Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14172 E. 2026/9567 K. – Arsa Paylarının
Konu: Arsa Paylarının Düzeltilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14172
- Karar No
- 2026/9567
- Karar Tarihi
- Konu
- Arsa Paylarının Düzeltilmesi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3437 Esas, 2025/1424 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; davacıların taşınmazın en değerli 2 adet dükkanına sahip olmalarına karşın arsa paylarının 12/300'er olarak tescil edildiğini, davacılara ait bağımsız bölümlerin alım-satım değerlerinin daha yüksek olmasına karşın bu hususların dikkate alınmaksızın arsa paylarının adaletsiz bir şekilde tescil edildiğini belirterek, telafisi imkansız zararlara neden olunmaması ve delillerin kaybolmaması için teminatsız olarak işbu dava sonuçlanıncaya kadar tüm yıkım işlerinin ihtiyaten durdurulmasına, ana gayrimenkulün ve bağımsız bölümlerin kat mülkiyetinin kurulması zamanındaki değerlerinin saptanarak, bu değerler doğrultusuna usul ve hukuka uygun bir şekilde arsa payı oranlarının belirlenmesine ve bu suretle tapu sicilindeki kaydın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bağımsız bölümlere ilişkin arsa payları kat mülkiyetinin kurulduğu tarihlerdeki değer dikkate alınarak her bağımsız bölüme özgü farklı farklı düzenlenmiş olup hakkaniyeti uygun olduğunu, arsa paylarının kanunun aradığı koşullar gözetilmek suretiyle belirlenmiş olduğunu, sonradan meydana gelen değişiklikler nedeniyle arsa paylarının düzeltilmesinin talep edilemeyeceğini, taşınmazın değerli bir semtte olması ve yeniden yapım sürecinde bulunması nedeniyle açılan dava karşısında davacıların kötü niyetinin açık olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin arsa payının düzeltim davasını reddetme gerekçesinin yerinde olmadığını, davaya konu ana yapı üzerinde kurulu dükkan ile daireler arasında arsa payları arasında aşırı orantısızlığın söz konusu olduğunu, bu hususun alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davacıların murisi tarafından dava konusu taşınmazın 1992 yılında satın alındığı, ana taşınmazın ise 1967 yılında kat mülkiyetine geçiş işlemlerinin yapıldığını, binadaki pay dağılımının o tarihteki mülkiyet sahipleri tarafından her hangi bir kurala bağlı olmadan keyfi bir şekilde belirlendiğini, arsa payı dağılımındaki esaslı orantısızlık ve bu orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenlerin bilirkişi raporlarında belirtildiğini, yerel mahkeme kararının gerekçe kısmında belirtilen sebeplerin gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini, Yargıtay kararları ile belirtilen tüm şartların somut olayda gerçekleştiğini, sonuç olarak dosyada alınmış bilirkişi raporunda arsa paylarının yanlış tahsis edildiğinin tespit edilmiş olması, İlk Derece Mahkemesince alınmış gerekçeli kararda raporun eksik olduğu belirtilmesine rağmen ek rapor alınmaması ve itirazlarımızın dikkate alınmadan hatalı olarak hüküm kurulması nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat mülkiyetine geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan veya arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığından mahkemece arsa paylarının düzeltilmesi davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaldedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.