Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2668 E. 2026/12320 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2668
- Karar No
- 2026/12320
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/482 Esas, 2025/3743 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/443 Esas, 2024/502 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Konya ili, ..., ... Mahallesi 11 71... parsel sayılı taşınmazın davalı idareler tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen kullanıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 221 sayılı Kanun’a dayandırılmasının hatalı olduğunu, işin esasına girilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 11 71... parsel sayılı taşınmazın 1879 m² olarak 25.12.1968 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmaları ile davacının murisi ... adına tescil edildiği, ancak taşınmazın geldisinin 41 Mahalle 6 20... parsel olduğu ve ifraz uygulaması öncesi 6 20... parsele dayandığı, aynı zamanda ... Asliye 1.Hukuk Hakimliğinin 1959/112 Esas, 1959/449 Karar sayılı kararına konu edildiği, dolayısıyla tapu kaydının 13.01.1963 tarihinden önce oluştuğu, Maliye Hazinesi tarafından Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp 30.12.1975 tarihli ve 1975/513 Esas, 1975/517 Karar sayılı dosya üzerinden hasımsız olarak görülen dava neticesinde taşınmazın 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idare adına tesciline karar verildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce askeri maksatlar için kullanılmak suretiyle el atıldığının anlaşıldığı, 221 sayılı Kanun’un 1 inci ve 7 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 4 üncü maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar, 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihinin 04.05.2023 olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetildiğinde, 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, davacının dava hakkının, 2 yıl sonrası olan 13.01.1963 tarihinde sona erdiği, kamulaştırmasız el atma davasının bu nedenle reddi yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atıldığı, tapu kaydının ise 13.01.1963 tarihinden önce oluştuğu anlaşılmakla 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği hususu ve 11.07.2026 tarihli 33307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7588 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici madde 20'nin 1, 2, 3, 4 ve 5 inci fıkraları gözetilerek davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.