Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1544 E. 2026/8571 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1544
- Karar No
- 2026/8571
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1876 Esas, 2025/2140 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 93 87... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın birinci sınıf sulanabilir tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu, objektif üstün özelliklerinin ve arta kalan kısımdaki değer kaybının dikkate alınması gerektiğini, davanın dört ay içinde sonuçlanmaması halinde bedele faiz yürütülmesi ve müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, münavebe deseninin yörede uygulanmayan ürünlerden kurulduğunu, ürün birim fiyatlarının yüksek tutulduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileriyle fark yaratan maliyet kalemlerinin somut olarak açıklanmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yola cepheli hale geleceği ve böylece değer artışı oluşacağı dikkate alınmadan değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe deseninin o yörede yaygın olarak yetişen birinci yıl mısır (dane); ikinci yıl buğday yan ürün saman, ikinci ürün mısır (silajlık) şeklinde oluşturularak değerlendirme tarihi olan 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılarak net gelir hesabı yapılmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalizasyon faiz oranı %4 olarak alınmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu konum, merkezi yerlere uzaklığı, yola yakınlığı dikkate alındığından objektif değer artışı uygulanmasının uygun olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi itibarıyla 144,29 TL/m² olarak tespitinin isabetli olduğu, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasından arta kalan kısmın yüzölçümü, makineli tarıma elverişli olmaması dikkate alındığında %5 değer azalışı takdir edilmesinin doğru olduğu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.