Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2363 E. 2026/10904 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2363
Karar No
2026/10904
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/469 Esas, 2025/553 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 415 92... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açtıklarını, bu davanın sonucunun eldeki davayı ilgilendirdiği gözetilerek bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının bir bağımsız bölümünün değerinin hesaplanmadığını, dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla değerli olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2024 tarihli ve 2024/249 Esas, 2024/541 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.01.2025 tarihli ve 2025/6409 Esas, 2025/47 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın dosyaya celp edilen belgelere göre arsa niteliğinde olduğu, bu hali ile arsa olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi 415 87... parsel sayılı taşınmazın emsal alınmasında bir olumsuzluk görülmediği, ayrıca aynı kamulaştırma kapsamında bu emsalin Dairelerine istinaf incelemesi için gelen başka dosyalarda da uygulanmış olması nedeniyle değerlendirmede ... sağlayacağından aynı emsal ile sonuca gidilmesinin uygun bulunduğu, dosyada bulunan bilirkişi kurulu raporunun 2942 sayılı Kanun'un değer belirlemeye esas düzenlemelerine teknik olarak uygun olduğu, dosya kapsamında dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların toplandığı, bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazın niteliğine uygun olarak düzenlendiğinin görüldüğü, alınan emsalin uygun olduğu, gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla, emsal alınan taşınmazın da satış tarihi itibarıyla imar uygulaması sonucu oluşmuş imar parselleri olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıya değerlendirme tarihi olan 2022 yılı son dönemine ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ'e göre yapının sınıfına uygun birim fiyatları ve yaşı belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değerlendirme yapıldığı ve bu rapora göre oluşturulan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı idare vekilinin hazır bulunduğu duruşmalarda davacı idareye iki kez 15 günlük süre verildiği, süreye ilişkin ara kararlarda depo edilmesi istenilen miktar ile depo edileceği banka şubesinin açıkça kararda gösterildiği ve ikinci 15 günlük sürenin kesin olduğu belirtilerek davanın reddedileceği ihtarında da bulunulduğu, böylece kesin sürenin hukuki sonuçlarını doğurabilmesi için gerekli koşulların sağlandığı anlaşılmakla, davanın reddine hükmedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 20.06.2023 tarihli duruşmada 15 gün kesin süre verilmekle birlikte bir sonraki duruşma gününden önce bedelin depo edildiğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ilk karar ile birlikte müvekkili idare lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, davalılardan sadece ... tarafından temyiz harcı yatırılarak başvuru yapıldığını, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığını, buna rağmen tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verildiğini, ilk kararla verilen tescil hükmü kesin nitelikte olduğundan bozma sonrasında davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince tescil hükmü yönünden kesin olmak üzere verilen 08.09.20 23... .09.2024 tarihli kararlar gereğince dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescil edilmiş olabileceği gözetilmeksizin, davanın reddedildiği dikkate alınarak taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin tapu kaydının iptali ile önceki maliki olan davalılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.

4. Davacı idare tarafından bozma kararı öncesi depo edilen bedelin, davalılar tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 415 92... parsel sayılı taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin tapu kaydının iptali ile önceki maliki olan davalılar murisi adına payları oranında tapuya tesciline" cümlesinin eklenmesine, hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Davacı idare tarafından 08.09.2023 tarihli ilk karar gereğince depo edilen toplam 1.663.641,00 TL bedel davalılar tarafından bankadan çekilmemiş ise davacı idareye iadesine, çekilmiş ise bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2363, K. 2026/10904, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2363-e-2026-10904-k-e3000e295b14