılardan ...'in kendisi tarafından ve davcının yokluğunda yapılan müracaatla kat mülkiyeti kurulduğunu taşınmazın değeri ile bağımsız bölümlerin her birinin konum ve büyüklerinin dikkate alınmadan açıkça orantısız ve hatalı olarak tesis edildiğini, bilirkişi raporlarıyla da arsa paylarında hata olduğunun tespit edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının düzeltilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13605, K. 2026/9562, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13605-e-2026-9562-k-7f673f18770a