Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5866 E. 2026/8573 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5866
Karar No
2026/8573
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/156 Esas, 2026/21 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, münavebe deseninin yörede uygulanmayan ürünlerden kurulduğunu, ürün birim fiyatlarının yüksek tutulduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileriyle fark yaratan maliyet kalemlerinin somut olarak açıklanmadığını, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesinin doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe deseninin o yörede yaygın olarak yetişen birinci yıl buğday, yan ürün saman; ikinci yıl arpa, yan ürün saman şeklinde oluşturularak değerlendirme tarihi olan 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılarak net gelir hesabı yapılmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalisazyon faiz oranı %5 olarak alınmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu konum, merkezi yerlere uzaklığı, yola yakınlığı, ... Organize Sanayi Bölgesine 1 kilometre mesafede olması dikkate alındığında %150 objektif değer artışı uygulanmasının uygun olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi itibarıyla 66,25 TL/m² olarak tespitinin isabetli olduğu, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasından arta kalan kısmın yüzölçümü, makineli tarıma elverişli olması dikkate alındığında değer azalışı takdir edilmemesinin yerinde olduğu, ancak karar incelendiğinde davalı taşınmaz maliki ... için tespit edilen 5.073,91 TL kamulaştırma bedelinin hüküm fıkrasına eklenmemesi doğru görülmediğinden kararın infazında sorun yaşanmaması amacıyla hüküm fıkrasına bu açıdan eklenme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/5866, K. 2026/8573, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-5866-e-2026-8573-k-ea901f851d6c